Sedef: seni seviyorum aşkımmmm|

  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  Yaşam / Eğlence / Garip ve Esrarengiz Olaylar / Mezarlıktaki Gelin : 14 Kasım 2007, 16:06:00 Çrş
Bir akraba dügününden dönen Kemal ve arkadasi Recep, 20 kasim aksami, yaklasik 00.30 sularinda sehir mezarligindan otomobille geçiyorlardi.

Her iki tarafi mezarlik olan dar bir yoldu geçtikleri. Aniden soldaki duvarin üstünden, arabanin önüne beyaz bir sey atladi. Iki arkadas bunun beyaz bir köpek olabilecegini düsündü. Ancak normal sartlarda ona çarpmalari gerektigi halde her ikisi de çarpma sesi duymamis ve çok sasirmislardi.

Arabayi durdurup arkalarina baktilar ama hiçbir sey görmediler. Her ikisi de garip bir seyler oldugunu fark etmislerdi. Mezarliktan çikmalarina çok az kalmisti ki, araci kullanan Recep bir çiglik atti. Dikiz aynasindan bakiyordu.

Bunun üzerine arkaya dönüp bakan Kemal arka koltukta oturan gelinlik giymis bir kadin gördü. Kadin sessizce iki arkadasi izlemekteydi. Büyük bir korkuya ve telasa kapilan arkadaslar, mezarliktan nasil çiktiklarini ve arabadan nasil indiklerini hala hatirlamiyorlar. Ön cama yapismis bir sekilde arabayi durdurdular fakat kadin artik orada degildi.

Bunun üzerine olayi arastirmaya baslayan Kemal, ayni gün ölen bir kadin oldugunu ögrendi. Kadin yakin bir köyde yapilan dügününden dönerken trafik kazasinda hayatini kaybetmisti. Ve öldügünde üzerinde gelinligi vardi.

Ölen kadinin yakinlarini ziyaret eden Kemal , kadinin ayni kadin olup olmadigini ögrenmek istedi. Gittigi evde kendisine bir fotografi gösterildi. Fotograftaki kadin o gece otomobilin arka koltugunda gördügü kadindi. Ölen kadinin yakinlari da olaya sasirdilar. Bir daha o mezarliktan geçemeyen Kemal ve arkadasi, olayi bir süre daha irdelemelerine ragmen, o gün ölen kadinin neden onlara gözüktügünü ögrenemediler.

2  Kültür / Sanat / Eğitim / Yabancı Şarkısözleri / Shakira : 14 Kasım 2007, 16:03:10 Çrş
"Objection"
It's not her fault that she's so irresistible
But all the damage she's caused isn't fixable
Every twenty seconds you repeat her name
But when it comes to me you don't care
If I'm alive or dead, so

[Chorus:]
Objection
I don't want to be the exception
To get a bit of your attention
I love you for free,
And i'm not your mother
But you don't even bother
Objection
I'm tired of this triangle
Got dizzy dancing tango
I'm falling apart in your hands again
No way
I've got to get away

Next to her cheap silicone I look minimal
That's why in front of your eyes I'm invisible
But you've got to know small things also count
Better put your feet on the ground
And see what it's about, so

[Chorus (with a slight change)]
?- The angles of this triangle ?-

I wish there was a chance for
You and me
I wish you couldn't find a place
to be away from me

This is pathetic
And sardonic
And sadistic
And psychotic
Tango is not for three
Was never meant to be
But you can try it
Rehearse it
Or train like a horse
But don't you count on me
Don't you count on me boy

3  Yaşam / Eğlence / Saglık / Adaçayı Tüm Hastalıklara Karşı Güç Deposu : 14 Kasım 2007, 15:58:41 Çrş
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor, kalp krizi riskini azaltıyor ve kötürümlüklerde destek sağlıyor.

Birçok hastalığın önlenmesi ve tedavi sürecinde iyi gelen adaçayı, doktor tavsiyesi ve önerisine göre kullanıldığında iyi sonuçlar elde edilebiliyor. Çayır ve meralarda bulunan adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye adları ile de tanınıyor. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişli, karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldıyor ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayıyor.

Bahçe adaçayı, çayır adaçayı gibi isimlerle de anılan bitki eterli uçucu yağlar,
yüzde 30 thujon, yüzde 5 cineol, linalol, borneol, salven, pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler, flavonlar, östrojen benzeri maddeler ile reçineli bileşiklerden oluşuyor.
Bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için de toplanıyor. Elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılıyor. Adaçayı, çok eski çağlarda da şifalı bir bitki olarak biliniyor. 13. asırda "Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye" şeklinde sözlerle şifaları anlatılmaya çalışılan adaçayı, sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor, kalp krizi tehlikesini azaltıyor ve kötürümlüklerde çok yararlı olduğu biliniyor.

Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra yardımcı olabilecek tek bitki olarak gösteriliyor. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabiliyor. Kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde kullanılabiliyor. Adaçayının karaciğerde de çok olumlu etkiler oluşturduğu bilinirken, oluşan tüm rahatsızlıkları gidererek, gazları yok ediyor. Kan temizleyici etkisi bulunan adaçayı, solunum organlarını ve mideyi
balgamsı salgılardan temizliyor, iştah açıyor.

Faydaları saymakla bitmeyen adaçayı, mideyi ve bağırsakları rahatlatıp gazların dışkılanmasını sağlıyor. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcı etki gösteriyor. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanabiliyor. Adaçayı, dıştan uygulandığında yaprağın tozu kullanılıyor. Adaçayı dıştan uygulandığında (çalkalama ve gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle öneriliyor.

Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da kullanılabiliyor veya bitki çayına batırılan pamuğun hasta bölgelere uygulanması uygun görülüyor. Sinirli ve yorgun olan kişilere ve rahim hastalığı çeken kadınlara arada sırada adaçayı oturma banyoları tavsiye ediliyor. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilebiliyor.

Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebiliyor. Rahim kaslarını uyardığı için gebelik sürecinde kullanılması tavsiye edilmiyor, annelerin süt üretimini durdurabiliyor.

Kaynak: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.foxchat.gen.tr
4  Yaşam / Eğlence / Saglık / Secde Etmenin Bir Büyük Sırrı : 14 Kasım 2007, 15:56:09 Çrş
Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.
Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi.

Araştırma sonucu vücutta biriken elektromanyetik yükün Allah’a secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söyledi.

Yedi azanın yerle teması enerjiyi boşaltıyor:

İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden Profesör Ziyaeddin, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etti.

Araştırmaların elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini gösterdiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kâbe’nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söyledi.

Beş vakit farz namazın vücuttaki elektrik yükünün dışarı atılması için yeterli olduğunu belirten Mısırlı bilim adamı, uyku esnasında vücutta oluşan unsurların sabah namazıyla dışarı atıldığını ve insanın güne sağlıklı ve canlı bir şekilde başladığını kaydetti.

Öğle, ikindi ve akşam namazlarının günün yorgunluğunu ve stresini azalttığını ve insana psikolojik bir rahatlama sağladığını söyleyen Profesör Ziyaeddin, yatsı namazıyla gün boyu vücutta oluşan yükün geri kalanının dışarı atıldığını ve insanın rahat bir şekilde uykuya dalmasının sağlandığını belirtti.

Kaynak: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.foxchat.gen.tr
5  Dinimiz ve Islam / Islami Yazılar / Kabir azabına iki sebep : 14 Kasım 2007, 15:52:28 Çrş
İbni Abbas radıyallahu anh’ın şöyle anlattığı rivayet edildi: Peygamber aleyhisselâm iki kabre rastladı ve şöyle buyurdu: Bu kabirlerdeki iki kişi insanlarca mühimsenmeyen bir suçtan azap görüyorlar. Biri bevlettikten (idrarını yaptıktan) sonra korunmadığı ve dikkatsiz davranıp, pislikten kaçınmadığı için; diğeri de koğuculıık yaparken, insanların arasını bozduğu için azap görüyor. Sonra Peygamber aleyhisselâm yaş bir dal alarak ikiye ayırdı ve birer parçasını bu kabirlere dikti. (Etrafında bulunanlar)

Ey Allah’ın Resulü, bunu neye böyle yaptın? diye sordular. Peygamber aleyhisselâm da:

Yaş kaldıkları müddetçe azaplarının azaltılacağını ümid ettiğim için böyle yaptım, buyurdu.

(Buharı, Müslim, Ebû Davud, Tirmizî, Neseî)

Kaynak:  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.foxchat.gen.tr
6  Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / AŞk, Sevgİ Sadakat : 14 Kasım 2007, 15:47:20 Çrş
Yasli bir bey, sabah erken evinden çikmis, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpmasi ile yere yuvarlanmis ve hafif yaralanmis. Sokaktan geçenler yasli beyi hemen en yakin saglik birimine ulastirmislar. Hemsireler, adamcagizin ya rasina pansuman yapmislar, ama 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kirik veya çatlak olup olmadigini inceleyeceklerini' söylemisler.

Yasli bey huzursuzlanmis,

'acelesi oldugunu ve röntgen çektirmek için beklemek istemedigini' söylemis. Hemsireler merakla acelesinin sebebini sormus. Adamcagiz da 'karim huzurevinde kaliyor her sabah onunla kahvalti etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum' demis.


'Karinizin, siz gecikince merak edecegini düsünüyorsunuz herhalde' demis hemsire. Adam üzgün bir ifade ile 'ne yazik ki karim Alzheimer hastasi ve benim kim oldugumu bilmiyor' demis. Hemsireler hayretle 'madem sizin kim oldugunuzu bilmi yor neden hergün onunla kahvalti yapmak için kosusturuyorsunuz' demisler.


Adam buruk bir sesle

'ama ben onun kim oldugunu biliyorum' demis.

Kaynak: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.foxchat.gen.tr
7  Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / sevmek mi istersin, sevilmekmi.... ??? : 14 Kasım 2007, 15:43:58 Çrş
Arkadaşımı beklerken boş masa bulamamış bir amca, benim masama oturdu. Sohbet etmeyi çok sevdiği anlaşılıyordu. O konuşuyor ben yorum yapıyordum. Emekli öğretmenmiş. Anılarını anlattı. Sonra gözümün içine bakarak:

- oğlum sevmek mi istersin sevilmek mi? dedi.
Ne cevap vereceğimi bilemedim.
- İkisini istesem çok şey mi istemiş olurum?
- İkisi sunulmadı. Sana sadece birini seçme hakkı veriliyor.

Düşünüyorum düşünüyorum cevapsızım. Sevilmek, evet çok güzel. Sen sevmedikten sonra o seni sevse ne olur? Ya sevmek? Eğer karşındakinin seni sevmediğini anlarsan, o da acı verir.
Ben karşımdakinin beni sevmediğini öğrendiğimdeki acıyı tatmak pahasına da olsa sevmeyi seçtim.
- Evet, cevabım SEVMEK. Bu sorunun cevabını siz de verecek misiniz?

- Tabi kii oğlum . Bundan 35 yıl önce çok yakışıklıydım, bakma şimdi yaşlandım. Hep sevildim. Sonunda beni seven, ilerde seveceğimi düşündüğüm biri ile evlendim. Ömrümün yarıdan fazlasını bir gün severim ümidiyle geçirdim. Eşim beni çok sevdi. Bir gün bile saygıda kusur etmedi. Onu sevmediğimi hissetmesin diye çok uğraştım. Geçen gün karımı toprağa verdik. Ölmeden önceki son konuşmamızda bana "Sana çok teşekkür ederim, beni bu hayatta mutlu ettin, anne olmamı sağladın, beni bilerek hiç üzmedin. Senin beni sevmeni sağlayamadım ama seni çok sevdim" dedi. Meğer anlamış onu sevmediğimi, aslında sevemediğimi.

- Peki hiç aşık olmadınız mı?
- Oldum elbette
- Peki niye onunla evlenmediniz?
- Çünkü o başkasını seviyordu. Ona söyleyemedim. Onun için kızlarla hep gönül eğlendirdim. Olmadı, ondan başkasını sevemedim.

- Ne mutlu size ki sizi çok seven biri ile evlenmişsiniz.
- Evet oğlum, haklısın ama ben SEVİLMEK şıkkını seçtiğim için olmadı. İstemeden ona da hakketiği mutluluğu yaşatamadım. Sevilmeye doydum ama sevmeye hala açım.

peki ya sizler bu soruya nasil cevap verirdiniz
sevmek mi istersin, sevilmekmi.... ????

Kaynak: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.foxchat.gen.tr
8  Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Güzel Sözler Şiirler / Öğrendim ki : 14 Kasım 2007, 15:35:10 Çrş
Öğrendim ki...Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
Öğrendim ki...Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki...Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün, ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki...Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
Öğrendim ki...İnsanların basına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki...Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki...Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
Öğrendim ki...Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki...Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki..."Bittim" dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki...Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki...Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Öğrendim ki...Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki...Bazı insanlar sizi çok seviyor ama, bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Öğrendim ki...Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz, bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki...Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki...Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki...İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yasamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki... Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki... Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebilir.
Öğrendim ki.....Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki...Tecrübenin kaç yaş günü partisi yasadığınızla ilgisi yok, Ne tur deneyimler yaşadığınızla var.
Öğrendim ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.
Öğrendim ki...Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın
kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Öğrendim ki... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Öğrendim ki... Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Öğrendim ki... İki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.
Öğrendim ki... Bir insanı kazanmak çok zor, ama kaybetmek çok kolay.

Sayfa: [1]