Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3
|
|
3
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Resimli Şiirler / Mızıkçılık Yapan Ben Değilim..
|
: 10 Temmuz 2008, 15:40:23 Prş
|
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapMIZIKAN BEN DEĞİL; ELLERİM
Sana karşı uzattığım avuçlarıma ihaneti koydun.. Elimin titremesi düşürmedi o kötü kelimeyi avuçlarımdan.. Damarlarıma sızdı, Canımı yaktı.. Sesimi çıkaramadım aşkım Hatrın vardı !!
İtinayla "Ayrılmalıyız.." dedim sadece.. Sefil aldanışları, Fütursuz sevişleri çıkardım az önce; Hay aksi !! Böyle bir havaya denk geldi ayrılık; iklimler benden önce almış haberi..
Kurşunlanmış bir - iki umut çıkmıyor saçlarımdan.. Beni öperken takılmışlardı.. Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapDilimde anlatamadıklarımın yaptığı sancı.. Kahretsin; öyle bakma bana !! Evde çalışmıştım; Yalnızca bitti !! Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap Durduğum yerden ayak seslerim yükseliyor..Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapŞerefli bir son hazırlamıştım kendime.. İçimdeki kantarda gururum tartılıyor.. Soluk soluğa bir hesaplaşma olacakken; Bir bakıyorum ki elim kesenin aşk tarafına yükleniyor..
Şerefim iki paralık.. Bu son olsun be; Bu son olsun !!
|
|
|
|
|
4
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Resimli Şiirler / İstanbul'da Bir Ayrılık...
|
: 10 Temmuz 2008, 15:36:01 Prş
|
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapEn son Öptüğümde yanağından Karşısında Sigara içiyorduk kız kulesinin.. Vedaya hazırlanan Bir tonu vardı sanki İzmariti topuğunda ezerken Kurduğun son cümlede Titreyen sesinin..
Anlamıştım, “Bu çiçekleri Denizde yüzdürelim mi? ” dediğinde Ellerini bir daha tutamayacağımı.. Ve hep merak ederdim Yüzümün güldüğü banklarda Hangi gün ağlayacağımı... Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap O geceden sonra Az konuşur oldum.. Lal kalınca insan Düşleri coşuyor bu sefer Şairlik bulaşıyor yalnızlıktan Malum..
İnanır mısın Kaç zaman geçti Hala didişip duruyorum Hayal ve gerçeğin kavgasıyla.. Ama biliyorum, O güller Gökte bir yıldızın yanına ilişti Çığlık çığlığa bir martı gagasıyla..
|
|
|
|
|
8
|
Yaşam / Eğlence / Saglık / İlk 12 Saat Çok Önemli
|
: 10 Temmuz 2008, 15:25:15 Prş
|
|
Kenenin insan vücudunda en çok sevdiği bölgeler ve ısırması durumunda yapılması gerekenler…
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, kenenin 12 saat içerisinde vücuttan çıkarılmasının hastalık riskini düşürdüğünü söyledi.
Ata Nevzat Yalçın, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Prazitoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Yukarı ile birlikte son zamanlarda artan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi. Antalya Tabip Odası’nda düzenlenen toplantıda kene örnekleri de gösteren Prof. Dr. Bayram Ali Yukarı, kene mücadelesi konusunda uyarılarda bulundu. Kene mücadelesinde erken müdahalenin önemine değinen Yukarı, “Kene ısırdığında hemen çıkarılması gerekir. Kene çıkarmak çok zor değildir. Keneyi, patlatmadan bir cımbız yardımıyla çıkarabiliriz. Fakat patlatılmaması çok önemli. Çünkü eğer kenede virüs varsa kişiye buluşması mümkün. Kene çıkarıldıktan sonra mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekir. Burada kritik süre 12 saattir. Özellikle diz ve kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi nemli bölgelerdir. Kene buraları çok sever. Bu nedenle bu bölgelerin kontrol edilmesi gerekir. Ben özellikli anne ve babaların bir büyüteç yardımıyla çocuklarını kontrol etmelerini öneriyorum. Kırsal kesimde bulunan vatandaşlar, tarlaya gittiğinde açık renk elbise giymeli. Ayrıca bu vatandaşlarımız bir gün öncesinden ilaçlı elbise hazırlayarak yaylaya bu elbiselerle çıkmalılar” dedi.
İLK 12 SAAT ÇOK ÖNEMLİ Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, hastalığın birkaç günlük bir kuluçka sonucunda açığa çıktığını söyledi. Bu dönemin 10-12 güne kadar uzayabildiğini belirten Yalçın, “Hastalığın, ateş, halsizlik, eklem ve kas ağrıları, gözlere kızarıklık, bulantı, kusma, ishal gibi çok değişik hastalıklarda da görebileceğimiz belirtileri var. Hastalığın genellikle bir iki haftalık seyri bulunuyor. Hasta bu süre içinde daha da ağırlaşabiliyor. Olası hastalık şüphelerinde Sağlık Müdürlüğüyle bağlantıya geçiyoruz. Hastadan alınan kan numuneleri, Ankara’daki Hıfsızsıha Merkezi Başkanlığında çeşitli tekniklerden geçirilerek, teşhis konuyor ve bu sonuç bize bildiriliyor. Biz de soncu göre hastaya gereken yöntemleri uyguluyoruz. Tedavi sürecinde hastaların çok iyi izole edilmesi gerekiyor. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, solunum yoluyla geçmiyor fakat, hastanede çalışan bir çok kişiyi tehdit ediyor. Çünkü Kırım-Kong Kanamalı Ateşi (KKKA) kene ısırması dışında da bulaşabiliyor. Özellikle hastalardan kan alınması sırasında, iğne batması sonucu hastalığın bulaşma riski var” diye konuştu.
Kene ısırması durumunda en kısa sürede hastaneye başvurularak, kenenin vücuttan çıkarılması gerektiğini ifade eden Yalçın, şunları söyledi: “Sorun genellikle kenenin vücuttan uzaklaştırılmasında gecikilen vakalarda görülüyor. Özellikle ilk 12 saate kadar kene çıkarıldığı takdirde hastalık riski çok düşüyor. Örneğin Burdur’dan bize gelen hastamız, keneyi ısırdıktan iki gün sonra fark ettiğini söylüyor. Bu çok uçun bir dönem.” Kene ısırmalarına karşı Haziran dönemlerinin çok risk taşıdığını belirten Yalçın, Antalya gibi çok yüksek olmayan sahil kesimlerinde bu riskin çok yüksek olmadığını söyledi.
İHa
|
|
|
|
|
9
|
Yaşam / Eğlence / Saglık / Aldatmaya Karşı Alınacak En Kesin Önlem
|
: 10 Temmuz 2008, 15:17:42 Prş
|
|
Cinsel check-up yaptırın…
Check-up’ın risk gruplarına ve hastalıklara göre genel sağlık kontrolü olarak bilindiğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; “Erken teşhis hekimler tarafından tüm hastalıkların tanısında ısrarla üzerinde durulan bir konudur. Çünkü bir kez hastalığa yakalandıktan sonra alınan tüm tedbirler ve uygulanan tedaviler hem eski sağlığımıza kavuşturmakta yetersiz kalabilir hem de maliyet çok yüksek düzeylere ulaşır. Bu yüzden hastalıklara yakalanmadan önlemler almak çok daha mantıklıdır. Sağlıklı insanların yılda bir kez yaptırması gereken check-up adını verdiğimiz kontrollerle de vücudumuzun genel durumu hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Check-up’ta amaç çok rahatsız edici şikayetler olmadan da hastalıkların erken safhalarında yakalanmasıdır. Check-up ile sağlanan erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhisle bulaşıcı hastalıkların özellikle aile içi yayılması önlenir, tedavi masrafları çok müthiş oranlarda azaltılır, kanser gibi ileri evrelerde tedavisi mümkün olmayan hastalıklar tedavi edilme şansı bulur.
Cinsel check-up amacıyla yaptırılan tetkikler ve muayeneler de cinsel işlev bozukluklarının erken teşhisinde çok büyük rol oynamaktadır. Enstitü olarak başta üriner sistem ve genital sistem olmak üzere cinsel sağlığın korunmasında, değerli halkımıza, yılda en az bir kere cinsel check-up yaptırmalarını öneriyoruz. Özellikle ergenlik ve evlilik öncesi yapılacak cinsel chueck-up’a CİSED olarak çok önem veriyoruz. Çünkü erken boşalmadan sertleşme bozukluklarına, vajinismustan ağrılı cinsel ilişkiye kadar pek çok konu bu sayede daha hastalık başlamadan erken teşhis edilebilir ve gerekli psikolojik destek ve cinsel bilgilendirmeler ile kişi cinsel sağlığı yerinde bir birey olarak topluma kazandırılabilir. Ergenlik döneminde gençleri doktora götürüp sorunları konusunda bilgilendirmek, cinsel sorunlarda önemli bir yer tutan utanma duygusunun ortadan kalkmasını da sağlıyor. Bu nedenle ergenlik ve evlilik öncesi cinsel check-up şarttır” dedi.
|
|
|
|
|
10
|
Yaşam / Eğlence / Saglık / ‘zayıflamak’ Kansere İyi Geliyor
|
: 10 Temmuz 2008, 15:16:29 Prş
|
Zayıflamak için yapılan mide küçültme ameliyatlarının, kanser riskini yüzde 80 azalttığı ileri sürüldü.
Los Angeles Times gazetesinde çıkan habere göre, Kanadalı bilim adamlarınca yürütülen araştırmada, en yaygın kanser türlerinden oluşan göğüs ve kolon kanseri zayıflama ameliyatı geçiren hastalarda sırasıyla yüzde 85 ve yüzde 70 oranında azalma oldu.
Gazete, Ağustos 2007’de bu ameliyatlar üzerine yapılan son çalışmanın, kanserlerin bütün türlerinde ölümleri azalttığı yönündeki iki araştırmanın bulgularını doğruladığını yazdı.
Buna karşın haberde, ABD’deki Cedars-Siani Tıp Merkezinden Dr. Edward H. Philips’ın sonuçlara şüpheyle yaklaştığı belirtilirken, kanser gelişiminin uzun zaman aldığı ve hastaların sadece 5 yıldır izlendiği şeklindeki görüşlerine yer verildi. Philips, zayıflama ameliyatından önce hastaların çok yaygın olarak mamografi, kolonoskopi ve endoskopi tetkikleri yaptırdıklarını belirtirken, “belki de kanserli olmayan hastalar seçiliyor” şeklinde konuştu.
Araştırmayı yürüten ekipten Dr. Nicolas Christou’nun ise, Philips’e karşı çıkarak çalışmanın yapıldığı Kanada’da bu tür taramaların standart bir sağlık hizmeti olmadığını belirterek, bazı hastaların çalışmanın başlamasından 15 yıl önce ameliyat geçirdiklerini ve kanserin gelişmesi için bolca zaman olduğunu söyledi.
Geçen sene 205 bin Amerikalı’nın zayıflama ameliyatı yaptırdığı ve bu rakamın her sene yüzde 5 oranında artığı bildiriliyor.
|
|
|
|
|
11
|
Yaşam / Eğlence / Saglık / Göz Tansiyonuna Dikkat
|
: 10 Temmuz 2008, 15:14:41 Prş
|
Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en iyi yol olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Öztürk, Glokom hastalığı ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi: ”Glokom’a bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır. Görme alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kaybın farkına varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gereğinde görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir. Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilir. Glokom riskini arttıran faktörlerin başında da ilerleyen yaş gelmektedir. 60 yaşın üzerindekilerde risk, 60 yaşın altındakilere göre 6 kat fazladır.”
Çocukların da bu hastalığa yakalanabileceklerini ifade eden Öztürk, çocukların göz tansiyonlarının normal olduğu sürece okula başlamadan önce ve sonrasında 2 senede bir göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
Öztürk, Glokom hastalığının düzenli kontrol altında tutulmasıyla tedavinin başarılı olacağını sözlerine ekledi.
|
|
|
|
|
12
|
Yaşam / Eğlence / Saglık / Şeker Hastalığı Hafife Almaya Gelmez
|
: 10 Temmuz 2008, 15:11:57 Prş
|
Kanser veya kalp kriziyle karşılaştırıldığında şeker hastalığı daha az tehlikeli görünüyor ama gerçek farklı.
Amerikan Diyabet Derneği başkanı Larry Hausner şöyle diyor: “Genel grüş şöyle: Nasıl olsa şeker hastalığının tedavisi var, hem şeker hastası olduğunu söyleyen insanlar çok da sağlıklı görünüyorlar. Zaten hiç kimsenin şeker hastalığından öldüğünü de duymadık.. Oysa şeker hastalığıyla ilgili bilmediğimiz hala çok şey var”
Şeker hastalığı asla afife alınacak bir rahatsızlık değil! Bütün vucudu etkiliyor, duyma ve görme kayıplarına hatta cinsel bozukluklara yol açtığı gibi uyku düzenini ve zihinsel sağlığı da etkiliyor. Üstelik kalp krizi ve felç riskini bariz derecede artırıyor.
“Sizi diri diri yiyip bitirme potansiyeline sahip bir hastalık bu” diyor North Carolina Üniversitesi Tıp fakültesinden Dr.John B. Buse “o kadar kötü bir hastalık ki yaratacağı kötü etkileri tahmin etmek neredeyse imkansız”
Diyabet, vücudun kan şekerinden enerji elde edememesinin bir sonucu olarak gelişiyor. İkinci tipteki şeker hastalığı –ki şeker hastalarının %90-95’i bundan muzdarip- şişmanlık ve egzersiz eksikliği gibi nedenlerden ötürü ortaya çıkıyor. Birinci tip şeker hastaları ise çocukluklarından itibaren bağışıklık sisteminde meydana gelen bir bozukluk sonucunda insülin salgılayan hücrelerin ölmesiyle oluşuyor.
ABD halkının %8’inde şeker hastalığı olduğu tahmin ediliyor. 60 yaş üstü insanların yüzde 25’inde şeker hastalığı gelişiyor. Kan şekeri seviyelerinde anormallik olan ve şeker hastalığının ön evresinde kabul edilebilecek insanların oranı ise yüzde 25 tahmin ediliyor.
Diyabet, tedavi edilebilir bir hastalık. Bilhassa yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde tedavideki başarı oranı hızla yükselmekte. Ancak hastalığın izlenmesi ve kontrol altında tutulması oldukça masraflı bir süreç. Üstelik bu süreç bütün bir yaşam tarzını etkiliyor: Hastaların kilolarına sürekli olarak dikkat etmesi, düzenli egzersiz yapmaları ve karbonhidrat seviyelerini sürekli olarak kontrol etmeleri şart.
En kötüsü ise, şeker hastalığının diğer bir çok rahatsızlığı tetikleyici ve kötüleştirici etkiye sahip olması. Sinir sisteminde yaratacağı tahribatların sonucu olarak körlük ve işitme kaybına neden olabileceği gibi, diyabet karaciğer ve böbrekler üzerinde de son derece tahripkar etkiler yaratabiliyor. Diyabet cinsel hayatı da çok olumsuz etkiliyor. Şeker hastası erkeklerin yüzde 50 ile yüzde 80 arasında değişen bir kısmında sertleşme bozuklukları yaşanırken kadın hastalarda ise cinsel istek kaybı sıkça görülen bir durum.
Doktorların önündeki en büyük engelse, hiç kimseyi korkutmadan bu hastalığın tehlikelerine dikkat çekebilmek. İnsanların korkmadan bu hastalıkla mücadele edebilmesi gerek ama ne kadar ciddi bir sorunla baş etmek gerektiğini asla unutmadan…
|
|
|
|
|
15
|
Yardım / Geçmiş Konular / Üstteki Üyeye Meslek Bul
|
: 10 Temmuz 2008, 14:50:23 Prş
|
Bir üsttekinin mesleği ne olmalı?Yada ne olabilir???? Yorumlarınız??
Örnek: Bence Bu kardeşimden ancak antikacı olur -cunku herzaman en eski paylaşımlara onunla ulaşıyorum haydiii pamuk eller klavyeyeee
|
|
|
|
|