Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 ... 50
|
|
1
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Kar Tanesi Güzel Bir Öykü Umarım Seversiniz...
|
: Dün 00:51:24
|
|
Bir varmış,bir yokmuş... Eski çağlarda, kuzey ülkelerinden birinde, ormanlar içindeki küçük bir köyde, Daniel adında bir çiftçi ve Anna adındaki karısı yaşıyorlarmış. Artık genç sayılmayacak yaşa gelmiş oldukları halde, Daniel ve Anna'nın çocukları yokmuş. Halleri vakitleri yerinde olduğundan, çocuksuz olmak, karı kocayı çok üzmekteymiş. Ama her ikisi de iyi kalpli insanlar oldukları için, yalnızlıklarını gidermek için türlü yollara sapar, huysuz ihtiyarlar gibi yaşamazlarmış.
Daniel ve Anna, köyün bütün çocuklarına sevgi gösterir, her fırsatta komşu çocuklar için pastalar yapar, onları evlerinde misafir eder ve ağırlarlarmış. Ayrıca evlerinde altı tane kedi, dört tane de köpekleri varmış. Yalnız ev hayvanlarına değil, ormanda yaşayan yaratıklara da iyi davranırlarmış. Bütün bunlara rağmen, yaşlı karı koca, bir çocukları olsa daha da mutlu olacaklarını düşünmekten kendilerini alamazlar mış. Bir kış günü, Daniel ve Anna'nın yaşadıkları köyü karlar kaplamış. O kadar kar yağmış ki,evlerin kapıları dışarda biriken kar yüzünden açılamaz olmuş. Çiftçiler bütün kış hazırlıklarını yazdan yapmış oldukları için evlerine çekilmiş, burunlarını bile dışarı çıkarmıyor, gürül gürül yanan ocaklarının karşısın da oturup pencerelerinden dışarı bakıyorlarmış. Çiftçi çocukları ise, kar yağmaya başlayınca sabırsızlan mışlar.Bir önceki senenin kışında kar ve buzla kaplı oyun yerlerinde oynadıkları oyunları hatırlıyor ve dışarı çıkmak istiyorlarmış.
Nihayet ertesi günü kar dinince artık çocukları evde tutmak mümkün olmamış. Her tarafı diz boyu karla kaplı olan bahçeler, sabahın erken saatlerinde irili ufaklı çocuklarla dolmuş. Kimisi kar topu oynamaya, kimisi kayak kaydırmaya, kimisi de kardan adam yapmaya başlamış. Daniel ve Anna pencerelerinden çocukları seyrederken kendileri de dışarı çıkıp karlar arasında oynamak hevesine kapılmışlar. Üstlerine kalın elbiseler giyip bahçeye çıkmışlar.
Yumuşak, temiz bir halı gibi ayakları altında ezilen karın içinde gezmek bile başlı başına bir eğlen ceymiş. Karı koca, arkalarından köpekleri koşturarak bahçede kovalamaca oynamışlar. Bir müddet sonra yorulmaya başlayınca daha az hareketli bir oyun oynamaya karar vermişler. Komşu bahçede çocukların yaptığı kocaman bir kardan adama gözleri ilişen Anna, ellerini çırparak bağırmış: --Daniel buldum... Değişiklik olsun diye biz de kardan bir kadın yapalım. Daniel başını sallayarak itiraz etmiş: --Hayır... Kardan bir çocuk yapalım. Anna bu fikri çok beğenmiş. Hemen küçük bir kartopunu yerde yuvarlayarak büyütmüş ve bir kenara ayırmışlar. Bir yuvarlak kartopuna küçük kol ve bacaklar uydurmak için karları avuçlayıp şekil vermişler. Sonra daha küçük bir kartopundan da baş yapıp gövdenin üstüne oturtmuşlar. Usul usul kar parçasını yontarak kardan güzel bir çocuk yapmışlar. Çocuğun gözleri yerine iki yuvarlak kömür parçası, burnu yerine koni şeklinde bir küçük havuç, saçı yerine de bir tutam siyah at kılı yapıştırmışlar. O zaman kardan çocuk daha da güzelleşmiş.
İşin sonlarına doğru üşümeye başladığı için artık içeri girmeyi düşünen Anna,birden elinin üstünde ılık bir nefesin sıcaklığını hissetmiş. Hemen başını çevirip bakmış. Bir de ne görsün?.. Küçük kardan çocuğun gözleri beyaz karların arasında pırıl pırıl parlayıp dönmüyor mu?
Anna heyecanla kocasına seslenmiş: --Daniel.. Hayal mi görüyorum? Bu kardan bebeğin gözleri oynuyor gibi geldi bana.. Ama Anna hayal görmüyormuş, gerçekten de kardan çocuk canlanmış. Daniel kollarını kardan çocuğun boynuna dolayıp onu sevmek isteyince, parmaklarının değdiği yerlerden, inceli kalınlı, sıva gibi kar parçacıkları dökülmüş. Bu döküntüler, tıpkı bir yumurtanın kabuğuna benziyormuş. Kabukların için den küçük, çok güzel bir kardan bebek çıkmış. Bebek gülüyor, sesler çıkarıyor ve kıpırdanıyormuş. Anna hemen atılıp bebeği etekliğine sarmış:
--Çabuk içeri gidelim Daniel, diye bağırmış. Tanrı dileğimizi kabul etti ve bize bir çocuk verdi. Ama onu hiç kimseye göstermeyelim. Köy halkı kardan yaptığımız bir bebeğin canlandığını duymasın.. Heyecanla hemen evlerine kapanmışlar. Kardan kızlarının adını "kar tanesi" koymuşlar. Bu isim ona çok da yakışıyormuş, çünkü bütün vücudu kar kadar beyaz olan bebeğin yalnız saçları ve gözleri siyahmış. Kar tanesi o kadar çabuk büyüyormuş ki bir hafta içinde on üç yaşlarında bir kız kadar gelişmiş, büyümüş. Anna komşu kadınlara kar tanesini yeğenleri olarak tanıtmış. Kar tanesi gün geçtikçe büyüyor, güzelleşiyor ve bütün köylüler tarafından çok seviliyormuş. Her gün köyün çocukları kar tanesiyle oynamak için evlerine geliyormuş.
Bahar ayları yaklaştıkça, çocuklar başka oyunlar oynamaya başlamış. Ama kar tanesi kışın olduğu kadar neşeli görünmüyormuş. Durumu farkeden Anna ve Daniel telaşlanmaya başlamışlar, çünkü kar tanesi artık her zamanki gibi yemek de yemiyormuş. Anne ve baba çocuğa sordukları halde bir cevap alamamışlar. Kar tanesi bahar boyunca gölgeli ve serin yerlerde tek başına dolaşmış ve her gün biraz daha solmuş. Yaz ayları gelip çattığında ise kar tanesi evden dışarı çıkmak istemiyor, davetleri reddediyormuş.
O ülkede her sene yaz ortası büyük bir bayram yapılırmış. Yaz bayramı günü gelince, Daniel ve Anna, yanlarına kar tanesini alarak bayram yerine gitmişler. Ormanın orta yerinde, ağaçlık ve çimenlik bir alana yerleşmişler. Bütün köy halkı ordaymış. Herkes gülüp oynuyor, eğleniyormuş. Yalnız kar tanesi günün güneşli olduğu saatler boyunca hiç bir eğlenceye katılmamış. Serin bir ağaç gölgesinde oturmayı tercih etmiş. Ortalık karardığı zaman, arkadaşları gelip kar tanesini saklandığı yerden almış ve oyuna götürmüşler. Ormanın açıklık bir yerinde kocaman bir ateş yakılmış. Bütün çocuklar ateşin üstünden atlayarak sevinç çığlıkları atmaya başlamışlar.
Kar tanesi bu oyunu seyretmekle yetinmiş. Arkadaşlarına katılmayı düşünmüyormuş ama öbür kızlar zorla kar tanesini ateşin yanına götürmüşler. Sıra kar tanesine gelince, arkalarından gelen bir "Ahh" sesi duymuşlar. Dönüp bakınca hiç bir şey görememişler. Kar tanesinin aralarında olmadığını görünce onun ailesinin yanına gittiğini sanmışlar. Oysa bu sırada Daniel ve Anna da kar tanesini arıyorlarmış. Bütün bir gece herkes kar tanesini aramış ama bulamamışlar. Üzüntü içinde evlerinin yolunu tutmuşlar.
Bir gece, kar tanesinin kayboluşundan bir ay kadar sonra, Anna'nın uykusu kaçmış. O sırada korkunç bir fırtına başlamış. Rüzgar çatıları sarsıyor, pencereleri çarpıyormuş. Hava birden bire soğumuş Karı koca oturup fırtınanın dinmesini beklerken, pencereden bir tıkırıtı duyulmuş. Ne olduğunu anlamaya çalışan Anna ve Daniel, kar tanesini pencereden kendilerine bakarken görmüşler. Hemen koşup kızlarını içeri almak istemişler, ama kız gülerek karşı koymuş. Onlara demiş ki: --Ev çok sıcak. Sizin çok sevdiğiniz yaz aylarından ben hoşlanmıyorum. Ben kardan yapılmış olduğum için sıcağa dayanamıyorum. Yaz bayramında ateşin üstünden atlarken eriyip yok olmuştum. Benim için ne kadar üzüldüğünüzü gördüğüm halde, gelip sizinle birlikte yaşayamadım. Bu günkü fırtına benim amcamdır. Ondan rica ettim, havayı biraz soğuttu. Ben de sizi görmeye geldim. Yaz aylarında sizinle birlikte oturmama imkan yok. Ama kış gelip de ilk kar düşünce, kardan bir çocuk yaparsınız, yine sizin yanınıza gelirim.
Bu sözleri gözleri yaş dolu olarak dinleyen Anna, kış gelene kadar beklemeye razı olmuş. Ama Daniel'in aklına daha iyi bir fikir gelmiş.
--Senin bütün korkun sıcak havalardan ve güneş ışığından değil mi kar tanesi? diye sormuş. Kız evet demek ister gibi başını sallamış. O zaman Daniel şunları söylemiş.
--Öyleyse yarından tezi yok, evimizi ve tarlalarımızı satıp, daha kuzeyde, daha soğuk bir yere taşınıyoruz. Kışın yılda on ay sürdüğü o kuzey ülkelerinde, yaz aylarında bile kar vardır. Orada bizimle beraber yaşarsın değil mi?
Bu fikir kar tanesinin çok hoşuna gitmiş. Sevinçle ellerini çırpmış.
Aradan bir ay geçtikten sonra, Daniel ve Anna, kuzeyde, soğuk bir yere, halkı balıkçılık ve avcılıkla geçinen bir köye taşınmışlar. Aynı gün, kar tanesi onların yanına gelmiş. Hep birlikte yaşamış ve ömürlerinin sonuna kadar mutlu olmuşlar.
Bu masaldan alınacak ders: Eğer insanlar çok güçlü bir sevgi bağıyla birbirlerine kenetlenmişlerse; birlikte olabilmek ve mutlu yaşayabilmek için önlerine çıkan her engeli kolayca geçerler.
ismail...
|
|
|
|
|
2
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Dilimde Sabah Keyfiyle Yeni Bir Umut Türküsü
|
: Dün 00:49:23
|
|
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine değdi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalar da geleceğim sana Oniki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana Ihlamur çiçek açtığı zaman. Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadim Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ihlamurlar çiçek açtığı zaman; Ben, güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben, sana uğramadan Kavlime sadıkım, sadıkım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben, sana çiçeklerle geleceğim Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
ismail ürken 15.03.2007
|
|
|
|
|
3
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Bekleyişimin Öyküsü
|
: Dün 00:47:36
|
|
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun... Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım. Sen yoktun... Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım. Sen yoktun... Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra, kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun... Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi, geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun... Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı. Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye. Sen yoktun... Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim. Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm. Sen yoktun... Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun... Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun... Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun... Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim. Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama. Sen yoktun...
ismail ürken 21.02.2007
|
|
|
|
|
4
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / İşte A'dan Z'ye ßendeki Sen!..
|
: Dün 00:40:16
|
|
Aşkım... Bebeğim... Canım... Çarem... Dünyam... Eşsizim... Fırtınam... Geleceğim... Hayat Arkadaşım... Işığım... İlkim... Jokeri m... Kalp atışlarım... Limanım... Mucize m... Nefesi m... Olmazs a olmazım... Özlemim... Pırıltım... Rotam. .. Sebebi m... Şansım... Tılsımım... Uğurum... Ümitlerim... Vazgeçilmezim... Yaşama hevesim... Zaferlerim...
Aşkımsın... bunun ötesi yok bunu açıklayacak başka bi kavram da yok.
Bebegımsın... bir anne bebeğinin üzerine nasıl titriy orsa bende sana öyleyim, gözümden sakınıyorum seni.
Canımsın... evet sen canımın canı kanımın kanı yüreğimin yüreği nefesi min nefesi sin.
Çaremsin... her derimi bir şekilde seninl e çözüyorum. senin sevgin bana güç katıyor...
Dünyamsın... mutlul uğum hüznüm tebessümüm acım hepsin i herşeyi sende yaşıyorum sen minici k ama kocama n? dünyamsın benim.
Eşsizim... sen teksin işte.
Tekyanem benim... eşsizsin varlığınla ruhunl a bakışınla gülüşünle dokunuşunla bi tanesi n.
Fırtınam... hayatıma girdiğin ilk zamanl arda sevdan başımı öylesine döndürdü ki fırtınam oldun beni ordan oraya sürükleyip sersem lettin .
Gelecegim... bunca zaman yalnızdı bu ruh... dile kolay 21sene ama artık sen varsın sen geleceğimsin...
Hayat Arkadaşım... bi insanın hayatında anne baba ve kardeşlerinden sonra en önemli şahıstır eşi... sende benim için bu çekilmezi hayatt a arkadaşım olacak sın inşallah.
Işıgım... seni ilk tanıdığımda dipsiz bi kuyuda ydım sanki. kapkar anlık soğuk bi kuyu Sen benım ışıgım oldun...Hemde Işıkların en guzelisin.Çünkü sadece dogru we guzel olan herseyi aydınlattın bana sewgin we güweninle..
İlkim... sanırım anladın bunu hayatımdaki bütün ilklere sen sahips in ve unutma! ilkler iz bırakır we iz bırakanlarda unutulmaz...
Jokerim...hayat bazen kafa bulur ya biziml e yada kafa bulduğunu zanned er işte sen kaybet tiğimi sandığım o anlard a hep yanımda oldun sayend e yenide n kazandım... jokeri m oldun.
Kalp Atışlarım... bu kalp sensiz ken atmaya korkuy or sen benim kalbim in en heyeca nlı en hızlı en yavaş ritmis in yaşamam için gereklisin.
Limanım... çaresizce yüzerken hayat denile n bu koca denizd esığınacak bi liman bulama mıştım o amansız fırtınalarda. Ama sen çıkageldin limanım oldun sana sıgındım.
Mucızem... inanılması güç olayla rdır mucize ler ve gerçekötesi varlıklar olur o mucize lerde. işte tıpkı sen! hayat bana senin gibi bi mucize sundu anladım ki ben özelim ki seni yolladı Tanrım bana.
Nefesim... sen olmada n bu kalp atmıo demiştim. atmaya n bi kalp nasıl nefes sağlar? varlığımsın... gitme.
Olmassa Olmazım..her insanın hayatında olmazs a olmazl arı vardır. kiminin içkisi kiminin kahvesi kimini nse ufacık oyuncağı... sende benim olmazs a olmazımsın.
Özlemlerim... özlediğim herşeyi sende buluyo rum. çocukluğumu, yarama zlıklarımı, korkma dan ağlamayı.
Pırıltım... hani her zaman dersin ya gözlerin parıldıyor diye. işte bebeğim bu parıltıların sebebi sensin . iyi olan güzel olan herşeyi varlığınla aydınlatıyorsun.
Rotam. .. nereye gideceğimi bilmiy ordum senden önce bi hedefi m bi amacım yoktu ama sen rotam oldun ve artık hayatı hedefledim.
Sebebim... herşeyin bi sebebi var ya! benimd e şimdi mutlu olmamın başarılı olmamın gülmemin sebebi sensin .
Şahsım... hayatt aki en büyük şansımsın seni hakett iğim için şanslıyım.
Tılsımım... sen sihirl i bi deynek le geldin sanki bana. aşkın sihrin i ölesine güzel yaşattın öylesine döndürdün ki başımı tılsımım oldun.
Uğurum... uğur böcüğüm benim sen benim uğurumsun işte yanımda olmasa n bile varlığın bana uğur getiri o senin varlığınla inandığım değerler uğruna savaşıp mücadele ediyor um ve korkmu yorum çünkü sen varsın...
Ümitlerim... beklen tileri m hep senin üzerine kurulu hayatt aki tek ve en büyük ümidimsin... Unutma! İnsanlar ümit etmeden yasayamazmış..
Vazgeçilmezim... Yardan geçilmez derler ya bende senden geçemem bu yeter sanırım.
Yaşama Hevesim... senin sevgin le yenide n tutund um hayata . o çok sevdiğim papaty alara bayılarak yediğim çileklere yenide n gülerek baktım... hevesl e sevinçle yaşamayı öğrendim...
Zaferlerim... İşte bu!..Seni anlatan en önemli kelime bu benje... Sende kazandım herşeyi...Aşkımı, Sevgimi, Güveni, Saygıyı, İnancı, Mutluluğu, Hüznü bile... Kısacası ^^Hayatı^^ Senle sende kazandım.. Seni kazandım... Ve sen en buyuk zaferimsin..
ismail ürken saygılarımla.....
|
|
|
|
|
5
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşk & Evlilik & İlişkiler / Seni Seviyorum...seni Seviyorum...
|
: Dün 00:38:23
|
|
Dün gece uyumadım güzel kız, Uyuyamadım. Seni aradım başucumda, Bulamayınca dışarı savruldum.
Bir yaz yağmuruydu, Belki de gözyaşım. Amansız bir çabayla, Koştum, koştum.
Hayır çıplaktım güzel kız. Yalnızlığı üzerime atıp, Öyle savrulmuştum.
Öyle ki hissetmiyordum yolu, Uçuyordum adeta, Altımdan akarsular geçiyordu, Bir ara da bulutlar.
Dudaklarımda senin adın vardı güzel kız, İçimde senin yangının, Duygularımda, hayallerimde hep, Hep sen vardın...
Sonra bir ara duruyordum, Koşsam da duruyordum. Dizlerime kadar bir sudaydım, Uçsuz bucaksız, Sonu yoktu adeta.
Bir şarkı mırıldanıyordum güzel kız, Bir söz mırıldanıyordum. Bana eşlik eden bir ses...!!! Bu ses... Sensin...
Dizlerimin üzerine çöktüm, Beni sırılsıklam eden suya, Yüzlerce kez yazdım, Seni Seviyorum...Seni Seviyorum...
Bana inanmıyordun güzel kız, Yazdıklarım dağılıp kayboluyordu. Arkanı döndün, Yine gidiyordun... Yine gidiyordun...
Hayır güzel kız, bu sefer izin vermedim, Elinden tuttum güzel kız, Yine bulutlardaydım...bulutlardaydık. Sonra oturduk... Gökyüzü ne kadar güzeldi...
Bana yıldızını gösterdin güzel kız. Benim yıldızımı gösterdin güzel kız. Seni bana sen yapan yıldızı gösterdin güzel kız, O yıldız beni sana ben yapıyormuş güzel kız.
Biliyor musun güzel kız? Ben dün gece uyumuşum. Hem de en güzel rüyamı görmüşüm. Uyandım güzel kız, ama gözlerim halâ kapalı. Biliyorum.. Yine yoksun güzel kız.
Ve yine biliyor musun güzel kız? Bu sabah uyanmadım. Gözlerimi hiç açamadım güzel kız. Artık ebedi bir yolculuktayım, Ve yine biliyorum. Sen yanımda yoksun Güzel kız.
Simdi seni yaşıyorum güzel kız. Hiç unutmadım ilk Aşkımı, Hiç söndüremedim içimde yanan ateşi, Unutmadım güzel kız... Unutamam Seni... İSMAİL ÜRKEN
|
|
|
|
|
6
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Yasak Aşk
|
: Dün 00:37:05
|
|
Seni anlatmak isterdim ama olmadı Kalem kağıt yetersiz kaldı, Sana olan sevgim o kadar büyüktü ki; Bunu kimse anlayamadı... Yolların hepsi ayırıyordu bizi, Seçme hakkın olsa ne olur, Severken seni bu kadar Ayırıyor bizi bütün yollar!! O kadar sevdim ki seni Ayrılmamak için, bırakma diye beni Önümdeki yolları görmedim Olduğum yerde sabit kaldım, Asla gitmedim ileri.. İmkansız aşklar mı bu kadar büyük olur sevgili; Ulaşılmaz olduğun için mi Bu kadar sevdim seni..
ismail....
|
|
|
|
|
7
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Sen Kimsin?
|
: Dün 00:35:32
|
|
Yalnızlığımın kaçıncı dönümü bu, Kaçıncı haykırışım sensizliği, Saatler kaçı gösteriyor, Sensiz biten kaçıncı gecem...........
Hayatımın hiç bir anı Bu kadar uzun sürmedi Özlemlerim, sevdalarım, aşklarım Mutluluklarım, sevinçlerim, hüzünlerim Ne de gülüşlerim; Yalnızlığım kadar...
En değerli, en sadık dostum mu yalnızlık Yoksa en büyük korkum, kâbusum mu? Bir ad veremedim...
Beni hiç terketmiyor Bağırsam da, kızsam da, sinirlensem de Hep benimle, bende Taa içimde, en derinde...
Yalnızlığım sen söyle, Yıllar boyu yanımda kalacak sevgilim misin; Yoksa ömür boyu yüreğimde taşıyacağım Hüznümün sebebi misin?
Yalnızlığım söyle bana Sen kimsin, SEN KİMSİN? Elini uzatıp ellerimin boşluğunu doldurabilir misin, Sevgini verip yüreğimi ısıtabilir misin, Sesini duyurup,sessizliğimi bozabilir misin, Soğuk duvarları yıkabilir misin, Fırtınaları durdurup, sıcak meltemler estirebilir misin, Hırçın dalgaları dinginletip, denizi uyutabilir misin, Kapkara bulutları silip, güneşin rengini çizebilir misin, Ya yıldızları toplayıp, gözlerime akıtabilir misin?
Söyle yalnızlığım söyle Sen kimsin? Hadi, durma söyle! Sen kimsin? Yoksa sen ölümüme sebep misin?
ismail....
|
|
|
|
|
8
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşk & Evlilik & İlişkiler / Sadece Sen
|
: 19 Kasım 2008, 23:31:52 Çrş
|
|
Hayatımın anlamıydı gözlerin, Bir resimle kalbimi yerinden oynatan. Aşkındı beni senden uzaktayken bile seninle yaşatan. Seni sevmek sonsuzluktu. Tükenmeyecek bir aşkın anahtarıydı sanki. Her sokağı çıkmaz olan bu yaşamımın, Tek çıkar yoluydun benim için. Bir yaz günü güneşin ışıltısında Ya da bir gece kumsalda ay ışığı altında Sadece seni istedim yanımda. Sen olmalıydın anlıyor musun? Sadece sen. Bu can bu bedende yaşadıkça, Bu kalp yerinde saydıkça, Her zaman sen olacaksın aklımda. Sadece sen…
|
|
|
|
|
12
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşk & Evlilik & İlişkiler / İşte Sen Benim Hayatımın Büyük İkramiyesisin !
|
: 19 Kasım 2008, 23:15:23 Çrş
|
|
Seni ilk gördüğüm gün başka kim varsa silinip gitti hayatımdan. Tatlı anılar bir yana, hangi olay varsa zihnimden silindi. Yepyeni, tertemiz bir başlangıçtı bu. Çıplağım, karşında arınmış durumdayım. Yaşamın iki yüzlülüğünü, yalancılığını, ihanetlerini, kalleşliklerini soyunup karşına en saf, en yalın benliğimle çıktım. Sana ait olanı yaşamak istiyorum ben. Aşksa aşk, sevinçse sevinç, hüzünse hüzün, acıysa acı... Senden gelen hiçbir şey korkutmuyor beni. Sen yanımda olduktan sonra her şeye dayanabileceğimi biliyorum. Gözlerindeki derin uçurumlarda bir dağcı edasıyla gezinmek mutlu ediyor beni. Seni her gün yeniden keşfediyorum. Bu keşifte yolumu kaybetmeme imkan yok. Pusulamda rehberimde sensin. Karanlık yollarda ışığımda sensin. Demet demet çiçek oluyorsun. Ben o çiçek tarlasının acemi bahçıvanı, birini koklasam diğerinin hatırı kalır diye üzülüyorum. Neyse ki her gün yeniden açıyorsun. Ve ben o renk renk çiçekleri bir daha koklama şansına sahip oluyorum. Ne desem de sevda mı anlatsam diye düşünüyorum. Bu güne kadar söylenmiş en güzel sevda sözcükleri bile sana duyduğum aşkı ifade edemeyecek diye korkuyorum. Dünyanın bütün dilleriyle “Seni Seviyorum” desem yetmeyecek biliyorum. Bana dokunduğunda tatlı bir ürperti kaplıyor bedenimi. Hafif bir meltem nasıl gıdıklarsa insanın vücudunu öyle oluyorum işte. Ama senin dokunuşların bu dünyadan uzaklaştırıyor beni. Kendimi lacivert bir okyanusun ortasında buluyorum. İçimdeki sonsuzluk duygusu büyüyor. Hiç bitmesin istiyorum dokunuşların. Nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum seni. Hiç yalnız değilim bu yüzden.Ne gecelerim sensiz geçiyor, ne gündüzlerim. Yaptığım her şeyde, attığım her adımda mutlaka sen de varsın. Özlemek aşkın yaramaz çocuğu. Ben o çocuğu bile uslandırdım artık. Özlenen sensin çünkü. Sen benim için bu dünyada özlenmeye değer tek şeysin. Karşıma nasıl çıktığının önemi yok.Biz buna hayatın sürprizi diyelim. Hani bir piyango bileti alır cüzdanında unutursun da haftalar sonra hatırlayıp listeye baktığında ikramiye kazandığını görür, sevinirsin ya...
İşte Sen Benim Hayatımın Büyük İkramiyesisin !
|
|
|
|
|
13
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / İşte Böyledir Karşılıksız Sevmek
|
: 19 Kasım 2008, 23:14:03 Çrş
|
|
Bir umutla cıkarsın yola önüne engeller çıkar …şarkılar dinlersin şiirler yazarsın ama nafile hiç biri başlayamamış bir sevginin avuntusu olamaz ? sonra düşünürsün neden olmadı neden? Hep ben mi dersin oysaki etrafına baktıgında senin gibi bir çok insan wardır. Bitti artık buraya kadar artık dersin onu görmek bile istemiyorum dersin ama buda kendine söz werdigin bi yalandır. Ne zaman ki bir odada yalnız kalsan hemen aklına o gelir ve oturur düşünürsün acaba olsaydı nasıl olcaktı?.
Gece olunca rüyanda onu görürsün sabah onunla uyanırsın ve bir kere daha hayata lanet edersin senin olmadıgı için ! ama ne zaman ki sokaktan gecse ne zaman ki onu görsen yada geldigini fark etsen elin ayagına dolaşır çünkü sevmişsindir bi kere ne kadarda olmasada baslamasada onu görünce kalp atışlarının hızlanmasına ne sen engel olabilirsin ne de baska biri?
Sonra kendini teselli etmek için başka birini bulmaya calışırsın beklide bulursun ama O hep wardır senin hayatında? başka biri hiçbir zaman onun yerini tutamaz yalnızca geçici bir boşlugu doldurmaktır görevi! Teselliye devam edersin iyikide olmadı felan türünden laflar edersin ama bunlarda içini acıtmaktan başka bi işe yaramaz.
İşte böyledir karşılıksız sevmek gecen gündüzünle birleşir uyumak sana uzak bir kavram olur.Sen atmışsındır ilk adımı ama o elini uzatmamıştır sana. eger ki halen seviyorsan beklemekten baska bi çaren yoktur? Beklide bir ömür boyu o elin sana uzanmasını bekleyeceksin…yıkılmış hayallerin tükenmiş umutlarınla… Ismail ürken…
|
|
|
|
|
14
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Son Bir Kez
|
: 19 Kasım 2008, 23:12:07 Çrş
|
|
Sana bir kez daha söyleceğim, son bir kez daha seni sevdiğimi. Vazgeç artık diyeceksin belki de. Belki sarılıp boynuma neden bu kadar gec kaldın diyeceksin, belki de hiç bir şey söylemeden gideceksin. Değiştin mi acaba? Tanıyabilecek miyiz birbirimizi? Kalbini hala avuçlarımın içinde sıkı sıkı tutuyorum desem ne derdin? Hiç bırakamadım ki... Nasıl işledin sen ya içime benim? yok mu senden bir tane daha?Yok... Ruhumu serbest bırakıyorum,içim sıkılmasın istiyorum.Sana geliyormuş meğersem. Anlatıyor bana gelince.Her seferinde şaşırıyorum sanki daha önce yapmadığı bir şeymiş gibi. Ne yapayım, sensizlik alışılası bir şey değil ki... Çok acı. Hayatın kendisinden daha acı. Daha bulanık. Ruhun benimle her gece O da kaçıp kaçıp bana geliyor farkında mısın? Ama nerden bileceksin ki... Sen perde çekmiştin değil mi her şeye. Yaşananları silip silip boşaltmıştın kalbini yenilerine yer açılsın diye. En çok bu incitti beni. Bizi hayatından çıkartıp atman. Beni değil bizi sildin sen, bizi değil sendeki beni yok ettin aslında. Gücümüzü tükettin ve ben şimdi yeniden can arıyorum sevgime ama başka tenlerde değil, başka yüreklerde değil. Senin kuytularında yüzdürüyorum ki gemilerimi batmış ama sağ kalan parçaları kurtarayım diye. Böylesine bir tutku oldun içimde.. İçtiğim su damlaları,yediğim her lokma, üflediğim her nota ve tüm hücrelerim adını sayıklıyor. Gözlerinde kaybolmak istiyorum yeniden.Bana öyle bakmanı. Aklımdaki her şeyin uçup gitmesini istiyorum.Sana dair olsun istiyorum hayatımız evet bizim hayatımız olsun istiyorum. Sana son bir kez daha söyleyeceğim seni sevdiğimi son bir kez.......
|
|
|
|
|
15
|
Sevgi / Duygusallik / Aşk / Romantizm / Aşka Dair En Güzel Hikayeler Yaşanmış Duygular / Şehrin Şiiri/gizli Aşk İzi
|
: 16 Kasım 2008, 11:48:18 Paz
|
|
Yaz dedi sevgili (!) Benden gizli yaz şiirleri Kafiyesiz olsa da olur...
Hiç sevmemiş olanları Doğmadan ölmüş zavallı aşkları İhanet kızılı şafaklara gömdüğün telaşları Aşklaşmaların gölgesindeyken hayatın Herhangi bir ayrılığın yasına bürün Hayat gelip dururken dilinin ucuna Kilit vur dudaklarının ağıtına Dönüşümsüz bakir kıyametlerin Suspus olmuş haykırışlarında tekmele kulaklarımı Ve sonra öl! Yeniden gel dünyaya Avazın çıktığı kadar ağla Ya da sus! İpotek koy haykırışlara Sus susabildiğince
En çok isyan et Ayrılık limanına demir at ruhunu Yeni bir sigarayı yakış sebebin say İl(k)A(y)şk'ı Bensizliğe rehin al körelmiş duyguları Ölümün mor rengine de yakıştır solgun Yeşil hatıraları...
ŞAİRSEN OLMALI ACI KOKAN BİR MISRAN!
II
Pervasızca seviştiğin silüetlerden bir kadın doğur Emzir göğüslerinden taşan cerahatle Büyüt , gölgesinde yaşayabileceğin kadar! Sığınak olsun gözlerim Acıyı damıtır sözlerim
Haritasız kayıp kentin Ateş hattında iğnesini kendine saplamış Yelkovan'ın vurmadığı saat de Kapından gitmeyen şeytan'ın körlüğüne inat Güneşe bir çelme tak Parçala hücrelerini ve at beni içinden Gülüşleri dikmeye çalışırken dudakların Hece hece kemirsin acıları gi/dişlerin Acı'nın coğrafyasında nasır tutan be(n)denleri Kendi elinle göm o adi leşleri Taziyeler düşür ruhuna Islak ve çıplak korkularınla Yaşayarak meydan oku hayata Ve dalga geç en gözü yaşlı acılarla Kıblesiz sevdalar beklerken koynunda Yüzüne düşen gölgenin şekilsizliğiyle Tüm sanrıların apoletlerini yüzüstü düşür Ve zamansız kaldığın o yerin, şuursuz gel-git(me)lerinde Ölümü bile unutan şaşkın bir şair yarat Gururlan eserinle Kutla kendini
Yaz dedi sevgili (!) Benden gizli yaz şiirleri Kafiyesiz olsa da olur
ŞAİRSEN OLMALI ACI KOKAN BİR MISRAN!
III
Yok, oluşlarda tökezlesin sevdan Sanık sandalyesine oturmuş öfkenin kırılgan bakışlarında Göğüs kafesinde çoğalt ölümün yalnızlığını Hüzün voltalarında kaybolurken gülüşlerin Kalın duvarlarla ayır her şeyden hayatı...
Bir soluklanma anı kadar uzun Güneşin batışı kadar kısa yaşa hayatı Hasretini ay ışığında demleyen mahkûmun Rüyasında pıhtılaşmış özlemiyle ara umudu Gözlerinle çek yüreğine, mülteci yağan yağmuru Pranga vurulmuş lekeli bileklerinle Sırılsıklam toprak kok sonra Ruhsuz turnalar düşür mavisi solgun gökyüzünden Yaralarının en kabuklu zamanlarında Ölümü öğütleyenlere Son'u yaz Öfkeyle özgürleşen kalemin kırık ucuyla Ve sonra yak o sayfaları... Namluya sürdüğün heceleri tetikle sevdaya Vurulurken düşlerin Fail-i meçhul acılar taşı sol yanında Ölürken bile masum olmasın yüzün...
Yaz dedi sevgili (!) Benden gizli yaz şiirleri Kafiyesiz olsa da olur
ŞAİRSEN OLMALI ACI KOKAN BİR MISRAN!
|
|
|
|
|