gizem: askımmmmmmmmm| bicikzade: anne seni çok seviyorum...| byfrend: dlllaara seni sviomm| gÖsDE : YAVUZHAN SENI COK SEVIORUM AŞKOŞUM| émRÊ!...: CanShum 1Tanem Bebi$im HerŞeYim Seni Çook Sevi0Rum!..| reyhan : Katrem seni seviyorum|

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: marcus aurelius  (Okunma Sayısı 177 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
turquoise
2 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 3598
  Üye No: 4798
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +2346/-405
  Pano: var olan zaten geçti yok da ortada yok

Üyelik Bilgileri
« : 07 Şubat 2007, 02:47:30 Çrş »



(M.S. 120 -180) Marcus Aurelius "Kendi Kendine Düşünceler" isimli eserinde Epiktet'ten sıkça söz eder. Bu son iki Romalı Stoacıda Eski Stoa ruhunun bir daha canlandığına tanık oluyoruz. Bunlar bireyin amacını, devlet içinde bir hizmette bulunmak olarak anlar.

Marcus Aurelius'a göre her bireyin kendisini görev başında bulunan bir asker gibi, yani komutanın kendisine verdiği emri yerine getirmekte olan bir asker gibi anlaması gerekir. Bir sipere belli bir görevle yerleştirilen bir asker, üzerine düşeni, elinden geldiğince yapmalıdır.

Kendisine verilen görevin doğru olup olmadığını tartışmaya askerin hakkı yoktur. Aynı bunun gibi her insana doğa ve devlet tarafından belli bir "görev" verilmiştir. Herkesin kendisine verilen görevi elinden geldiğince yapması gerekir. Sonraki Stoacıların ahlakında gittikçe artan bir değer kazanan bu görev düşüncesinin Roma dünya görüşünde önemli bir yeri vardır. Roma en parlak dönemlerine görev düşüncesine dayanarak ulaşmıştır.

Stoacılık yanında Epikürcülüğün de, yani sert bir görev ahlâkı yanında bir haz felsefesinin de Roma'ya girmiş olduğuna burada işaret etmeliyiz. Buna, haz felsefesini kolay anlaşılır bir biçimde dile getiren ünlü Lâtin şairi Lecretius'tu örnek gösterebiliriz. Lecretius (M.Ö. 91 - 55) şiirsel biçimde yazılmış bir eğitim eseri olarak anabileceğimiz "Eşyanın Doğasına Dair" adlı eseriyle tanınır.

İşte Romalıların felsefe alanındaki başarılan, hemen hemen, bunlardır. Eski Stoacılar ulusal Yunan dinini olumlu karşılarlar. Nitekim Eski Stoacılar gerek astrolojiyi, gerek geleceği okumayı (kehaneti) benimsemişlerdi. Panaitios Eski Stoaya bu noktada eleştiri yöneltir. Ona göre astroloji (ilmi nücûm), geleceği okumak (kehanet)... birer uydurma inanç (batıl itikat)tan başka bir şey değildir.

Panaitios'un bu karşı çıkışı etkili olmamıştır. O kadar ki, Panaitios, bu gibi inançlarla uğraşanların sonuncusudur. Çünkü bu türden inançlar, özellikle astrolojiye inanma, bundan sonraki dönemde daha da önem kazanmıştır. Bu dönem için, özellikle iki düşünürden söz etmeliyiz: Bunlardan ilki Poseidonios'tur
Logged

Felek doğruyu eğriyi tartaydı,
Her işine güzel demek kolaydı.
Böyle mi yaşardı iyiler dünyada,
Evrenin özü doğruluk olaydı?
Etiketler : marcus aurelius, Paylaşım, Oyun, marcus aurelius, Film, Eğlence, marcus aurelius, Dizi, komik, marcus aurelius
« : 07 Şubat 2007, 02:47:30 Çrş »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Arama Anahtarları

 
Gitmek istediğiniz yer: