mehmet: özlem seni çççççççççççççççççççoooooooook seviyorum mehmet |  enes: hilayda:ilan-ı aşk ediyorum benimle evlenirmisin?beraber yaşlanmaya bir kalamle söz verirmisin |  Tugay: Seni Seviyorum Hacer xD |  ekox: Benim sevgim zaman ve uzaklıkla sınırlı değil,zamanı kaldırınca aynı andayız uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz,o zaman her an ve her yerde seninle birlikteyiz. |  deniz: emrahımm herşeyimmmm nefesimmm seni çok seviyorum hepte sevicem ölürüm sana damarımdaki kanım benim canım bitanem |  gizemli kız: murat ben seni cok sevdım ama senden kacmak zorunda kaldım senın o sevgı dolu gozlerını unutmam unutamam senı scs |  eXacT: Seni Çok Seviyorum İnci Tanem Ömrümün Sonuna Dek Benim Ol Ben Başka Bişi İstemiyorum. |  ARDA: ASK ACISI KOTU SEBEBİ SEVERKEN AYRI KALMAK COK SEVIP AYRI DUSMEK COK ACI SEVERKEN AYRI DUSENLER ANLAR BUNU |  sanem: seni seviyorum aşkım |  Gokhan: Giden Gider Gitti Anda Olay Biter Gideni Ben Deil Giden Beni Kaybeder |  ömer: çanakkaledeki kardeşlerime selamlar... |  bebiş: seni çok sevıyorum hayatımın anlamı senı çok sevıyomm ihsanımmmm bnmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm bırıcık askım |  taner: seni seviyorum müjde |  ÖMER : AŞKIM SENİ SVEİYORUMMMMM |  rıdvan: aslı senı herseyden cook sevıyorum nolur don gellllllllllllll |  dilaa: ömeeerr seni seviyorum aşkımmmmmmmmm duy sesimiiiiiiiii |  ayşe: mustafa senı çok seviyorum:( |  ERDEM BAŞ: seni seviyorum aşkım.......................tuğba heybet sana sesleniyorum................seni seviyorum............ |  gülbeyaz: kadir canım sevgilim biricik aşkım seni en az senin kadar seviyorum çok özledim gel artık |  serhan: askım senı çok sevıyorum |  selim: venhar seni seviyomm |  Merve: SeN BEnİM HErŞEyİMSİn...SeNİ COOGG SEviORUmm... AŞKIIMMM SAMET...AZ KALDII...BİTAnEMM... |  fatih: YeLiz snI cOq SEvıyRum yha |  kübra: burakkkk seni seviyorummmm |  eray : herkeze slm lar olsun hayırlı akşamlar |  MEHMET: seni çok seviyorum ESMA |  harun: serpil seni kendimden çok seviyorum aşkım |  eda: ismail yk seni seviyorum |  Hakan : Elifim bitanem canım ashkım doğum gunun kutlu olsun.. |  özge: EMREM SENİ ÇOK SEVİYORUM AZ KALDI BİTTİCEK BU HASRETLİK |  defne : aşkım barışım çok seviyorum seni yarın olsada özleminiz dinse artık çok özledim seni |  ibrahim: ilay seni çokkkkkkkkkkkkkkkk...................................... seviyorum ......................................................................................... |  mustafa: sen benim yaşama kaynagımsın gül güzelim |  BEYTULLAH: seni benim kadar sevennleer sana benim kadar hesret kalsınlar... SENİ SEVİYORUM |  burak: ilan-ı aşk ediorum benimle ewlenirmsin ? burcu |  Burcu: sen benim nefesim sen benim hayalim sen benim rüyam sen benim herşeyimsin barış sen benim aşkım sen benim tek benimsin |  ezgi: seni cok sevmistim yunus cok ama sen serefsizlik yapip birakip gittin benim cektigimi sende cek aska sevgiye hasret yasaaa!!!! |  Ömer: AŞKIM SENİ ÇOOK SEVİYORUM |  RIDVAN: FENERBAHÇEM BENİM BİRİCİK SEVGİLİM |  Cetrik: Şemdinli de yitirdiğimiz Şehitlerimize Allahtan Rahmet..Ailelerine sabırlar dilerim.Kahrolsun bu vatanı ve Milleti bölmek isteyen hain ve şerefsizler!Vatan bir bütündür Bölünemez!Yüce türk Milletinin başı sağolsun. |  büşra: gülçin senı çok sevıyorum konsere gelın adana |  booys : sana tapıyorum ecee |  kübra: seni seviyorum gökan |  emre: nurcan seni çok seviyorum |  fatoş: hayatımın anlamı canım bitanem canım kocam benim ahmetim çok sewiyorum |  hasan: seni seviyorum gülüm |  gokhan: seni sewiyprum hanife |  ferhat : sewillllllllll seni sewiyorumyaşama sebebim |  memo: senı sevıorum gülçin |  sevda: SENİ SEVİYORUM EMRAH |  tempra : seni seviyoru bebeyim |  kubra: askım seni çok sevıom |  ceren: seni seviyorum yağızzz ama sen bnm çocukluk arkadaşımsın benden soğumanı istemiorum:'( |  sedef: sana deliler gibi aşığım kocacım herşeyim nefesimsin vee sadece benimsin osmannnnnnnnnnnnnnn |  basaga: seni sensizliğe kendimle birlikte hapsettim hatice |  fatoş: aşkım seni seviorum iyki benimlesin canım aşkım |  Mehtap: Seni seviyorum ahmettt |
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Varoluşçuluk  (Okunma Sayısı 195 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ekox
multihunter
4 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 12397
  Üye No: 6402
  Cinsiyet: Bay
  Rep : +3111/-232
ekox_@hotmail.com

Üyelik Bilgileri Ödüller
« : 12 Mart 2007, 00:01:31 Pzt »



VAROLUŞÇULUK

Kökleri S. Kierkegaard, F. Nietzsche gibi düşünürlere dayanmakla birlikte, 20. Yüzyılda felsefede J. P. Sartre, K. Jaspers, M. Heidegger ve G. Marcel gibi düşünürler tarafından savunulmuş olan çağdaş felsefe akımı. İnsanın varoluşuyla doğal nesnelere özgü varlık türü arasındaki karşıtlığı büyük bir güçle vurgulayan, iradesi ve bilinci olan insanların, irade ve bilinçten yoksun nesneler dünyasına fırlatılmış olduğunu öne süren felsefe okulu.

Varoluşçuluğu belirleyen temel özellik ve tavırlar şöyle sıralanabilir:

1 Varoluşçuluk, herşeyden önce varoluşun hep tikel ve bireysel, yani benim ya da senin veya onun varoluşu olduğunu öne sürer. Bundan dolayı, o insanı mutlak ya da sonsuz bir tözün tezahürü olarak gören her tür öğretiye, gerçekliğin Tin, Akıl, Geist, Bilinç, İde ya da Ruh olarak varolduğunu öne süren idealizme karşı çıkar.

2 Akım, varoluşun öncelikle bir varlık problemi, varoluşun kendi varlık tarzıyla ilgili bir problem olduğunu dile getirir ve varlığın anlamına ilişkin bir araştırmaya karşılık gelir. Bu çerçeve içinde, her tür bilimci, nesnel ve analitik yaklaşıma şiddetle karşı çıkan varoluşçuluk, özellikle varoluşun zamansal yapısına ilişkin analiz yoluyla, Varlığın genel anlamıyla ilgili bir öğreti, belli bir ontoloji üzerinde yoğunlaşır.

3 Varoluşçuluğa göre, varlığa ilişkin araştırma, varolanın aralarından bir seçim yapmak durumunda olduğu çeşitli imkanlarla karşı karşıya gelmeyi gerektirir. Başka bir deyişle, varoluşçu felsefe, geleneksel felsefenin öne sürdüğü gibi, özün varoluştan önce değil de, varoluşun özden önce geldiğini öne sürer; insanın önce varolduğunu daha sonra kendisini tanımlayıp, özünü yarattığını 8dile getirir. Başka bir deyişle, varoluşçuluk, insanın dünyaya fırlatılmış bulunduğunu, dolayısıyla onun kendisini nasıl oluşturursa, öyle olacağını; insanın özünü kendisinin belirleyeceğini; bireysel insan varlığının sabit ya da değişmez, özsel bir doğası bulunmadığını öne sürer. Bu bağlamda her tür determinizm ya da zorunlulukçuluğa büyük bir güçle karşı çıkan varoluşçuluk, bireylerin mutlak bir irade özgürlüğüne sahip bulunduğunu, insanın özgürlüğe mahkum olduğunu ve olduğundan tümüyle farklı biri olabileceğini dile getirir.

4 İnsana özünü oluşturma şansı veren bu imkanlar, onun şeylerle ve başka insanlarla olan ilişkileri tarafından yaratıldığı için, varoluş her zaman dünyadaki bir varlık olmak veya seçimi sınırlayan ya da koşullayan somut ve tarihsel olarak belirlenmiş bir durumda ortaya çıkmak durumundadır. Bu ise, varoluşçuluğun tekbenciliğe ve epistemolojik idealizmle taban tabana zıt bir felsefe akımı olduğu anlamına gelir.

5 Varoluşçuluk, nesneden yola çıkan, varlıkla ilgili nesnel doğrulara ulaşmaya çalışan görüşlere karşı, özneden hareket ve öznel hakikatlerin önemini vurgular. Felsefenin, varlık ve tümeller gibi konularla uğraşıp, nesnelliği araması yerine, korkuyu, yabancılaşmayı, hiçlik duygusunu, insanlık halini ele alıp, öznelliğe yönelmesi gerektiğini; hakikatin tümüyle öznel olup, hiçbir soyutlamanın bireysel varoluşun gerçekliğini kavrayamayacağını ve ifade edemeyeceğini söyler.

6 Varoluşçuluk, özellikle de hümanist ya da ateist boyutu içinde, evrenin akılla anlaşılabilir olan bir gelişme doğrultusu olmayıp, özü itibariyle saçma ve anlamsız olduğunu, evrenin rasyonel bir tarafı bulunmadığını, evrene anlamın insan tarafından verildiğini öne sürer.

7 Böyle bir evrende, insanın hazır bulduğu ahlak kuralları olmadığından; varoluşçuluk, ahlaki ilkelerin, kendi eylemleri dışında, başka insanların eylemlerinden de sorumlu olan insan tarafından yaratıldığını savunur.
Logged

єℓєşтιямє вєηι,вєğєη∂ιуѕєη тαк∂ιя єт...нσşυηα gιтмιуσямυуυм кαƒαηα тαкмα ѕιктιя єт...

http://www.superteklif.com/SuperUye/SuperUyeFormu.aspx?bid=74fd8283-d36c-4331-b290-ce0369e03b5a

Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüzbirinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir."
Etiketler : Varoluşçuluk, Paylaşım, Oyun, Varoluşçuluk, Film, Eğlence, Varoluşçuluk, Dizi, komik, Varoluşçuluk
« : 12 Mart 2007, 00:01:31 Pzt »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: