CEMİL: BABA |  yok: yanda çıkan reklam penceresi, gıcık oldum sana.. duy beni.. |  inci: askerim seni çok özledim seni çok seviyorum bitanem |  nihal: canım sewgilim biricik aşkım zahirim seni deliler gibi sewıyor ve özlüyorum ölürüm sana ben bitanem benım esmerin seni deliler gibi sewıyooo:) |  merve: seni seviyorum |  Ben: Aylini çok seviyorummmmmmmmmm. |  cem: dilan seni coqqqq sevorum bebeimmmmmm meleğim |  hüseyin: gülhan seni çoook seviyorum |  mehmet: özlem seni çççççççççççççççççççoooooooook seviyorum mehmet |  enes: hilayda:ilan-ı aşk ediyorum benimle evlenirmisin?beraber yaşlanmaya bir kalamle söz verirmisin |  Tugay: Seni Seviyorum Hacer xD |  ekox: Benim sevgim zaman ve uzaklıkla sınırlı değil,zamanı kaldırınca aynı andayız uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz,o zaman her an ve her yerde seninle birlikteyiz. |  deniz: emrahımm herşeyimmmm nefesimmm seni çok seviyorum hepte sevicem ölürüm sana damarımdaki kanım benim canım bitanem |  gizemli kız: murat ben seni cok sevdım ama senden kacmak zorunda kaldım senın o sevgı dolu gozlerını unutmam unutamam senı scs |  eXacT: Seni Çok Seviyorum İnci Tanem Ömrümün Sonuna Dek Benim Ol Ben Başka Bişi İstemiyorum. |  ARDA: ASK ACISI KOTU SEBEBİ SEVERKEN AYRI KALMAK COK SEVIP AYRI DUSMEK COK ACI SEVERKEN AYRI DUSENLER ANLAR BUNU |  sanem: seni seviyorum aşkım |  Gokhan: Giden Gider Gitti Anda Olay Biter Gideni Ben Deil Giden Beni Kaybeder |  ömer: çanakkaledeki kardeşlerime selamlar... |  bebiş: seni çok sevıyorum hayatımın anlamı senı çok sevıyomm ihsanımmmm bnmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm bırıcık askım |  taner: seni seviyorum müjde |  ÖMER : AŞKIM SENİ SVEİYORUMMMMM |  rıdvan: aslı senı herseyden cook sevıyorum nolur don gellllllllllllll |  dilaa: ömeeerr seni seviyorum aşkımmmmmmmmm duy sesimiiiiiiiii |  ayşe: mustafa senı çok seviyorum:( |  ERDEM BAŞ: seni seviyorum aşkım.......................tuğba heybet sana sesleniyorum................seni seviyorum............ |  gülbeyaz: kadir canım sevgilim biricik aşkım seni en az senin kadar seviyorum çok özledim gel artık |  serhan: askım senı çok sevıyorum |  selim: venhar seni seviyomm |  Merve: SeN BEnİM HErŞEyİMSİn...SeNİ COOGG SEviORUmm... AŞKIIMMM SAMET...AZ KALDII...BİTAnEMM... |  fatih: YeLiz snI cOq SEvıyRum yha |  kübra: burakkkk seni seviyorummmm |  eray : herkeze slm lar olsun hayırlı akşamlar |  MEHMET: seni çok seviyorum ESMA |  harun: serpil seni kendimden çok seviyorum aşkım |  eda: ismail yk seni seviyorum |  Hakan : Elifim bitanem canım ashkım doğum gunun kutlu olsun.. |  özge: EMREM SENİ ÇOK SEVİYORUM AZ KALDI BİTTİCEK BU HASRETLİK |  defne : aşkım barışım çok seviyorum seni yarın olsada özleminiz dinse artık çok özledim seni |  ibrahim: ilay seni çokkkkkkkkkkkkkkkk...................................... seviyorum ......................................................................................... |  mustafa: sen benim yaşama kaynagımsın gül güzelim |  BEYTULLAH: seni benim kadar sevennleer sana benim kadar hesret kalsınlar... SENİ SEVİYORUM |  burak: ilan-ı aşk ediorum benimle ewlenirmsin ? burcu |  Burcu: sen benim nefesim sen benim hayalim sen benim rüyam sen benim herşeyimsin barış sen benim aşkım sen benim tek benimsin |  ezgi: seni cok sevmistim yunus cok ama sen serefsizlik yapip birakip gittin benim cektigimi sende cek aska sevgiye hasret yasaaa!!!! |  Ömer: AŞKIM SENİ ÇOOK SEVİYORUM |  RIDVAN: FENERBAHÇEM BENİM BİRİCİK SEVGİLİM |  Cetrik: Şemdinli de yitirdiğimiz Şehitlerimize Allahtan Rahmet..Ailelerine sabırlar dilerim.Kahrolsun bu vatanı ve Milleti bölmek isteyen hain ve şerefsizler!Vatan bir bütündür Bölünemez!Yüce türk Milletinin başı sağolsun. |  büşra: gülçin senı çok sevıyorum konsere gelın adana |  booys : sana tapıyorum ecee |  kübra: seni seviyorum gökan |  emre: nurcan seni çok seviyorum |  fatoş: hayatımın anlamı canım bitanem canım kocam benim ahmetim çok sewiyorum |  hasan: seni seviyorum gülüm |  gokhan: seni sewiyprum hanife |  ferhat : sewillllllllll seni sewiyorumyaşama sebebim |  memo: senı sevıorum gülçin |  sevda: SENİ SEVİYORUM EMRAH |  tempra : seni seviyoru bebeyim |  kubra: askım seni çok sevıom |  ceren: seni seviyorum yağızzz ama sen bnm çocukluk arkadaşımsın benden soğumanı istemiorum:'( |  sedef: sana deliler gibi aşığım kocacım herşeyim nefesimsin vee sadece benimsin osmannnnnnnnnnnnnnn |  basaga: seni sensizliğe kendimle birlikte hapsettim hatice |  fatoş: aşkım seni seviorum iyki benimlesin canım aşkım |  Mehtap: Seni seviyorum ahmettt |
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Frederico Garcia Lorca 1898- 1936 , Biyografisi  (Okunma Sayısı 530 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
nesli
Global Moderator
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 10071
  Üye No: 13140
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +2921/-307

Üyelik Bilgileri Ödüller
« : 26 Haziran 2007, 09:21:12 Sal »



FREDERICO GARCIA LORCA 1898- 1936 , Biyografisi

İspanyol şair ve oyun yazarı. Ölüm üzerine şiirleri ve Bodas de sangre (1933; Kanlı Düğün, 1966), Yerma (Yerma, 1962) ve La casa de Bernarda Alba (1939; Bernarda Albanın Evi, 1965) oyun üçlemesi ile tanınır. İspanya İç Savaşı'nın başlamasından kısa bir süre sonra, Milliyetçiler tarafından kurşuna dizilmiştir. Babası çiftçi, annesi öğretmendi. İlk piyano derslerini oğlunun müzik yeteneğini fark eden annesinden aldı. Ailesi Granada'ya taşınınca orada bir Cizvit okuluna girdi. Sonra da babasının isteği üzerine Granada Üniversitesi'nde hukuk okudu. Ama çok geçmeden edebiyat, resim ve müzik ile uğraşmak üzere hukuku bıraktı. Usta bir besteci ve yetkin bir yorumcu olan Lorca, arkadaşları arasında "müzikçi" olarak tanınıyordu. 1918'de Kastilya gezisinden esinlenerek yazdığı Imperesiones y paisajes'i (İzlenimler ve Manzaralar) yayımlaması herkesi şaşırttı. Bu düzyazı yapıt Lorca'nın yakında "yazar" olarak da tanınabileceğini gösteriyordu. 1919'da Madrid Üniversitesi'nde sanatta yeniliklere açık gençlerin bir araya geldiği Residencia de Estudiantes adlı öğrenci yurduna yerleşti. Başkentin kültür merkezi durumundaki bu büyük üniversitede ressam Salvador Dali, sinema yönetmeni Luis Bunuel ve şair Rafael Alberti gibi kendi kuşağından sanatçılarla arkadaşlık kurdu. Şair Juan Ramon Jimenez gibi kendinden daha yaşlı ünlülerle de gene orada tanıştı. Residencia'daki ilk iki yılı içinde Lorca'nın şiirleri İspanya'daki bütün edebiyat çevrelerine yayıldı. Oysa yapıtlarından hemen hiçbiri yayımlamamıştır. "Şiir okunmak içindir; kitaba girdi mi ölür" , diyordu. Bu, yüzden şiirlerini ve oyunlarını Residencia'da ve Madrid'in başka yerlerinde ortaçağ trubadurları gibi kendisi okuyordu. Lorca'nın yazarlık yaşamı boyunca yapıtlarının çoğu yayımlanmadan çok önce kulaktan kulağa yayıldı. Bir yandan deneysel şiirler yazan Lorca, bir yandan da El maleficio de la mariposa (Kelebeğin Nazarı Değdi) adlı ilk oyunu üzerine çalışıyordu. Şiirleri sonradan Libro de poemas (1921; Şiirler Kitabı), Primeras canciones (1936; İlk Şarkılar) ve Canciones (1927; Şarkılar) adlarıyla yayımlandı. 1920'de Madrid'deki Eslava Tiyatrosu'nda sahneye konan oyunu ise ilk geceden sonra gösterimden kaldırıldı. Lorca dehasının en yatkın olduğu alanı, 1922'de Granada'daki Fiesta de Cante Jondo halk müziği şenliğinde, ünlü besteci Manuel de Falla ile birlikte giriştiği ortak çalışmalarda buldu. Müzik ve şiir alanındaki eğilimleriyle ruhsal dürtülerini halk ve Çingene müziği geleneklerinde ortaya koyabiliyordu. 1922'de yazdığı Poema del cante jondo (1931; Cante Jondo Şiiri) ve 1924-27 arasında yazdığı Romancero gitano (1928; Çingene Türküleri, 1969) adlı yapıtları bu çözülüşü dile getiriyordu. Çingene Türküleri'nde yer alan 18 şiirde, geleneksel bir edebi biçim olan İspanyol baladının eski büyüsünü çarpıcı yeni imgelerle birleştirdi. Lorca bu arada bir yandan da oyun yazıyordu. Bu alandaki ilk başarısını 1927'de Barselona'da Salvador Dali'nin dekorlarıyla sahnelenen Mariana Pineda'nın şiirsel ve romantik manzum oyunuyla elde etti. Desenleri de ilk kez aynı yıl, aynı kentte sergilendi. 1928'de Çingene Türküleri'nin yayımlanması Lorca'ya uluslar arası bir ün kazandırdıysa da mutluluk getirmedi. Kendi deyişiyle "Çingene severliği"nin efsaneleşmesinden duyduğu rahatsızlık ve "yaşamımın en acılı dönemlerinden biri" olarak nitelendirdiği duygusal bir bunalımın verdiği acıyla 1929-30 yıllarında ABD ve Küba'da biraz huzur ve yeni bir esin kaynağı aramaya çıktı. Ölümünden sonra 1940'ta yayımlanan Poeta en Nueva York (Ozan New York'ta) şiiri de bu geziden doğdu. Şiirinde makineleşmiş bir uygarlıkta, yaşamın içinde ölümü görmenin dehşetini, çarpıcı bir biçimde bir araya getirilmiş katı, ürpertici imgelerle aktardı. 1931'de Lorca İspanya'ya geri dönmüş ve sonradan Divan del Tamarit (1936; Tamarit Divanı) adıyla basılacak olan şiirlerinin yanında yeni oyunlar yazmaya başlamıştı. Çocukluğundan beri kuklalara duyduğu tutku dolu hayranlığı dile getirebilmek için Los titeres de cachiporra (Kuklalar Tiyatrosu) ve Retabillo de Don Cristobal (Don Cristobal'ın Kukla Oyunu) adlı iki kukla oyunu yazdı. Ama bunlardan bile Lorca'nın hüznünden izler vardı. İspanya'da Cumhuriyet kurulduktan sonra Lorca kendini tümüyle tiyatroya verebildi. Bu dönemde La Barraca adlı bir öğrenci topluluğu Milli Eğitim Bakanlığı'nın parasal desteğiyle 1932'den 1935'e değin klasik tiyatro başyapıtlarını, eğitimsiz işçi ve köylülere tanıttı. Topluluğun kurucusu, yönlendiricisi, yöneticisi ve müzikçisi olan Lorca, Lope de Vega, Calderon de la Barca ve Cervantes'den oyunlar sahneye koyarak tiyatroda büyük deneyim kazandı. Lorca'nın halk oyunları üçlemesinin ilk oyunu olarak 1933'te sahnelenen Kanlı Düğün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıktı. Oyunun teması bir gazete haberinden alınmıştı: Düğün günü gelin, gizlice sevdiği adamla birlikte kaçıyor, sonunda iki erkek birbirini öldürüyordu. Lorca'nın oyununda kişiler kaderin kurbanıdır; başka türlü davranmak ellerinden gelmez. İlkel tutkular ile uygarlığın amansız namus anlayışı arasındaki çatışmanın tuzağına düşmüşlerdir ve çatışma ölümle sonuçlanacaktır. 1934'te Lorca boğa güreşçisi bir arkadaşının yaralanıp ölmesi üzerine Llanto por Ignacio Sanchez Mejias şiirini yazdı. Lorca'nın en iyi şiiri, modern İspanyol edebiyatının en yetkin ağıtı ve hatta bütün edebiyatlardaki en başarılı ağıtlardan biri olan bu şiir, sürekli yinelenerek yankılanan, akıldan kolay kolay çıkmayacak, hüzün dolu "A las cinco de la tarde" (Akşamüstü saat beşte) nakaratı ile sürer. Aynı yıl Lorca'nın halk oyunları üçlemesinin ikincisi ve Kanlı Düğün ile birlikte, 20. yüzyılın az sayıdaki başarılı şiirsel trajedilerinden biri olan Yerma sahnelendi. Yerma'da çocuğu olmadığı için çaresizlik içinde kısır kocasını öldüren bir kadının çektiklerini konu alan Lorca, Haziran 1936'da bir akşam, arkadaşlarının evinde üçlemenin son oyunu Bernarda Alba'nın Evi'ni okudu. Hemen bütünü düzyazı biçiminde olan bu oyunda despot anneleri tarafından zorlu bir yas evinde tutulan, kin ve şehvet duygularıyla yanıp tutuşan dört kız kardeş anlatılıyordu. İç Savaş başlayınca Lorca Temmuz da Madrid'den ayrılarak Granada'ya gitti. Ama yapıtlarından hiç eksik olmayan şiddet ve acı ölüm onun da kaderinde vardı. Granada'da bir gece, Milliyetçiler tarafından yargılanmadan kurşuna dizildi
.
Logged

ya sus
yada susmaktan daha büyük bişey yap
zira konuşmak yaratılıştan
susmak efendilikten gelir....[/b][/i]
Etiketler : Frederico Garcia Lorca 1898- 1936 , Biyografisi, Paylaşım, Oyun, Frederico Garcia Lorca 1898- 1936 , Biyografisi, Film, Eğlence, Frederico Garcia Lorca 1898- 1936 , Biyografisi, Dizi, komik, Frederico Garcia Lorca 1898- 1936 , Biyografisi
« : 26 Haziran 2007, 09:21:12 Sal »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: