feyzullah: seni seviyorum okan |  feyzullah: seher seni hiç sevmiyorum |  SAHAMARAL: bidenem seni çokkkk seviyorum iyiki doğdun iyiki varsın sen benim kalbimde ben ancak sen olursan yaşarım nice yıllara |  karaca: tüm müslüman aleminin ramazanı hayırlı ve mübarek olsun |  turkuazmaden: merhabalar ben geldim. |  karaca: bi bi bidenem seni çokkkkkkkkkk seviyorum iyiki doğdun iyiki varsın sen kalbimde benle bende yalnız senle yaşarım |  Cadıı: Ayşegül Rüstemiii Çoooooooooooook Seviyoooooooooooooooooooo |  büşra: ben emre aydını çok seviyorum eminim onu en çok ben eseverim gerçekten onun gibi biri görmdedim ben onu çok amaçok seviyorummmmmmmm |  aslan: slm |  ibrahim: ibrahim seni cok seviyorum |  azra: aşkım seni çok özledimmmmmmmmmmm |  sıla: seni seviyorum aşkım gökhannnnnnnnnnnn |  sıla: selam arkadaşlar |  Cetrik: Gerçek sevgi istiyorsan onu yaşamalısın!Her seviyorum diyene inan ma.Her sözü üstüne alınma.Var mı bu dünyada gerçek sevdiğini düşünen?Seviyorum demekle sevgi olmuyo!)))) |  Cetrik: Herkese merhaba.))Mübarek ramazan ayının hepinize ve bütün Müslüman alemine hayırlara vesile olmasını yüce Allah tan diliyorum. |  HEKTA: SELAM HERKESE - BIRI BANA SU PROGRAMLARI NASIL INDIRILIR SOYLESIN |  Albatros: Bu site nekine böyle ¿? insan vaamı insan :D |  Senem: Ömerimm Bitanemmmm seniii ölümüne seviormmm nişanlıımm :) |  ercns: hrkese slmlar |  tutsak_07: slm herkese mübarek razan ayınız hayırlara vesile olu inşallah |  tutsakkelebek: Herkezin Ramazan ayını en içten dileklerimle kutlarım... |  ablaların_ablası: Canlarım kardeşlerim hepinizin Ramazanı Mübarek olsun Rabbim Hayırlı Bir Ramazan geçirmeyi nasip eylesin inşallah |  yağmur: slm arkadaşlar konuşmak isyene varsa ben burdayım |  OSMAN: MERHABAAAAA |  ÖsLem: bugün Çok SıkıCı Bi Gün Yaaa....:( |  kaansedat: seni çok seviyorum samsunlu begüm sen herşeyimsin seni kimseye yar etmem benim ilk ve son aşkımsın |  arzu: Selam |  DeathLess: Merhaba Arkadaşlar |  ÖsLem: slmmm herkese.... |  aslı: sen benim herşeyimsin bülent seviyorum seniii |  EBRU: kimler sewmeye aç.... |  Ahmet: NE OLUYOOO NİYE BAĞIRIYONUZ |  yakup: slm arkadaslarrr |  tutsakkelebek: seni seviyorum aşkımm |  ÖsLem: Canımmm seni coook seviyorummmm |  prensesss: sermetden nefret ediyorummmmmmmmmmmmmmmmmm.......................................... |  sibel: ismail askimmmm seni cooook seviyorummmmm kimse bizi ayiramazz |  tutsakkelebek: bana bu küçük yaşımda ne kadar acı çektirdiğinin farkındamısın ?? peki şimdi mutlumusun ?? |  sinem: kimi sevdiğimi bilmiyorum kafam çok karışık |  completikis: kimilerine göre yalanlar gerçek olmuş...doğru konuşuyorum diyene güvenmiyorum artık |  GİZEM.: SENİ NE ÇOK SEVDİĞİMİ BİR BEN BİR ALLAH BİLİR |  dolunay: seni seviyorum askım hicret |  ugureisenheimege: uzun zamandır yoktum ama gerçekten bazen çok doğru konuşmak yanlışmış... Özür dilerim hayat... |  completikis:): Seni Seviyorum demeyi özlüyor insan... |  karanlık ufuk: kimse yok mu??** |  ablalarınablası: Kelimelerin gücünü anlamadan,insanların gücünü anlayamazsın |  Sedef: Seni seviyorum aliiiiiiiii |
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)  (Okunma Sayısı 1386 defa)
msiray
Banned
*

Rep : +1094/-60
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2387


ölümüne aski yasiyorum....GİZEM. SENİ SEVİYORUM.


Üyelik Bilgileri
« : 31 Ağustos 2006, 23:21:13 Prş »

PEYGAMBERİMİZ
• Peygamberimiz Kimdir
Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı
 

Peygamberimiz Kimdir Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'dir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine'dir. Hem baba, hem de anne tarafından şerefli bir aileye mensuptur.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlayan Rebiü'l-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi tanyeri ağarırken Mekke'de doğdu. Babası Abdullah, O'nun doğumundan iki ay kadar önce öldüğünden biricik oğlunu göremedi.
Peygamberimiz 25 yaşında Mekke'nin asaletli kadınlarından Hz. Hatice ile evlendi. Peygamberimizin Hz. Hatice'den altı çocuğu dünyaya geldi. Bunların ikisi erkek, dördü kızdır. Sonra Mariye adındaki kadından da İbrahim adında bir oğlu daha olmuştur.
Hz. Muhammed (s.a.s.) 40 yaşına gelince Yüce Allah tarafından Cebrail (a.s.) aracılığı ile kendisine Kur'an âyetleri indirilmeye başlandı ve Peygamber olarak görevlendirildiği bildirildi.
Bunun üzerine Peygamberimiz insanları İslâm dini'ne dâvet etti. 622 yılında Allah'ın emri ile Mekke'den Medine'ye hicret etti. İnsanlığın mutluluğu için durmadan çalıştı. O, bu uğurda çok sıkıntı çekti. Allah'ın yardımı ile bütün zorlukları aştı. İslâm'ın ışığı hızla yayıldı. İnsanlık karanlıktan kurtuldu ve aydınlığa kavuştu. Peygamberliğinin 13 yılı Mekke'de, 10 yılı Medine'de geçti.
O, son Peygamber olarak görevini hakkıyla yerine getirdi ve 63 yaşında bu dünyadan göçtü. Yüce Rabbine kavuştu. (8 Haziran-632)

Peygamberimizin İnsanlığa Işık Tutan Yüksek Ahlâkı Allah'ın en sevgili kulu, son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) bir saadet güneşi olarak doğdu. Kurumuş topraklar su ile yeşerdiği gibi Peygamberimizin gelmesiyle insanlık yeniden hayat buldu.
O'nun kalblere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde kalblerden yanlış inançlar silindi, cehaletin yerine ilim, zulmün yerine hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerine insan sevgisi, acımasızlığın yerine şefkat ve merhamet geldi. Gerçek anlamda islâm kardeşliği kurularak toplum barış ve huzura kavuştu.
İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın aydınlık yolunu gösteren Peygamberimiz, öğrettiği ahlâk ilkelerini önce kendisi uygulayarak en güzel örnek oldu.
Yüce Allah Kur'an-ı Kerimde Peygamberimiz hakkında: «Ve sen elbette yüksek bir ahlâka sahipsin» (65) buyurarak O'nun çok yüksek ahlâk sahibi bir şahsiyet olduğunu bildirmiştir.
O, ahlâkını Kur'an'dan almış, bütün iyilikleri kendisinde toplamıştır. Saygıdeğer eşi Hz. Aişe'ye Peygamberimizin ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda O, şu cevabı vermiştir:
«O'nun ahlâkı Kur'ân idi» (66)
O'nu Yüce Allah yetiştirdi ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye etti. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: «Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.» (67)
O, dravranışları ve üstün kişiliği ile insanlık için en güzel örnektir.
Bununla ilgili olarak Allah Tealâ Kur'an-ı Kerimde:
«Andolsun Allah'ın elçisinde sizin için uyulması gereken güzel örnek vardır.» (68) buyurmuş ve O'nun yaşayışını örnek almamızı istemiştir.
Müslüman olarak bizim görevimiz, Peygamberimizin ahlâk ve fazilet dolu hayatını iyice öğrenmek ve O'nun ahlâkî davranışlarını örnek alarak yaşamaktır.
Şimdi kısaca Peygamberimizin yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını birlikte öğrenmeye çalışalım:

Peygamberimizin Doğruluğu
Peygamberimiz, doğruluk ve dürüstlüğün en güzel örneği idi. O, çocukluğundan itibaren doğruluktan ayrılmamış, hiç yalan söylememiştir. Peyganmberliğinden önceki gençlik döneminde doğruluğu ve güvenilir kişiliğinden dolayı kendisine, «Muhammedü'l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi. Düşmanları bile O'nun doğruluğunu kabul etmiş, kendisine yalancı diyememişlerdi.
Peygamber olduğu zaman Mekke'de halkını İslâm'a dâvet için toplamıştı. Safa tepesine çıkarak orada taplananlara: «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?» dedi, orada bulunanlar:
- «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler. Bu toplululğun içinde Peygamberimizin en azılı düşmanları da vardı. Onlar da Peygamberimizin doğruluğunu itiraf etmişti.
Peygamberimiz kendisi doğru sözlü olduğu gibi bizim de doğru olmamızı ve yalancılıktan sakınmamızı istemiş ve şöyle buyurmuştur: «Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk iyiliğe götürür, iyilikde cennete iletir. İnsan doğru söyledikçe ve doğruyu aradıkça Allah yanında doğrular zümresine yazılır. Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür, kötülükde cehenneme sürükler, insan yalan söyledikçe ve yalan peşinden koştukça Allah yanında yalancı olarak yazılır.» (69)
O, yalandan hiç hoşlanmaz, yalancıları sevmezdi.
Peygamberimiz bir şey hakkında söz verdimi verdiği sözde mutlaka durur, gereğini yerine getirirdi.
O, kurtuluşun doğrulukta olduğunu bildirmiş, doğruların kıyamet gününde peygamberlerle beraber olacağını haber vermiştir.
Peygamberimize insanların hayırlısı kimdir diye soruldu.
Peygamberimiz: «Her temiz kalbli ve doğru sözlü olanlardır» (70) buyurdu.
Peygamberimizin Merhameti
Peygamberimizin kalbi şefkat merhamet ve insan sevgisi ile dolu idi, Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:
«Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.» (71)
O'nun şefkat ve merhameti, hayatının her döneminde açıkça görülür, merhametle dolu olan kalbi hep iyilik için çarpardı. Kimseye bir kötülük dokunmasını, hiç kimsenin incinmesini istemezdi.
Saygıdeğer eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talip Peygamberimize çok yardımcı olmuşlardı. Kısa aralıklarla her ikisi de vefat edince İslam düşmanları Peygamberimize eziyeti artırdılar. Bunun üzerine Peygamberimiz ilk müslümanlardan olan Zyed b. Harise ile birlikte Mekkeden ayrılarak Taif halkını İslâma dâvet etmeye gitti. Taifliler İslâmı kabul etmedikleri gibi Peygamberimizi taşa tuttular. Zeyd, atılan taşlardan Peygamberimizi korumak için vucudunu siper etti. Atılan taşlardan Peygamberimizin ayakları yaralandı, kan içinde kaldı, yürüyemiyecek duruma geldi ve yol kenarında bir üzüm bağına sığınmak zorunda kaldı.
O'nun bu derece sıkıntıya düşmesi üzerine Yüce Allah Cebrail'i göndererek, dağlar meleğinin emrinde olduğunu ve ne dilerse onu bu meleğe emredebileceğini bildirdi. Bunun üzerine dağlara emreden Melek Peygamberimize seslenerek selâm verdi ve:
- «Sen ne dilersen emrine hazırım, eğer şu iki dağın Mekkeliler üzerine çökerek birbirine kavuşmasını ve müşrikleri tamamiyle ezmesini istersen onu da emret» dedi.
Peygamberimiz eğer isteseydi, kendisine acımasız bir şekilde saldıranlar ve O'nu kanlar içinde bırakanlar bir anda yok edilecekti. Fakat Peygamberimiz, çok üzüntülü olduğu durumda bile sevgi ve merhamet dolu kalbi onların cezalandırılmalarına razı olmamış ve Meleğe şöyle demişti:
- Hayır ben onu istemem, ben isterimki Allah, bu müşriklerin soyundan yalnız Allah'a ibadet eden ve Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayan insanlar meydana çıkarsın.» (72)
Peygamberimiz, insanlara ve diğer canlılara merhamet gösterenlere Yüce Allah'ın merhametle karşılık vereceğini bildirerek şöyle buyurmuştur:
«Merhamet edenlere Allah da merhamet eder, siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin.» (73)
Merhametsizler hakkında da şu uyarıda bulunmuştur:
«Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz.» (74)
O, sevgi ve yardıma muhtaç olan yetimlerle özellikle ilgilenir, müslümanlara da, yetimlere merhamet gösterilmesini tavsiye ederdi.
Peygamberimiz, sadece insanlara değil hayvanlara karşı da şefkat ve merhamet gösterirdi. O, susayan bir kediye kendi eliyle su içirmiş, hayvanların aç bırakılmamasını, onlara iyi davranılmasını emretmiştir. Bir sahabi diyor ki: Peygamberimizle beraber bir yolculuk yapıyorduk. Bir ihtiyacım için ayrılmıştım. Orada iki yavrusu olan bir serçe kuşu gördüm ve yavrularını aldım. Serçe peşimden gelerek yavruları için çırpınıp bağırmaya başladı. Bunu gören Peygamberimiz:
- «Bu kuşu yavru acısı ile sızlandıran kimdir? Yavrusunu ona verin.» (75) dedi.


Peygamberimizin Cömertliği
Peygamberimiz insanların en cömerdi idi. Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmez, eline ne geçerse ihtiyacı olanlara dağıtır, «Ben ancak dağıtıcıyım, veren Allah'tır.» derdi. Bununla beraber dilenciliği sevmez, dilenenlere bundan kurtulmaları için çalışıp kazanmanın yollarını gösterirdi.
Ashaptan Cabir (r.a.) diyor ki: Peygamberimiz kendisinden istenilen bir şeye asla yok dememiştir. (76)
Bir gün Peygamberimize bir parça kumaş hediye edilmiş, O'da bunu kabul etmişti. Buna ihtiyacı da vardı. Yanında oturanlardan biri «Bu ne iyi kumaş» deyince, Peygamberimiz kumaşı ona bıraktı.
O, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini kendinden çok düşünür, açları doyurur, kendisi aç kalırdı Peygamberimiz, maddi imkânlara sahip olduğu zamanlarda da sade bir hayat yaşamış, kendisi için bir şey bırakmamış, elindekileri muhtaçlara dağıttığı için aç yattığı zamanlar çok olmuştur. Eşi Hz. Aişe diyorki:
«Peygamberimiz, üç gün peşpeşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi.» (77)
İşte kalbi, insan sevgisi, şefkat ve yardım duygusu ile çarpan Sevgili Peygamberimizin cömertliği böyle idi ve bir ömür boyu böyle devam etmiştir.

Peygamberimizin Alçakgönüllülüğü
Peygamberimiz hem vekarlı hem de çok alçak gönüllü idi. Asla büyüklük taslamaz, bir yere gittiği zaman kendisine ayağa kalkılmasını ve elinin öpülmesini bile istemezdi. Bir defasında adamın biri elini öpmek isteyince Peygamberimiz elini geri çekmişti. Bir meclise gittiği zaman boş bulduğu yere oturur, ayaklarını başkalarına karşı uzatmazdı.
O, şöyle buyurmuştur:
«Kim müslüman kardeşine alçak gönüllü davranırsa Allah onu yükseltir. Kim kibirlenir, üstünlük taslarsa Allah onu alçaltır.» (78)
Peygamberimiz; zengin, fakir ayırımı yapmaz, kendisini bir hizmetçi dâvet etse bile, giderdi. Yoksul ve fakirlerle birlikte oturup yemek yer, en fakir kimselerin evlerine giderek hal ve hatırlarını sorardı. Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri için dua ederdi. Hasta olan bir yahudi gencini de ziyaret etmişti.
Başkaları konuşurken sözlerini kesmez, onları dinlerdi. Hayatı son derece sade idi. Kendisine ikram edilen yemeği severek yerdi. Sevmediği bir yemek olursa yemez, fakat yemeği asla kötülemezdi. Peygamberimiz kendisine fazla hürmet edilmesini ve aşırı şekilde övülmesini uygun bulmazdı.

Peygamberimizin Hoşgörüsü ve Bağışlayıcılığı
Peygamberimiz, güler yüzlü, yumuşak huylu ve son derece nazik idi. Kaba ve kırıcı değildi. Ağzından kırıcı bir söz çıkmazdı. O, ömründe hiç kimseye kötü söz söylememiş, kırıcı bir davranışta bulunmamış ve kimseyi azarlamamıştır.
On yıl Peygamberimizin hizmetinde bulunan Enes (r.a.) diyor ki: «Peygamberimiz bana hiçbir gün "öf" bile demedi. Yaptığım bir şey için bunu niye yaptın, yapmadığım bir iş için de niye yapmadın diye beni azarlamadı.» (79)
Gördüğü kusurları kimsenin yüzüne vurmazdı. Arzu edilmeyen yanlış bir davranış gördüğü zaman, «Bazıları şöyle yapıyor, şöyle söylüyor, halbuki bunlar doğru değildir» gibi umumi sözlerle nasihat eder ve böylece kimseyi utandırmadan kusur ve hataları düzeltirdi. Kendisine bir şey ikram edilse az da olsa onu küçümsemez, ona değer verirdi. Yapılan iyiliğe karşılık verir, iyilik yapanları hayırla anardı.
Peygamberimiz çok vefakâr idi. Kendisine iyilik yapanları hiç unutmaz, onları daima hayırla anardı. İslâmı ilk kabul eden saygıdeğer eşi Hz. Hatice idi. Peygamberimiz ahlâk ve fazilet örneği hanımını ölümünden sonra da unutmamıştır. O'nu daima hayırla anar, koyun kestiğinde etinden Hz. Hatice'nin yakınlarına da gönderirdi.
Peygamberimiz, sütannesi ve süt kardeşlerine de saygı duyar, yakından ilgilenirdi. Sütannesi Halime, kendisini ziyarete geldiği zaman O'nu «anacığım, anacığım» diye karşılamış, altına elbisesini yayarak oturtup saygı göstermişti.
O, çok bağışlayıcı idi. Uhut savaşında düşmanlar, Peygamberimize ok atmışlar, üzerine taş yağdırmışlar ve O'nun mübarek dişini kırıp yüzünü yaralamışlardı. Onların bu davarnışlarına karşılık Peygamberimiz kötü söz söylememiş, onlara beddua etmemiştir. O, yüzündeki kanları silerken şöyle demiştir:
«Allahım! Milletimi bağışla!. Onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.» (80)
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
«Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret ve bilgisizlere aldırış etme.» (81)
Peygamberimiz kendisine karşı yapılan kötülükleri bağışlamış, eline fırsat geçtiği halde kimseden intikam almamıştır. Ancak başkalarının haksızlığa uğramasına ve zarar görmesine razı olmamış, hak ve adaletin yerini bulmasına özen göstermiştir. Şüphesiz şahsımıza karşı işlenen kusurları, yapılan haksızlıkları bağışlayabilmek yüksek bir duygudur.


Peygamberimizin Cesareti
Peygamberimizin özelliklerinden biri de yüksek bir cesarete sahip oluşudur. O, insanları İslâma dâvet ettiği zaman tek başına idi. İlk yıllarda müslümanlığı kabul edenlerin sayısı da azdı. Karşısında İslâm'ı yok etmek isteyenlerin sayısı çok, maddi güçleri fazla idi.
Peygamberimiz kutsal görevini yaparken büyük tehlikelerle karşılaştı. Düşmanlar O'nu öldürmek, İslâm güneşini söndürmek için korkunç plânlar yaptılar. Güçlü ordularla müslümanlara saldırdılar. Fakat Peygamberimiz bunların hiçbirinden yılmadı, ümitsizliğe kapılmadı, görevine devam etti.
O'nun hayatında pekçok cesaret ve kahramanlık örnekleri vardır. O, gerektiğinde, sabır, kararlılık, cesaret ve kahramanlıkta da müslümanlar için en güzel örnek olmuştur.

Peygamberimizin Misafirseverliği
Peygamberimizin üstün vasıflarından biri de misafirseverliğidir. Uzaktan yakından kendisini görmeye gelenlerin sayısı çoktu. O, misafirlerini en iyi şekilde ağırlar, onlara bizzat kendisi hizmet ederdi. Peygamberimiz, müslüman olmayan misafirlerine de aynı şekilde davranırdı.
O, misafirlerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:
«Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikram etsin.» (82)

Peygamberimizin Temizliği
Peygamberimizin yaşayışı sade ve temiz idi. Bedenini daima temiz tutar, elbiselerinin temizliğine çok dikkat ederdi. Dişlerinin temizliğine ayrı bir önem verir ve dişlerini temizlemek için, o devirde bir çeşit diş fırçası olan misvak kullanırdı. Ashabına da diş temizliğini tavsiye ederdi.
Peygamberimiz pislikten hiç hoşlanmazdı. Ashabına camiye temiz gelmelerini söylerdi. Bir defasında üstü başı pis ter kokusu ile câmiye gelenlere: «Yıkandıktan sonra gelseniz daha iyi olurdu.» buyurmuştur.
Peygamberimizin İbadeti
Peygamberimiz, her işini tam bir düzen içinde yapardı. İbadet zamanları, dinlenmek için ayırdığı saatler belli idi. Vakitlerini boş geçirmez, her dakikasını faydalı bir işle değerlendirirdi.
Peygamberimiz, Allah'ın en sevgili kulu olduğu halde Allah'tan çok korkar, kıyamet gününden endişe ederdi.
O, her an Allah'ı anar, ibadetten çok büyük haz duyardı. Geceleri kıldığı namazlarda uzun süre ayakta durmaktan ayakları bile şişerdi. Eşi Hz. Aişe O'nun bu durumunu görünce:
- Ey Allah'ın Rasûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde kendine niçin bu kadar zahmet ediyorsun? deyince, Peygamberimiz O'na şu cevabı vermiştir:
- «Allah'a şükreden bir kul olmıyayım mı?» (83)

Peygamberimizin Aile Hayatı
Peygamberimiz örnek bir aile reisi idi. O, hanımlarına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da şefkatli bir baba idi. Peygamberimiz ev işlerinde hanımlarına yardım eder, evin ihtiyaçlarını çarşı ve pazardan alarak eve kendisi getirirdi. O, ne kadın ne de hizmetçi hiç imseyi dövmemiş ve incitmemiştir.
Peygamberimizin evi, dünyadaki aile yuvalarının en mutlusu idi. Bu yuvada kavga-gürültü yoktu. Huzur vardı. Peygamberimiz evde daima güler yüzle hareket eder, hanımlara karşı kırıcı söz söylemez, kaba davranışta bulunmazdı. O, müslümanların da aynı davranışta bulunmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:
«Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı iyi davranandır.»
Peygamber Efendimiz, erkeğin, eşinin davranışlarını hoşgörü ile karşılamasını da istemiş ve şu tavsiyede bulunmuştur:
«Bir kimse eşine nefret etmesin; çünkü hoşuna gitmeyen huyları varsa, buna karşılık hoşlanacağı huyları da vardır.» (84)

Peygamberimizin Çocuk Sevgisi
Peygamberimiz çocukları çok severdi. Onları kucağına alıp okşar, sevgi ve şefkatle öperdi. Peygamberimiz, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i öpüyordu. Orada bulunan bir adam bunu görünce;
- Benim on çocuğum var, onların hiç birini öpmüş değilim, dedi.
Peygamberimiz ona:
- «Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz» buyurdu.
Peygamberimiz namaz kılarken sevgili torunları Hasan ve Hüseyin omuzlarına çıkardı. O, ibadet halinde bile çocukların bu davranışını hoş karşılar, oyunlarına engel olmazdı.
Bir yerde otururken kızı Hz. Fatma gelince, ayağa kalkar, O'nun alnından öper ve O'nu yerine oturturdu. O sadece kendi çocuklarını ve torunlarını değil, kimin çocuğunu görürse onunla konuşur, hatırını sorar ve severdi, çocuklara, hoşlarına giden şeyler vererek sevindirirdi. O, müslüman olmayan kimselerin çocuklarını da sevip okşardı.
Peygamberimiz, çocuklarla çok ilgilenirdi. Bir defa çocuklar arasında koşu düzenledi, kendisi de yarışın sona ereceği noktada durdu. Koşarak yanına gelen çocukları öptü ve kendilerine hediyelerini verdi. (85)
Peygamberimiz, çocuklarla ilgili şu öğütlerde bulunmuştur:
«Allah'tan korkun çocuklarınız arasında adaletli davranın.»(86)
«Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever.» (87)
Özet olarak Peygamberimiz; içi ve dışı tertemiz, kalbi; şefkat ve merhamet duyguları ile dopdolu, başkalarını kendinden çok düşünen, ömrünü insanlığın kurtuluşu için harcayan büyük bir Peygamber, en üstün ahlâkî faziletleri kendinde toplayan örnek bir şahsiyet idi.
Ne mutlu, O'nun gösterdiği aydınlık yoldan gidenlere...
Ne mutlu, O'nun yaşayışını ve ahlâkî davranışlarını örnek alanlara...

 

Logged

Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 127435


View Profile
Re: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)
« Posted on: 05 Eylül 2008, 11:16:07 Cum »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) oyunları, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) programı, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) oyunu indir, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) program yükle, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) download, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hikayeleri, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) resimleri, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) haber, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) yükle, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) videosu, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
yellowhunter
1 Kalp
*

Rep : +27/-23
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1833


ERGENEKON YURD'UN ADI BÖRTEÇİNE KURD'UN ADI

1123 taha.talan@hotmail.com taha+talan taha+talan
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2006, 19:07:19 Cts »

paylaşımın için teşekkürler...
Logged



sessiz_kız
1 Kalp
*

Rep : +257/-29
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1285



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 16 Şubat 2007, 19:09:01 Cum »

paylaşımın çok gerekli ve çok güzel arkadaşım..
Logged

After all, we know there is still a chance after all these errors.The last thing in the world I want is someone convicted of a crime they didn't do

İstiyor olduğum dünyada son şey, onların, yapmadığı bir suçtan suçlu bulunan birisidir.
Sonuçta, bütün bu hatalardan sonra hala bir şans olduğunu biliyoruz.


                     Herşey yıkılıp gidebilir,
                Ama geride kalan şeylerle eğer
        Ben hala iyi bir hayat kurmaya çalışıyorsam,
İşte o zaman anlamlı biçimde yaşamaya çalışıyorum demektir...
tutsakkelebek
1 Kalp
*

Rep : +6/-0
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 420


Oº°‘¨ sinem ¨‘°ºO


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 26 Ağustos 2008, 20:59:41 Sal »

Gerçektende çok güzel ve hem geerekli hemde faydalı bilgiler bunlar emeğine sağlık cnm...
Logged

Bana hayatından vazgeçermisin diye bir soru sormuştun.Bende hayır demiştim.Sende kızıp gitmiştin ama hayatımın sen olduğunu bilmiyordun...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: