
Mesaj Sayısı: 4459
Üye No: 6353
Cinsiyet:
Rep : +397/-164
Pano: sana yakın,senden uzakta biryerlerdeyim
|
 |
« : 13 Aralık 2006, 21:59:59 Çrş » |
|
Kahramanlar ve fırsatçılar
Clint Eastwood gerek estetik gerek politik yönden son yılların en sağlam savaş filmine imza attı
Alin TAŞÇIYAN
"Atalarımızın Bayrakları / Flags of Our Fathers" Neredeyse renksiz bir film "Atalarımızın Bayrakları". II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru, volkanik Iwo Jima Adası'na Amerikan donanmasının yaptığı çıkartmayı okyanusun mavisini de kanın kırmızısını da soldurup adayı kaplayan tüfün siyahını baskın hale getirerek görüntülemiş Tom Stern. Çünkü Clint Eastwood, Amerikan tarihinin karanlık ve kirli bir sayfasını anlatıyor "Atalarımızın Bayrakları"nda. 76 yaşına gelmesine rağgitgide artan bir enerjiyle film üreten ve her yeni filminde konvansiyonların dışına taşıp izleyiciyi şaşırtan Eastwood bu kez de yapıyor yapacağını. Amerikan tarihinin ikonlarından birini kırıyor. Kahramanlık kavramını, bayrak simgesini, savaş ekonomisini sorguluyor, kahramanların gerek moral gerek ekonomik nedenlerle nasıl kullanıldığını ve medyanın bundaki rolünü tartışıp tarihle hesaplaşıyor. "Atalarımızın Bayrakları" James Bradley ve Ron Powers'ın Amerikan askerlerinin Iwo Jima Adası'nı ele geçirmesini konu alan aynı adlı kitaptan uyarlandı.
Savaşın dehşetini sergiliyor Associated Press Ajansı'ndan Joe Rosenthal'in 23 Şubat 1945'te çektiği, Suribaçi Dağı'na beş piyade ve bir donanma sıhhiyecisinin bayrak dikme fotoğrafı halkın moralinin bozulduğu ve ABD'nin iflasın eşiğine geldiği bir anda hızır gibi yetişmiş. Gazeteler üst üste baskı yapınca fotoğrafta yer alan altı askerden sağ kalan üçü hemen ülkeye döndürülüp halka devlet tahvili satışı için turneye çıkarılmış. Stadyumlarda, balo salonlarında törenlere katılıp tahvil pazarlamışlar. Filmin başında Rosenthal, "Bir savaşı bitirmek için tek fotoğraf yeter" diyor. İddiasına göre Vietnam Savaşı'nı nasıl AP muhabiri Eddie Adams'ın, polis şefi Nguyen Ngoc Loan'un Saygon'da sokak ortasında bir Vietkong mensubunu kafasına kurşun sıkarak idam etmesini gösteren fotoğrafı kaybettirdiyse, II. Dünya Savaşı'nı da Suribaçi Dağı'na bayrak dikme fotoğrafı kazandırdı. Bu "kazandırma"nın, fotoğrafın ve bayrağın gerçek öyküsünü filmde izliyoruz. Askerlerin neden kendilerini kahraman diye nitelemediklerini, ömürleri boyunca neden çocuklarına savaşta yaptıklarını anlatmadıklarını öğreniyoruz. Steven Spielberg ile ortak yapımcılığını da üstlendiği filme "Er Ryan Iwo Jima'da" diye irkilebileceğimiz bir başlangıç yapıyor Eastwood. Savaşın bütün dehşetini açıkça sergiliyor. "Kahraman" askerlerin turnesinden ve aralarından sıhhiyecinin ölümünden sonra oğlunun yaptığı araştırmadan sahnelerin arasında Eastwood sık sık savaşa dönüp sönmüş volkanı yeniden tüttüren çarpışmaları görüntülüyor, acıyı ve korkuyu izleyenin teninde hissettiriyor.
Zihinleri berraklaştırıyor Böylece Pasifik'teki savaştan çok uzakta sahneye konan, askerlerin deyişiyle "fars"ın gayri ahlaki boyutunu çok daha iyi anlıyoruz. Hele kahraman ilan edilmekte en gönülsüz davrananın, kayıplardan en çok acı çekenin ve içine düştükleri oyuna ancak sarhoş olarak katlanabilenin "reis" hitap edilen Pima kabilesinden bir Kızılderili olması bu filme bambaşka bir boyut katıyor. Durmaksızın vurgulanan Amerikalılığın ne olmadığını Ira Hayes'in trajik öyküsü aracılığıyla net biçimde belirtiyor. Demokrasisiyle meşhur ABD'de o dönemde (ve 20 yıl daha) ırkçı yasalar geçerliydi ne de olsa. Yine de laf etmeyelim Amerikan demokrasisine: Bu filmdeki can alıcı eleştirilerden ötürü Clint Eastwood'u "halkı askerlikten soğutma", "Amerikalılığa hakaret", "bayrağa hakaret" vb. suçlardan yargılamaya kalkmadılar. Politik yaklaşımında orta sağ çizgiden sapmadan, sinemasal tarzında melodrama kayan şiirselliğini koruyarak, duyarlılığıyla insanı kanırtan ama yerinde eleştirileriyle zihin berraklaştıran bir tonda son yılların en iyi savaş filmlerinden birine imza attı Eastwood. Aynı savaşı Japon bakış açısından aktardığı "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı iple çekiyoruz.
|
|
|
|
|
Logged
|
_bir demet çiçeğe bir kucak dolusu gül,bir adım sevgiye bin adım saygı,bir damla aşka bir ömür verecek kadar sevdin seni_
|
|
|
Etiketler :
Kahramanlar ve fırsatçılar, Paylaşım, Oyun, Kahramanlar ve fırsatçılar, Film, Eğlence, Kahramanlar ve fırsatçılar, Dizi, komik, Kahramanlar ve fırsatçılar
|
|
|
« : 13 Aralık 2006, 21:59:59 Çrş » | |
ekox
multihunter
4 Kalp

Mesaj Sayısı: 12760
Üye No: 6402
Cinsiyet:
Rep : +3211/-232
|
emeğine sağlık arkadaşım paylaşım için teşekkürler
|
|
|
|
|
Logged
|
єℓєşтιямє вєηι,вєğєη∂ιуѕєη тαк∂ιя єт...нσşυηα gιтмιуσямυуυм кαƒαηα тαкмα ѕιктιя єт... Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüzbirinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir."
|
|
| Yanıtla #1 |
« : 14 Aralık 2006, 11:00:41 Prş » | |
|
|
ellerine saglık paylaşımın için saol....!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
| Yanıtla #2 |
« : 16 Aralık 2006, 16:05:35 Cts » | |

Mesaj Sayısı: 1590
Üye No: 3907
Cinsiyet:
Rep : +24/-11
Pano: sevenler mutlu olsaydi meyhaneler dolmazdi
|
paylaşim için teşekkurler 
|
|
|
|
|
Logged
|
hayatta dost için ölmek kolaydır ama ugruna ölünecek dostu bulmak zordur
hayatta öyle dost seçki sen onun için ölmeyi düşünürken o senin için çoktan ölmüş olsun
|
|
| Yanıtla #3 |
« : 28 Nisan 2007, 16:56:52 Cts » | |
|