ZUZUU: MUDOM ZUZUN SENİ ÇOK SEVİYO AMA BAZILARI YÜZÜNDEN GEÇİCİ AYRILIK YAŞASAKTA GÜNEŞ GİBİ DOĞACAZ VE HEP BERABER OLCAZ AMA ZAMANA İHTİYACIMIZ VAR ZAMANA HER NE OLURSA OLSUN SENİ HEP SEVDİM VE HEP SEVECEĞİM SONSUZ AŞKIMMMMMMMM| ELiTLiN: Seni Seviyorum|

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Osmanlının Çöküşü  (Okunma Sayısı 571 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lolitop_004
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 0
  Üye No: 4349
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +411/-243

Üyelik Bilgileri
« : 25 Kasım 2006, 11:58:02 Cts »



GÜNEŞ

Bir masal ülkesinde...
Bir zamanlar...

O ülkede sular beyaz akıyormuş...
Bembeyaz kar gibi çayırlar,
Ak dağlar varmış...
Gök bile beyaz mı beyazmış...

Bulutlar beyaz,
Ağaçlar beyaz,
Kuşlar da beyazmış, bembeyaz...
Hür uçuyorlarmış sonsuz gökyüzünde
Beyaz güneşe karşı...
İnsanlar mı ?
Beyazmış hepsi kar gibi...
Ekmek beyazmış
Herşey, herşey, bembeyaz, ak pak...
Sonra birgün karar vermiş gökyüzü
Yıldırımlar uzanmış göklerden
Yakın geleceğe ...
Yakmış her tarafı ateşleri sıcak savaşın...

Denizler gökler kararmış,
Yanmış tarlalarda ekinler...
Kapkara olmuş insanlar, yerler, ormanlar...
Gündüzler de gece olmuş...

O ülkenin güneşi kaybolmuş...

İskender Ali MİHR
Ağustos 97
Bir zamanlar Osmanlı, tıpkı bu şiirdeki gibi bir masal ülkesiydi. İnsanlarının çoğunluğu tasavvufu yaşıyordu. Esnafı, sanatkarı elindeki işi hep en iyi şekilde yapmaya çalışırlardı. Çeliğe çifte su katmanın tekniğinin, zamanımıza kadar solmadan kalan kök boyaların, hala daha rengi ve parlaklığı yakalanamayan çinilerin sırrı hep Osmanlı'da saklı. Kadılar padişahları dahi yargılayabilirlerdi. Askerler geçtikleri yerlerde meyve bahçelerinden meyve alırlarsa, her bir meyvenin yerine bir kese altın asarlardı. Sabah namazından sonra kimse uyumazdı. Komşu dükkanlar birbirlerinin gözünün içine bakarlardı; kendisi siftahını yaptıysa komşusu da yaptı mı diye. Güleç yüzlü, şen dervişlerin diyarıydı Osmanlı. Onlar tasavvufu yaşardı. Sarayda tasavvuf vardı. Çarşıda tasavvuf vardı. Evde tasavvuf vardı. Sonra yavaş yavaş bozuldu masal ülkesi; eridi, tükendi, yıkıldı. Nasıl mı?

Saraya Allah'ın evliyasının yerine cinci hocalar girdiler ve yerleştiler. Unutmayın Osmanlı'nın yükselme devresi boyunca sarayda bütün padişahlar tasavvuftandı. Hepsinin de mürşidleri vardı ve her biri o mürşidin Allah'tan aldığı emirleri yaparak o şerefli yere geldiler; emri ifa ederek.

Sevgili ziyaretçiler, Osmanlı tarihinin yükselme devresine (1299-1699; dörtyüz yıl) dikkatle bakın. Nesilden nesile hep; ama hep evliyaların ülkenin hayatında en önemli rolü oynadıklarını göreceksiniz.
Tasavvuf, Allah'ın bütün güzelliklerini hem esnaf kesimine, hem asker kesime yaşatmış. Hem asker kesiminde, hem esnaf kesiminde bütün esnaf, bütün asker tasavvuf mensubuydu. Saraydaki padişah da ona bağlı olan onun yakın idare merkezinde bulundurduğu kişiler, yakın çevresi, hepsi tasavvuftandı. Böyle olunca ne olur? Böyle olunca Allah'ın ordusu olur. Böyle olunca Allah'ın esnafı olur.

400 sene dünya üzerinde Nizam-ı âlem bir Osmanlı oluştu; aleme nizam veren Osmanlı.

Sonra mı? Sonra saraydan başlayarak her yere cinci hocalar girdiler ve adım adım tasavvufu; yani Allah'a teslim olma sistemini, lonca sistemini pare pare parçaladılar. Neticede esnaf adım adım ahlâkın dışına taştı ve hangi okuldan olursa olsun yetişenler artık eskisi gibi aynı standartlara bağlı değildi.

Mesela bir yeniçeri teşkilatına baktığımız zaman başlangıçta yeniçeri ocağına tasavvufa girmeyen, bir mürşide tâbî olmayan hiç kimsenin girmesi mümkün değildi. Yeniçeri evlenemezdi. Yeniçeri sadece askerdi ve muhteşem bir kudret gösterisinin sahibiydi. Ama saraya cinci hocaların girmesi sadece sarayı paralize etmedi. Her tarafa bunlar yayıldılar ve yeniçeri ocağında da artık insanların sadece küçük bir kısmı tasavvuftandı. Çoğu tasavvuf dışındaydı, herkes evleniyordu, herkes ticaret yapıyordu. Yetmez bir de gidip yeniçeri ocağından hiç oraya uğramadığı halde ücret alıyordu. Bu noktaya gelmişti iş ve bunların arkasında hep tasavvufun düşmanlarının, Allah'ın düşmanlarının oynadığı şeytani oyunlar yer almıştı.

Biliyorsunuz ki Osmanlı'yı yükselme devresi boyunca en üstün noktalara taşıyan bir grup insan, akıncılardı. İbrahim Paşa, zamanında onları sıfırlanıncaya kadar, yalnız bırakarak savaş alanına sürdü. Onların yok olmasına sebebiyet verdi. Allah'ın düşmanları Allah'ın dostlarının kökünü kazıdılar.

Sevgili ziyaretçiler, işte bugün gene o ahlaksız ortam bütün boyutlarıyla ortada değil mi? Her türlü ahlaksızlığın, rüşvetin, suistimalin, devletin soyulmasının bütün boyutlarıyla devrede olduğu bir dönemde yaşamıyor muyuz? Aynı şey değil mi yaşanan? Ülkenin kurtuluşu ahlaklı bir kadronun, rüşvet almayacak bir kadronun, suistimallere katılmayacak olan bir kadronun görev almasıyla ancak gerçekleşir ve böyle bir kadro Türkiye'de mevcuttur.

Sevgili ziyaretçiler muhtevaya dikkatle bakın ahlâk diye artık bir mevcudiyet yok.. Ahlâkî yapımız mahvolmuş. Bugün de Türkiye'de cinci hocalar Türkiye'nin her yerinde faaliyettedir, hüküm fermadır. Bir taraftan büyü yaparlar, hüddam yaparlar; öbür taraftan da bunları bozarlar. Hem büyüyü yaptırandan, hüddamı yaptırandan para alırlar; hem de o yaptıkları büyüyü bozdukları zaman cinlerin ve büyünün tasallutuna uğramış zavallı insanlardan bir defa daha para alırlar ve şeytanla işbirliğine dayalı bir hayat yaşarlar.

Sevgili kardeşlerim, bir gün bu ülke mutlaka Osmanlı'ya lâyık bir ülke olacaktır. O'nun, Osmanlı'nın mirasına sahip olan, Osmanlı'nın torunları hamd olsun ki bu güzelliğin sahipliğini kıyamete kadar sürdüreceklerdir.

Logged

BEN NE SAVAŞLAR VERDİM KENDİME...
BİR RABBİM ŞAHİT SOR NE ZAMAN VURDUM KENDİMİ EN SON...
KATİLİM OLDUM HER GECE NEDENSE..!!!
Etiketler : Osmanlının Çöküşü, Paylaşım, Oyun, Osmanlının Çöküşü, Film, Eğlence, Osmanlının Çöküşü, Dizi, komik, Osmanlının Çöküşü
« : 25 Kasım 2006, 11:58:02 Cts »
korayand
2 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 2010
  Üye No: 7967
  Cinsiyet: Bay
  Rep : +16/-10
  Pano: yanlızlık guzel şeydir; zor olsada

Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2006, 19:18:59 Prş »

:::::::::paylasımmm için tesskkurler:::::::::::
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yanıtla #1
« : 30 Kasım 2006, 19:18:59 Prş »
lolitop_004
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 0
  Üye No: 4349
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +411/-243

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 30 Kasım 2006, 20:01:02 Prş »

ben teşekkür ederim...
Logged

BEN NE SAVAŞLAR VERDİM KENDİME...
BİR RABBİM ŞAHİT SOR NE ZAMAN VURDUM KENDİMİ EN SON...
KATİLİM OLDUM HER GECE NEDENSE..!!!
Yanıtla #2
« : 30 Kasım 2006, 20:01:02 Prş »
manyak kız
3 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 7423
  Üye No: 7965
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +608/-168

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 07 Aralık 2006, 17:16:07 Prş »

paylaşım için teşekkürler
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yanıtla #3
« : 07 Aralık 2006, 17:16:07 Prş »
lolitop_004
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 0
  Üye No: 4349
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +411/-243

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 16 Aralık 2006, 17:36:25 Cts »

ben tşkr ederim saolun....
Logged

BEN NE SAVAŞLAR VERDİM KENDİME...
BİR RABBİM ŞAHİT SOR NE ZAMAN VURDUM KENDİMİ EN SON...
KATİLİM OLDUM HER GECE NEDENSE..!!!
Yanıtla #4
« : 16 Aralık 2006, 17:36:25 Cts »
M-E-R-v-E
Operator
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 12920
  Üye No: 2974
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +2386/-70
  Pano: FeNeRbAhçEm :)

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 25 Ocak 2007, 17:09:18 Prş »

paylaşım için teşekkürler...
Logged

Bize fiziği yanlış öğrettiler...
Insan sesi uçak sesini bastıramaz
dediler...
Onlar Şükrü Saraçoğlu'nu görmediler...

Bize muziği yanlış öğrettiler
En zor olanı çok sesli korodur dediler
Onlar 55,000 Fenerliyi aynı anda görmediler...

Bize edebiyatı yanlış öğrettiler.
En güzel eserler aruzla yazılır dediler.
Onlar Fenerbahçe şiirlerini dinlemediler...

Bize coğrafyayı yanlış öğrettiler.
Brezilya, kahvesiyle meşhur dediler.
Onlar Alex'i hic görmediler...

Bize efsane aşkları yanlış öğrettiler.
Kerem'le Aslı, Ferhat'la Şirin dediler.
Onlar Fenerbahçe aşkını hiç bilmediler...
Yanıtla #5
« : 25 Ocak 2007, 17:09:18 Prş »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: