ZUZUU: MUDOM ZUZUN SENİ ÇOK SEVİYO AMA BAZILARI YÜZÜNDEN GEÇİCİ AYRILIK YAŞASAKTA GÜNEŞ GİBİ DOĞACAZ VE HEP BERABER OLCAZ AMA ZAMANA İHTİYACIMIZ VAR ZAMANA HER NE OLURSA OLSUN SENİ HEP SEVDİM VE HEP SEVECEĞİM SONSUZ AŞKIMMMMMMMM| ELiTLiN: Seni Seviyorum|

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lanetlİ Ada  (Okunma Sayısı 316 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
emine
Banned
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 0
  Üye No: 3015
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +1/-0
  Pano: Sevmek yürek ister...

Üyelik Bilgileri
« : 11 Kasım 2006, 14:01:29 Cts »



Summerisle Cemaati!
 


Lanetli Ada, ‘Kapalı Toplum’ tehlikesi üzerine sağlam bir senaryo ve ilginç bir film. “İnsanlar içinde insanlardan bir insan ol” diyen kültürümüzün kıymetini daha iyi anlamamızı sağlıyor.
   

--------------------------------------------------------------------------------

1973 yapımı ve Robin Hardy filmi olan The Wicker Man (İster Çöp Adam, ister Korkuluk deyin) sadece İngiliz sinemasının değil, sinema tarihinin en özgün filmlerinden biridir. Aslında ‘Sinemada Ada’ başlı başına bir yazı konusudur ya neyse! İş bu 84 dakikalık kült filmde özellikle Christopher Lee, ‘Adanın sahibi’ rolüyle izleyeni kendisine hayran bırakmıştır. Aradan epey bir süre geçtikten sonra konuya el atan Hollywood, küçümsenmeyecek birtakım değişikliklerle aynı temayı, aynı isimle tekrar filme çekti. Vizyona giren The Wicker Man- Lanetli Ada filminin konusu şöyle:

Kaliforniya otoyol devriyesi olarak görev yapan polis memuru Edward (Nicholas Cage), annesiyle seyahat eden küçük bir kızın kayıp oyuncak bebeğini geri vermek için arabalarını durdurur. Oyuncak bebeği geri verirken, kontrolden çıkan bir kamyon duran arabaya çarparak alev almasına neden olur. Edward içinde sıkışanları kurtaramadan şiddetli bir patlama meydana gelir ve otomobil alevler içinde kalır. Bu kader midir? Edward arabayı durdurmasa, kamyon çarpmayacaktır; ancak öte yandan aracın içindeki kız, oyuncak bebeği tekrar yola atarak, Edward’ın hayatını kurtarmıştır!

Bunalıma giren Edward, anne ve kızın son bakışlarının resmini kafasından silebilmek için ilaçlarla dolu birkaç ay geçirir. Tam da bu esnada, bunalımlı polisimiz eski nişanlısı Willow’dan (Kate Beahan) onu Summerisle adlı bir adaya sürükleyecek olan bir mektup alır. Willow, yıllar önce Edward’ın hayatına girmiş ve aniden ortadan kaybolmuştur. Mektubunda, küçük kızı Rowan’ın kayıp olduğunu ve onu bulması için bir tek ona güvenebileceğini yazar. Summerisle adası özel mülkiyet olmakla beraber, sakinleri eski unutulmuş gelenekleri yaşatmakta ve kendileri de bu şekilde yaşamaktadırlar. Edward bunu hayatını yeniden rayına koyabilmek için bir fırsat olarak değerlendirir ve gitmeye karar verir.

Adaya vardığında işinin kolay olmayacağını kavraması uzun sürmez. Kendine özgü kültürünü ve geleneklerini oluşturmuş olan ada halkı ve başlarındaki Rahibe Summerisle (Ellen Burstyn), araştırmasının saçma olduğunu; çünkü adada Rowan adında bir kızın hiç yaşamadığını söylerler Edward’a.

Ama adanın sırları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayınca, Edward burada yaşayanların hiç de masum olmadıklarını, antik ve pagan âdetler yerine getirilmek üzere, avcının ava dönüşeceği bir maceranın içinde olduğunu çok geç anlayacaktır!

Film bana M. Night Shyamalan’ın The Village- Köy’ünü hatırlattı. Orda da, modernizmi reddeden küçük bir topluluk kendilerine bir ormanın derinliklerinde ada oluşturmuş, kendi geleneklerine göre yaşıyorlardı. Filmin 33 yıl önceki referansına göre en büyük farklılığı, adanın tuhaf bir Amazon topluluğuna dönüşmesi. Dolayısıyla C. Lee’nin canlandırdığı Lord Summerisle’nin yerine Ellen Burstyn’in canlandırdığı Sister Summerisle alıyor. Ancak hakkını teslim etmek lazım ki, atmosfer ve merakı diri tutmak adına öncekinden hiç de aşağı değil bu yeni çevrim. Filmin açılış sekansı ne kadar etkileyici ise finali de o kadar sönük ve hayal kırıklığı. Zaten salondan çıkan seyircinin ve sinema otoritelerinin filme dudak bükmelerinin sebebinin bu olduğunu düşünmekteyim. Lanetli Ada büyük puntolarla ve açıkça söylemese de, ‘Kapalı Toplumlar’ın tehlikesi üzerine yazılmış sağlam bir senaryo ve enteresan bir film. Özellikle “İnsanlar içinde insanlardan bir insan ol” diyen kendi kültürümüzün kıymetini daha iyi anlamamızı sağlıyor bu nedenle. Bireysel olarak kendi adasına kapanmaya bile zoraki izin veren bir kültürün, topluluk hâlinde kendini soyutlamayı onaylaması düşünülemez bile.

Elbette akıllara Fatih Çarşamba örneği gelecek. Bunun ne kadar onaylanır bir yaşam tarzı olduğunun kararını bir sinema eleştirisi veremez şüphesiz; ancak filmdeki atmosfer ile yaşadığımız ülkenin farkı, Türk medyası ayağının olmaması. Koyacaklardı bir iki zıpkın gibi jakoben yayın yönetmeni ve köşe yazarı, atılacaktı “Rahibe Summerisle Jet-Skiye binerken” manşeti, film tadından yenmezdi!...

Gülüyoruz ama bizim ülkemiz işte!



LANETLİ ADA
Yönetmen: Neil LaBute
Senaryo: Neil LaBute
Oyuncular:Nicolas Cage,Ellen Burstyn,,Kate Beahan,Frances Conroy,Molly Parker,Leelee Sobieski

Logged

Sanma gidişin benim bitişim bu senin böyle son sevilişin....!!! 
Etiketler : Lanetlİ Ada, Paylaşım, Oyun, Lanetlİ Ada, Film, Eğlence, Lanetlİ Ada, Dizi, komik, Lanetlİ Ada
« : 11 Kasım 2006, 14:01:29 Cts »
korayand
2 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 2010
  Üye No: 7967
  Cinsiyet: Bay
  Rep : +16/-10
  Pano: yanlızlık guzel şeydir; zor olsada

Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2006, 18:27:30 Cts »

paylasımmm için tesskkurler arkadasımmmm....
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap



Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yanıtla #1
« : 11 Kasım 2006, 18:27:30 Cts »
samuray_61
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 1590
  Üye No: 3907
  Cinsiyet: Bay
  Rep : +24/-11
  Pano: sevenler mutlu olsaydi meyhaneler dolmazdi

Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« Yanıtla #2 : 28 Nisan 2007, 16:54:35 Cts »

paylaşim için teşekkurler Smile
Logged

hayatta dost için ölmek kolaydır ama ugruna ölünecek dostu bulmak zordur


hayatta öyle dost seçki sen onun için ölmeyi düşünürken o senin için çoktan ölmüş olsun
Yanıtla #2
« : 28 Nisan 2007, 16:54:35 Cts »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Arama Anahtarları

 
Gitmek istediğiniz yer: