ZUZUU: MUDOM ZUZUN SENİ ÇOK SEVİYO AMA BAZILARI YÜZÜNDEN GEÇİCİ AYRILIK YAŞASAKTA GÜNEŞ GİBİ DOĞACAZ VE HEP BERABER OLCAZ AMA ZAMANA İHTİYACIMIZ VAR ZAMANA HER NE OLURSA OLSUN SENİ HEP SEVDİM VE HEP SEVECEĞİM SONSUZ AŞKIMMMMMMMM| ELiTLiN: Seni Seviyorum|

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?  (Okunma Sayısı 801 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ablaların_ablası
Deneme Moderatör
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 5753
  Üye No: 14526
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +1194/-9
  Pano: Hayat Kadere İnat Seni Sil Baştan Yaşayacağım ...

Üyelik Bilgileri
« : 13 Temmuz 2008, 12:14:06 Paz »



Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?

Çocuklar hikaye ile anlatılan konuları daha kolay ve daha istekli öğrenirler. Allahı ve sıfatlarını öğretirken Lokman(a.s.) ile oğlu arasında geçen konuşmaları hikaye şeklinde anlatabiliriz. Ben çocuklarıma Peygamberimizi anlatırken çocukları ne kadar çok sevdiğini torunları Hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimizden ve kızı Fatıma anamızdan örnekler vererek hikaye şeklinde anlatmıştım. Keza gösterdiği mucizeleri anlatırken de hikaye yolunu seçmiştim. Meselâ, sevgili Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir hicret için Sevr mağarasına gizlendiklerinde yaşanan örümcek ve güvercin mucizesini hikaye suretinde anlattığımda, oğlum dört yaşındaydı. O kadar hoşuna gitmişti ki, Babacığım, bir daha anlat demişti.
Lokmanın(a.s.) oğluna yaptığı öğütlere baktığımızda ilk sırada Allahtan başka ilâh yoktur inancının geldiğini görüyoruz. Lokman oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum, dedi, Allaha ortak koşma, çünkü bu büyük bir haksızlıktır (bkz. Kurân, 31:13). Biz de, bu âyetten hareketle, çocuklarımıza Allahın büyüklüğünü anlatacağız. Kâinatı, güneşi, yıldızları, ayı, dünyayı ve üzerindeki bütün canlıları yaratan Odur. Dünyanın en güçlü kralına da, küçücük sineğe de can veren Odur. Allahtan başka ilâh yoktur. İbadete ve duaya lâyık ancak Odur. Ancak Allahın önünde eğilir (namaz kılar) ve gücümüzün yetmediği şeyleri Ondan isteriz. Eğer Allahı unutur, mal, para ve makam elde etmek için başkalarının önünde eğilirsek Allaha ortak koşmuş, büyük bir haksızlık yapmış oluruz.
Lokman(a.s.) öğüdüne devamla, Yavrucuğum, dedi, yaptığın en küçük bir iş (iyilik veya kötülük) bir kayanın içinde, göklerde veya yerin derinliklerinde olsa dahi Allah onu görür. Doğrusu Allahın her şeyden haberi vardır. (bkz. Kurân, 31:16). Biz de Lokman(a.s.) gibi, çocuklarımıza Allahın yaptığımız herşeyi gördüğünü, aklımızdan ve kalbimizden geçen en gizli duyguları bildiğini, Ondan hiçbir şeyi gizleyemeyeceğimizi, iyi şeyler yaptığımızda çok hoşuna gideceğini ve bizi seveceğini anlatmalıyız.
Sonraki âyetlerde, Lokman (a.s.): Yavrucuğum, der, namazı kıl, (insanlara) iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. İnsanları küçümseyerek onlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Konuşurken sesini yükseltme, unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir. Doğrusu bunlar üzerinde durulmaya değer şeylerdir (bkz. Kurân, 31:17-19). Bu âyetlerde hem Allaha, hem de Onun yarattığı insanlara karşı görevlerimiz sıralanmakta; adab-ı muaşeret kurallarının bir özeti verilmektedir. Bunları çocuklarımıza anlatırken kelime ve açıklamalarımızı onların yaşına ve anlayışına göre seçmemiz gerekir.

Sorulara Çocuk Mantığı ile Yaklaşmalıyız

Çocukların her konudaki sorularına cevap verirken yetişkin mantığı ile değil, çocuk mantığı ile düşünmeliyiz. Yapacağımız küçük bir hata onların zihinlerini karıştırmaya yetecektir. Çocuklar dört yaşına kadar ben-merkezci bir düşünceye sahiptir. Canlı cansız ayırımı yapamazlar; onlara göre herşey canlıdır. Bu sebeple masallarda geçen olayların tamamına inanırlar, uydurma olduğunu düşünmezler.
Okul öncesi eğitimde masalların ve dinî hikayelerin rolü büyüktür. Masal kahramanlarının şahsında doğru davranışları öğretmek kolaylaşır. Çocuk kendisini kahramanın yerine koyar, onunla özdeşleşir.
Çocuklar yaptığımız basit açıklamalarla yetinir, fazlasını merak etmezler. Bir anne anlatmıştı: Dört yaşındaki çocuğum bana, Anne, dedi, neden Allahı göremiyoruz? Ben de, gözlerimiz küçük olduğu için Allahı göremeyiz, dedim. Kendi kendine mırıldandı: Evet, gözlerimiz küçük olduğu için Allahı göremeyiz. Bu cevap ona yetti, başka soru sormadı. Büyük çocuklara bu açıklama yeterli olmayabilir. Niçin Allahı göremiyoruz, Allah nerededir, ne kadar büyüktür? gibi soruların cevabını vermemiz ve onların şüphelerini ve zihinlerindeki yanlış imajları düzeltmemiz gerekir. Ben, on yaşında bu soruları soran oğluma karşılıklı diyalog yoluyla cevap vermiştim. Önümüzde duran masayı göstererek sordum:
 Bu masa kendi kendine olur mu?
 Olmaz.
 Yani bunu yapan biri var, diyorsun.
 Evet.
 Şu giydiğimiz terlikler ve ayakkabılar da kendi kendine olmaz, değil mi?
 Olmaz.
 Onları kim yapıyor?
 Adamlar.
 Evet, adamlar yapıyor. Biz onlara ayakkabıcı diyoruz.
 Ayakkabı kendisini yapan ayakkabıcıya hiç benziyor mu? Ayakkabıcının ağzı, gözü, kulağı, ayağı, kolu var, yürüyor ve konuşuyor. Ayakkabıya bakıyoruz, kendisini yapan ustaya hiç benzemiyor, ne gözü var ne de kulağı, ne yürüyebiliyor ne de konuşabiliyor, değil mi?
 Evet.
 Basit bir masa ve ayakkabı kendi kendine olmazken, gökyüzünde gördüğümüz güneş, ay, yıldızlar ve üzerinde yaşadığımız şu dünya kendi kendine olur mu?
 Olmaz.
 Demek onları yapan, yani yaratan biri var. Kimdir O?
 Allah.
 Evet, dünyayı ve üzerinde yaşayan canlıları yaratan yüksek bilgi ve güç sahibi Biri var ve biz Ona Allah diyoruz. Nasıl ayakkabıcı yaptığı ayakkabıya hiç benzemiyorsa, Allah da yarattığı varlıklardan hiçbirine benzemez. Yemek, içmek, uyumak, bir evde oturmak bize mahsus şeylerdir. Allah, bize benzemediği için bunlardan hiçbirine ihtiyacı yoktur. Allahın varlığını biliyoruz, ama Onu göremiyoruz. Duyularımız, aklımız ve bilgimiz sınırlı olduğu için herşeyi göremez, herşeyi duyamaz ve herşeyi bilemeyiz. Allah melekleri nurdan yarattığı için onları da göremiyoruz.

 
Logged

Bazen çocuklukta kalmış,kaygısız günlerin hafifliği gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatın, geçmişin,gelecekle ilgili bütün düşüncelerin dışına çıkıyordum o zaman
Her şeyi bir kalemde silip atan
her şeye yeniden başlanabilinir sandıran bir duyguydu bu.. Hayat bir oyundu,                  
istediğimiz gibi oynayabileceğimiz bir oyun...
Etiketler : Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?, Paylaşım, Oyun, Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?, Film, Eğlence, Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?, Dizi, komik, Çocuklarımıza Allahı Nasıl Anlatacağız?
« : 13 Temmuz 2008, 12:14:06 Paz »
tutsakkelebek
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 1432
  Üye No: 22442
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +51/-9
  Pano: adı lazım deyil baş harfi (F)

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 31 Ağustos 2008, 15:18:55 Paz »

Ben ALLAH'I (C.C) kuzenime bile anlatamadım.Mantıklı bir açıklamaya ihtiyacım var.Küçük olmasına rağmen bir türlü inandıramadım.
Logged

!!!!!!!!!!KÆHROLSUN T€RÖRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!!!!!!!!!!
Yanıtla #1
« : 31 Ağustos 2008, 15:18:55 Paz »
ablaların_ablası
Deneme Moderatör
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 5753
  Üye No: 14526
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +1194/-9
  Pano: Hayat Kadere İnat Seni Sil Baştan Yaşayacağım ...

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2008, 18:45:20 Paz »

ben sana çok güzel bir anlatma şekli söyleyeceğim bir hikaye vardı onu bulayım anlatayım
Logged

Bazen çocuklukta kalmış,kaygısız günlerin hafifliği gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatın, geçmişin,gelecekle ilgili bütün düşüncelerin dışına çıkıyordum o zaman
Her şeyi bir kalemde silip atan
her şeye yeniden başlanabilinir sandıran bir duyguydu bu.. Hayat bir oyundu,                  
istediğimiz gibi oynayabileceğimiz bir oyun...
Yanıtla #2
« : 31 Ağustos 2008, 18:45:20 Paz »
ablaların_ablası
Deneme Moderatör
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 5753
  Üye No: 14526
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +1194/-9
  Pano: Hayat Kadere İnat Seni Sil Baştan Yaşayacağım ...

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 31 Ağustos 2008, 18:51:47 Paz »

Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında
okuduktan sonra vatanına
ateist olarak geri döner. Üç sorusuna hiç
kimse cevap veremediğinden dolayı
canı gayet sıkıntılıdır. Ebeveyni
oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük
ilim sahibi olan köyün hocasına
****ürürler. Hoca ve delikanlının arasında
geçen dialog şöyle devam eder.

Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma
cevap verebilecek misin?
Hoca: Allah'ın bir kuluyum ve
Onun izniyle sorularına cevap
verebileceğim.

Delikanlı: Emin misin? Profersörler
bile cevap veremedi bana.
Hoca: Allah'ın izniyle cevap vermeye çalışırım

Delikanlı: 3 sorum var
1. Allah yaşıyor mu? öyle ise,
şeklini bana göster
2. Takdir (kader) nedir?
3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa
neden cehenneme yollanıyor, cehennemde
ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl
yaksın. Tanrı bunu düşünemedi mi?


Bu arada, aniden bizim hocamız
delikanlının başı üzerinde bir saksı
kırar.

Delikanlı canı yana yana sorar; Neden
sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç
soruna bir cevabım der.

Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı
başında kırınca

Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun?

Delikanlı:
Evet

Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!

Delikanlı: Gösteremem.

Hoca: Bu benim ilk cevabım. Herkes
Allah'ın varlığını hisseder ama
Allah'ı göremez.

Hoca: Dün gece rüyanda benim
başında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı: Hayır.

Hoca: Bugün böyle birşey ile
karşılaşacağını hiç düşündün mü?
aklından geçti mi?
Delikanlı: Hayır

Hoca: Bu işte takdir dir (kader)

Hoca: Biz neyden yaratıldık?
topraktan yaratılmış değil miyiz ?
Delikanlı: Evet böyle denir.
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan
yapılmadı mı? Allah isterse ateşten
yaratılan şeytanı ateşin içinde
cezalandıramaz mı?


sende aynısını uygula bence
Logged

Bazen çocuklukta kalmış,kaygısız günlerin hafifliği gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatın, geçmişin,gelecekle ilgili bütün düşüncelerin dışına çıkıyordum o zaman
Her şeyi bir kalemde silip atan
her şeye yeniden başlanabilinir sandıran bir duyguydu bu.. Hayat bir oyundu,                  
istediğimiz gibi oynayabileceğimiz bir oyun...
Yanıtla #3
« : 31 Ağustos 2008, 18:51:47 Paz »
tutsakkelebek
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 1432
  Üye No: 22442
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +51/-9
  Pano: adı lazım deyil baş harfi (F)

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 02 Eylül 2008, 11:29:01 Sal »

çok teşekkür ederim cnm yaa ben bile bundan ders aldım.çok mantıklı bir açıklama gerçektende.bunu kuzenime anlatmaya çalışıcam.onunda aklı bir karış havada çünkü.
+2 rep Very Happy
Logged

!!!!!!!!!!KÆHROLSUN T€RÖRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!!!!!!!!!!
Yanıtla #4
« : 02 Eylül 2008, 11:29:01 Sal »
ablaların_ablası
Deneme Moderatör
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 5753
  Üye No: 14526
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +1194/-9
  Pano: Hayat Kadere İnat Seni Sil Baştan Yaşayacağım ...

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 03 Eylül 2008, 03:24:29 Çrş »

ay teşekkürler artı 1 rep:))

inşallah işe yarar
Logged

Bazen çocuklukta kalmış,kaygısız günlerin hafifliği gelip oturuyordu içime.
Günlük hayatın, geçmişin,gelecekle ilgili bütün düşüncelerin dışına çıkıyordum o zaman
Her şeyi bir kalemde silip atan
her şeye yeniden başlanabilinir sandıran bir duyguydu bu.. Hayat bir oyundu,                  
istediğimiz gibi oynayabileceğimiz bir oyun...
Yanıtla #5
« : 03 Eylül 2008, 03:24:29 Çrş »
tutsakkelebek
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 1432
  Üye No: 22442
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +51/-9
  Pano: adı lazım deyil baş harfi (F)

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 03 Eylül 2008, 11:40:03 Çrş »

inşallah cnm
+2 rep(diğer hikaye için) Very Happy
Logged

!!!!!!!!!!KÆHROLSUN T€RÖRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!!!!!!!!!!
Yanıtla #6
« : 03 Eylül 2008, 11:40:03 Çrş »
tutsakkelebek
1 Kalp
*

Offline
  Mesaj Sayısı: 1432
  Üye No: 22442
  Cinsiyet: Bayan
  Rep : +51/-9
  Pano: adı lazım deyil baş harfi (F)

Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 03 Eylül 2008, 19:27:24 Çrş »

pardon cnm ya sen üstteki msjı ciddiye alma.konuları karıştırdım Very Happy

ama ağzımdan çıktı bi kere.bi kere repledim seni Very Happy
Logged

!!!!!!!!!!KÆHROLSUN T€RÖRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!!!!!!!!!!
Yanıtla #7
« : 03 Eylül 2008, 19:27:24 Çrş »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: