Bu soykırımı Lütfen Unutmayın,
27 Haziran 1944 Tarihinde Yunanistan Çamerya'nın 3000 yıllık yerlisi Çamerya Arnavutlarını yurtlarından sürmek için harekete geçmiş. Çamerya Arnavutlarını katletmiş ve yurtlarından sürmüştür. Bu bir insanlık suçudur. Günümüzde batı dünyasından destek alan bu ülke; kendi toprakları üzerinde binlerce yıl yaşamış insanları yok etmiş ve bölgeyi ıssız bir biçimde topraklarına katmıştır.
AB içinde devamlı Türkiye'ye karşı olmaz dayatmalarda bulunan bu ülke kendi suçu ile yüzleşmeli Çam Halkına Topraklarını vermeli ve özür dilemelidir. Bu olaylar geçmiş yüzyıllarda değil bundan 62 yıl önce yaşanmıştır. Medeniyet dersini batının bu ülkesi almak zorundadır.
Herkestende ricam bu zulme uğramış kardeşlerimizin destekçisi olalım.
Çamerya Soykırımını UNUTMAYALIM VE UNUTTURMAYALIM.
BİZ ÇAMERYAYI UNUTMADIK SENDE UNUTMA
Saygılarımla,
Ekler;
1-) Stratejik Araştırmalar ve Etütler Komitesi Çamerya raporu
2-) Çamerya İnsan Hakları Derneği yayını; Çamerya Gerçeği(İnglizce olarak)
Stratejik Araştırmalar ve Etüdler Milli Komitesi Çamerya RaporuÇamerya Arnavutları ve 27 Haziran 1944 ÇAMERYA SOYKIRIMI:İkinci Dünya Savaşı hiç şüphesiz bütün Balkanları olduğu kadar Yunanistan'ı da sarsmıştır; önce İtalyan, sonra Alman ve Bulgar işgallerine uğrayan Yunanistan aynı zamanda, büyük bir iç savaş yaşamıştır [21] . İç Savaş'ta anti-komünist cepheyi oluşturan ve önce cumhuriyetçi sonra kralcı çizgide seyreden EDES (*) ve başındaki General Napoleon Zervas, bir taraftan komünist EAM-ELAS (**) kuvvetlerine karşı savaşırken [22], bir taraftan da Yunanlı olmayan unsurlara - Makedon ve Arnavutlar'a - karşı temizlik hareketleri yürütmekteydi. Bu saldırıların bir bölümü Epir bölgesine yönelmiş ve Çamerya'da yaşayan Arnavutlar hedef alınmıştı. Yanya çıkışlı Alman istihbarat bilgilerine göre, bir ara Almanlar'la işbirliğine giden Zervas, daha sonra İngilizler tarafından desteklenmiş [23] ve 1944 Haziran ayında Çamerya'da geniş çaplı bir katliam ve etnik temizlik gerçekleştirmiştir; bu aynı zamanda, Yunanistan tarihinde ilki 1821 İsyanı'nda [24], sonrakiler Balkan Savaşları ile Anadolu'yu işgal ettikleri 1919-1922 yılları arasında da yaşanan ve Yunanlılar'ın giriştiği çeşitli soykırım hareketlerinden biri olarak anılacaktır [25] İkinci Dünya Savaşı patlak verdikten sonra, İtalyan işgalinden önce Yunanistan'da genel seferberlik ilan edildiğinde (***),
Yunan vatandaşı olan Çameryalı Arnavutlar da hükümete başvurarak ortak düşmana karşı savaşmak üzere silah altına alınmak veya silahlandırılmak istemişlerdir. Atina bunun üzerine Çameryalılar'ı da seferberlik kapsamına almış, ancak silah vermek yerine, Arnavutları kazma kürekle inşaat işçiliğinde çalıştırılmıştır. Bu hareketler Arnavutlar'ın açıkça dışlanmasına, işin başlangıcında yaptıkları jestin kötüye kullanıldığı kanaatinin uyanmasına ve ayrıca, hükümete duyulan güvenin tamamen sarsılmasına yol açmıştır. İtalyan işgali sırasında ise, kısa süre önce yaptığı hatâyı bilen Yunan yönetimi, Arnavutlar'ın tepkisinden çekinerek, 14 yaş ve üzerindeki bütün erkekleri kitleler halinde toplama kamplarına sürmüş, bunları Midilli, Sakız adaları ile Korint'teki kamplarda toplamıştır. Sürgün sırasında savaş esiri gibi kendilerine çok kötü davranılan Arnavutlar böylece hem evlerinden koparılmış hem de cepheden uzaklaştırılmışlardır. [Fakat belki de daha önemlisi] Çamerya'da savunmasız kadınlar, yaşlılar ve çocuklar kalmıştı ki, bunlar cinayetlere, soygun ve tecavüzlere uğrayacaktı. Böylece Çamerya bölgesindeki Müslüman Arnavut halka karşı soykırım hareketi 27 Haziran 1944'de başladı... insanların çeşitli uzuvlarının kesilip parçalandığı, hamile kadınların, bebeklerin katledildiği bir vahşet söz konusuydu. Göz çıkarma, burun, kulak kesme ve benzeri vahşet sonucunda ilk 24 saat içinde sadece Paramiti 'de 600 'den fazla insan katledilmişti. 27 Haziran 1944 ile Mart 1945 arasında Filat'ta 1286 kişi, Gümenice (Gumenika) ve çevresinde 192 kişi, Margellic ve Parga'da ise 626 kişi öldürülmüş, meçhul kayıplar ve başka vak'alarda ise yüzlerce insan daha yok olmuştu. 1944 Haziran'ı ile 1945 Mart'ı arasında Yunanlılar bütün Çamerya'da sivil halktan 3242 kişiyi kat/etmişlerdir; bunlardan 2900'ü yaşlı veya genç erkek, 214 'ü kadın, 96'sı çocuktur. Ayrıca 745 kadına tecavüz edilmiş, 76 kadın kaçırılmış, 3 yaşından küçük 32 bebek katledilmiş, 68 köy yerle bir edilmiş, 5800 ev ve ibadethane [câmiler dahil] yakılmış ve tahrip edilmiş, evler talan edilmiş, o arada 84. 752 kilogram zeytinyağı, 674.344 kilogram buğday, 4453 iş ve koşum ******ı ile 49.435 ev / kümes ******ı çalınmıştır. Bütün bu vahşetin ardından, Mart 1945 'den sonra hayatta kalabilen Müslüman Arnavutlar anayurtlarını terk etmek zorunda kalmışlardır. Bu zoraki göç sonucunda aynı zamanda Yunan vatandaşı olan etnik Arnavutlar Arnavutluk'ta örgütlenmişlerdir... Savaş sonrasında yeni Arnavut yönetimi Çamerya Sorunu'nu uluslararası arenaya getirmek üzere Paris Barış Konferansı'nın gündemine taşımıştır. Burada Müttefik Devletler Dışişleri Bakanları Konferansı'nda da Çameryalılar'ın yeniden vatanlarına dönmek istedikleri ve mülklerinin iâdesi dile getirilmiştir... Müttefik hükümetlerinden Birleşmiş Milletler'e kadar çeşitli forumlara birer bildiri ve talep yazısıyla başvuran Çameryalılar'a kimse yardımcı olmamış, cevap dahi vermemiştir... 1945 Eylül'ünde Avlonya'da [Vlora-Arnavutluk] toplanan 2. Çamerya Kongresi'ne katılan İngiliz, Rus ve Yugoslav temsilcileri de, bu halkın sefaletini görmelerine rağmen, bir cevap veya destek vermemişlerdir. Binlerce aç ve evsiz Çameryalı Arnavut'a ancak 1.2 Milyon Dolarlık bir yardımda bulunulmuştur. 1947 ile 1990 arasında ise, gayrı-milli ve komünist Enver Hoca rejinıi bu konuda tamamen suskunluk içine girmiştir... 1945 olaylarından hemen sonra Yunanlı yöneticiler, bölgedeki demografik yapıyı alt üst etmek üzere buraya Yunanlı, Ulah ve Roman (Çingene) nüfus yerleştirme yoluna gitmiş; Ortodoks mezhebinden olup orada kalabilen Arnavutlar'a ise herhangi bir hak tanımamıştır. Ortodoks kimliğinin dışında Arnavut etnik kimliğini inkâr eden Atina'nın bu politikası sonucunda Çamerya Arnavutları kendi topraklarında kendi dillerini konuşamaz olmuşlar, yasaklarla sınırlandırılmışlardır. Asimile olmaları için de bütün tedbirleri alan Yunanistan, ayrıca sınırdışı edilen Çameryalı Arnavutlar'ın mallarını ve mülklerini yeni sâkinlere, hem de hiçbir yasal-hukukî dayanak olmaksızın dağıtmıştır. Şimdilerde ise, Yunan hükümeti Çamerya Arnavutları'na ülkeye giriş izni vermemekte, diş/ama ve ayrımcılık uygulamaktadır. [Bir ethnosid/küİtürosid uygulaması olarak] Yunan yönetimi bölgedeki bütün yer adlarını Yunanca 'ya dönüştürmüştür. [Zamanın] Yunan başbakanı Konstantin Mitsotakis 1992 Mayıs'ında Arnavutluk'u ziyaret ettiğinde, Tiran 'da yaptığı bir konuşmada, Çamerya Arnavutları 'nın İtalyan ve Alman işgalcilerle işbirliği yaptıklarını, buna göre Savaş Suçlusu olduklarını ve Yunan yasalarına göre cezalandırıldıklarını, dolayısıyla Yunanistan'a dönmelerine izin verilmeyeceğini' söylemiştir. [Oysa], Çamerva Arnavutları işbirliği yapmadıkları gibi, işgalcilerin kurbanı olmuşlardır. Ayrıca, işbirlikçilik Nazi işgali altına giren bir çok ülkede görülmüştür ve söz gelişi başta Yunan generali [başkanı Yoannis Rallis] Rallis olmak üzere 30.000 Yunanlı, işbirlikçi olmalarına rağmen, çıkartılan bir Genel Af ile bağışlanmışlardır. Öte yandan Çamerya Arnavutları'ndan büyük bir kesim EAM-EDAS ile birlikte işgalcilere karşı direnen ilk topluluk olmuştur. Halbuki, Alman belgeleri asıl Çamerya Arnavutlarıı'nı katleden Napoleon Zervas'in Gestapo ile işbirliği yaptığını kanıtlamaktadır... [26]
Günümüzde, Çamerya Arnavutları Yunanlılar'ın uyguladığı soykırımın kurbanı olarak haklarını aramaya devam etmektedirler: 27 Haziran 1944 Çamerya Soykırımı tarihteki yerini almıştır. O güne kadar bölgedeki şehirlerde % 99, köylerde % 100 oranında Arnavut nüfusu [27] varken, şimdi dağılmış durumdadırlar. Ortodoks Arnavutlar ise -kendilerine Arvanites/Arvanitle r denerek- etnik kimlikleri inkar edilip yokmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Öte yandan, Arnavutluk Halk Meclisi 30 Haziran 1994 günü oybirliğiyle aldığı bir kararla 27 Haziran gününü Çamerya Soykırımını Anma Günü olarak kabul ve ilan etmiştir [28]. Çamerya Sorunu, 1995 Ocak ayında La Haye'de Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü'nün 4. Genel Kurulu'nda da gündeme getirilmiş ve 20-26 Ocak tarihleri arasında toplanan Genel Kurul'un 5. oturumunda 12 numaralı kararı olarak (Karar nu: 1995/12) şu noktalar vurgulanmıştır:...
1- Çam (Çamerya) halkının yeniden yurtlarına dönmesi ve vatandaşlık haklarının geri verilmesi;
2- Çam halkının mülkleninin geri verilme hakkının tanınması ve
3- Uluslararası kartalar ve belgelerden doğan uluslararası hakların tanınması, bunun için de Yunan hükümetinin Çamerya Sorunu'nun tarihi gerçek/erini kabul etmesi ve hak ve çözümler için ciddi adımlar atması [29].
Çamerya Sorunu ve Çamerya Soykırımı Anma Günü Türkiye'de de yankı bulmuş ve Türk basını konuya yer vermiştir; 1998 Haziran ve Temmuz aylarında çeşitli gazeteler ve dergilerde Çamerya'yla ilgili haber ve makaleler yayınlanmıştır [30]. Yunanistan'ın Kuzey Epir iddiaları ile Çamerya Sorunu ve bununla ilgili etkinliklere karşı Yunan kamuoyunda belli bir hassasiyet gözlenmektedir; bu sorun son zamanlarda Yunan kamuoyunda rahatsızlık yaratmış ve çeşitli kanallardan tepkiler gelmeye başlamıştır: Kendi topraklarında yaşayan diğer etnik azınlıklara uyguladığı ayrımcı/dışlayıcı ve asimilasyoncu politikaları sürdüren Atina yönetiminin, Arnavutluk'un güneyine "Kuzey Epir" söylemiyle göz koyduğu uzun yıllardan beri bilinmektedir. 1986'da Atina'da bulunduğum günlerde, özellikle kiliselerin avlularındaki bazı ilan tahtalarında 'Kuzey Epir'i Unutma!' ve benzeri sloganları içeren çıkartmaİarı hala hatırlarım; Stokhos gazetesinin de sayfalarını dolduran yayılmacı haritalarda 'Kuzey Epir'in (Vorio İpiros) yer aldığı bilinmektedir. Bu çerçevede, güney Arnavutluk'ta bir "Yunan azınlığı"nın varlığını ileri süren Yunanistan, bunların 'hakları' için Arnavutluk yönetimine akla gelmedik şantajlarda da bulunmaktadır. Ortodoks Kilisesi mensubu olan bu bölge halkının, Ortodoks olmaktan ve kilise dilinin Yunanca olmasından öte Yunanlılıkla bir ilgisinin olmadığını burada vurgulamak gerekir. Çünkü, o bölgede ağırlıklı olarak Ortodoks Ulahlar ile Ortodoks Arnavutlar yaşamaktadır; o bakımdan sayısı 45-50.000'i geçmeyen ve anadili Yunanca olan bir gruptan söz edilebilir, fakat bu sayı Yunanistan'ın iddia ettiği gibi 150.000 değildir [31]. Üstelik bu küçük etnik grubun bütün temel hakları Arnavut hükümetince tanınmıştır. Bu topluluğun Omonia (Birlik/Dayanışma) adında siyasi bir derneği ve İnsan Hakları Partisi adında siyasal örgütü dahi mevcuttur; bu partinin Arnavutluk meclisinde 2 üyesi bulunmakta ve topluluğun Arnavutluk'taki ekonomik faaliyetleri büyük bir serbestlik içinde devam etmektedir. Ayrıca bu topluluğa ait mezarlar, kiliseler ve onlara göre kutsal kabul edilen yerler saldırılara uğramamaktadır. Ülke içinde seyahat özgürlüğüne hiçbir sınırlama söz konusu değildir. Gayrı menkûl alım ve satımı bu topluluk için de diğer Arnavutluk vatandaşları gibi serbesttir, kısıtlama veya engelleme yoktur. Yunanistan'ın bu bölgedeki Yunan etnik grubu için düzenlediği kültürel etkinliklere hiç bir yasak veya başka türlü sınırlama getirilmemektedir. Yanya'dan güney Arnavutluk'a her gün Omonia, Egnatio, Vorio İpirot, Stokhos gibi gazeteler girmekte, ayrıca ERT-1, ERT-2, ERT-3, MEGA Antenna, Kerkira ve İonion gibi Yunan televizyon kanalları kesintisiz ve engelsiz yayınlarla ve özel programlarla güney Arnavutluk'a ulaşabilmektedir [32]. Görüldüğü üzere, bir tarafta Çamerya Soykırımı, gasp edilmiş mal-mülk ve vatandaşlık haklarından yoksun bırakılmış Arnavut azınlığı, diğer tarafta küçük bir etnik Yunan grubuna sağlanan sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi imkanlar Yunan-Arnavutluk ilişkilerindeki tek taraflı dengesizliğin tipik örneğini oluşturmaktadır. Üstelik bunlar bir Avrupa Birliği üyesinin topraklarında, yani Avrupa Birliği sınırları içinde yaşanmaktadır. İşte bütün bu haksızlığa dayalı denklemler ve Atina'nın Çamerya konusundaki ısrarlı ve inkar edici tutumu, son dönemde Yunanistan sınırları içindeki Çamerya'ya yönelik bazı eylem ihtimallerini gündeme getirmektedir; sadece Arnavutluk'ta 150.000 üyesi bulunan çeşitli Çamerya örgütlerinin daha atılgan düşünen kesimleri tarafından oluşturulduğu varsayılan 'Çamerya Kurtuluş Ordusu' gibi bazı yeraltı kuruluşlarının varlığı, bizzat Yunanlılar tarafından endişeyle dile getirilmektedir [33]. 1998 sonu ile 1999'un ilk yarısında iki ülke arasında görülen bazı yakınlaşmaların, bu sıkıntıları ne dereceye kadar erteleyebileceği ise, zaman içinde görülecektir.
21- Yunan İç Savaşı hk. bkz.: Dominique Eudes — Yunan İç Savaşı 1943-1949— Kapetanios, çev: Yavuz Alogan, İstanbul 1995 (ikinci baskı); o dönemin Yunanisıan'daki diğer olaylarını da içeren bir çalışma için bkz.: M. Murat Hatipoğlu- Yakın Tarihte Türkiye ve Yunanistan (1923-1954), Ankara 1997 s. 227-229,255- 262.
22- EDES ile EAM-ELAS mücadeleleri için bkz.: Stavrianos -a.g.e., s. 791.
23- Stavrianos - a.g.e., s. 789.
24- Yunanlılar 1821 Mora İsyanı'nda Nisan ayından aynı yılın Ekim ayına kadarki zamanda. haftada ortalama 15-25.000 Türk'ü ve Arnavut Müslüman'ı katletmişlerdir; geniş bilgi için bkz.: Justin McCarthy - Ölüm ve Sürgün, çev.: Bilge Umar, İstanbul 1988, s. 7-13; ayrıca. Alison Philip-The War of Greek Independence, 1821-1833, New York 1897, s. 48; Salâhi R.
Sonyel - How The Turks of the Peloponnese were Exterrninated during the Greek Rebellion, Belleten. cilt: LXII, sayı: 233, Nisan 1998, s. 121- 135. Ayrıca Balkan Savaşları'ndaki Yunan kıyım hareketleri için: McCarthy - a.g.e., t-. 164-165, 168-169.
25- 1850'lerden 1924'e kadar Balkan genelindeki Yunan mezâlimi hk. etraflı bilgi için bkz.: Arşiv Belgelerine Göre Balkanlar'da ve Anadolu 'da Yunan Mezâlimi, I-Balkanlar' daki Yunan Mezâlimi, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın Nu.: 22. Ankara 1995; aynı konuda bkz.: Talat Yalazan-Türkiye' de Yunan Vahşet ve Soykırımı Girişimi (15 Mayıs 1919- 9 Eylül 1922), iki cilt, Ankara 1994 [orijinal begeler, fotoğraflar ve haritalarla] .
26- Bildiriden alıntıların sonu.
27- H.R. Wilkinson-Maps and Politics, A Review of the Ethnographic Cartography of Macedonia, Liverpool: University Press 1951, s. 304.
28- Hürriyetçi Türk-Alman Dostluk Cemiyeti'nin Basın Bildirisi: 2000'e İki Kala AB Ülkelerinde İnsan Hakları Durumu (Ankara, Haziran 1998) s. 3.
29- Chameria Solution - UNPO (Unpresented Nations and People's Organization) UNPOGA 4/1995/12:
http://www.albanian. com/main/ other/ cameria/resolution. html, 08.08.1999.
30- Bu seriden olmak üzere başta Anadolu Ajansı Bülteni ( 25.6.1998) olmak üzere Zaman (26.6.1998. Avrupa baskısı), Gündüz (27.6.1998), Öncü (28.6.1998), Türkiye (30.6.1998) gazeteleri ve Nokta dergisi (19-25.7.1998) ile Görünüm — Ansichten dergisi (Temmuz 1998) Çamerya Soykırımı'nı konu etmişlerdir.
31- İyimser bir rakam veren Ethnologue dergisi Arnavutluk'ta Yunanca konuşan nüfusu 60.000 olarak göstermektedir: Greece, Ethnologue, (edit: Barbara Gnimes) Summer Institute of Linguistics, 15 th Edition 1996:
http://www.Sil. org/ethnologue/ countries/ Greece. html, 11.08.1999.
32- Arnavutluk'taki etnik Yunanlılar'ın sahip olduğu avantajlı konum hk. bir değerlendirme için bkz.: Winnifrith-Shattere d Eagles..., s. 78-79, 105- 106.
33- After Koovo, Tsamouria?" başlıklı bir yazıda "Tsamouria Liberation Army" (TLA) adlı bir örgütten söz edilmekte, bunun 5000 kişiden oluştuğu ve 1996'da Arnavutluk'ta yaşanan arbedeler sırasında, Arnavut ordusunun mühimmat ve silah depolarından alınan hafif silahlarla donanmış olduğu; ilk fırsatta Yunanistan'a yönelik sabotaj ve gerilla savaşı türünden eylemlere hazırlandığı belirtilmektedir. TLA'nın UÇK'dan esinlendiği ve Kosova'nın Arnavutluk'la entegrasyonuyla beraber, Çamerya'ya da (Thesprotia) yönelik planları bulunduğu ileri sürülmektedir; aynı yazıda Arnavutluk Dışişleri Bakanı Paskal Milo'nun Batı Trakya'daki Müslüman Azınlık'la da yakından ilgilendiği, bir tür uyarı ve endişeyle dile getirilmektedir :http :// students. ceid. upatras.gr/- yannakop/ ethnic/tsamouria _en htm, 08.8.1999. (*) EDES = Ehhnikos Dhimokratikos Ellinikos Sindezmos- (Milli Cumhuriyetçi/ Demokratik Yunan Birliği/İttifakı)
(**) EAM-ELAS = Ethniko Apeleftherotiko Metopo-Ethnikos Laikos Apeleftherotikos- Stratot(Milli Kurtuluş Cephesi-Milli Halk Kurtuluş Ordusu).
(***) Buradan, bir sonraki dipnota kadar yapılan alıntılar Republic of Albania, Patriotic-Political Association "Çameria"... bildirisindendir. s. 3-7; benim katkılarım [...] içinde gösterilmiştir.
http://www.saemk. org/yayin_ detay.asp? sbj=icerikdetay&id=27&dba=009&dil=tr
CHAMERIA HUMAN RIGHTS ASSOCIATION
(CHRA)Tel/Fax: 781-535-6472
Web Site:
http://www.ChameriaAssocia tion.org
eMail: chameria@chameriaas sociation .org
Reality of Cameria
THE ALBANIAN MINORITY AND CAMERIA MASSACRE IN GREECE THE GEOGRAPHY WERE THE ALBANIAN MINORITY LIVES AND SHORT HISTORYCAMERIA REGION BEGINS FROM THE SOUTH OF ALBANIA AND INCLUDES SOUTH EPIRUS WHERE THE ALBANIANS HAVE LIVED SINCE THE ANTIQUITY. THIS FACT HAS ALSO BEEN ACCEPTED BY THE GREEK AUTHORS AND THE GREAT GREEK ENCYCLOPEDIA, THE PEOPLE LIVING IN THE REGION AT PRESENT AND THE LANGUAGE THEY USE IS THE GREATEST PROOF OF THIS.
ALBANIANS ARE ONE OF THE OLDEST PEOPLE OF THE BALKAN PENINSULA AND ARE OF THE MOST DEMOGRAPHICALLY SPREAD NATIONS.
IT IS POSSIBLE TO GATHER THE ALBANIANS HAVING LIVED IN GREECE UNDER THREE GROUPS. THESE ARE :
1. ORTHODOX ALBANIANS (ARNAVITES)
2. MUSLIM ALBANIANS (CAMERIA)
3. EMIGRANTS, REFUGEE ALBANIANS COME TO GREECE AFTER THE COLD WAR.
ORTHODOX AND MUSLIM ALBANIANS HAVE BEEN SUBJECT TO EITHER EXILE OR ETHNIC CLEANSING OR ASSIMILATION IMPOSED BY THE GREEK STATE AT VARIOUS TIMES. ATHENS ADMINISTRATIONS HAVE NOT RECOGNIZED THEIR ETHNIC IDENTITY OR EXISTENCE AND AIM THAT ESPECIALLY THOSE OF ORTHODOX RELIGION ARE GREEK. ALTHOUGH IT IS KNOWN THAT THERE ARE PEOPLE WITHIN THE ABOVE MENTIONED GROUP WHO DEFINE THEMSELVES AS GREEK, THE PRINCIPAL REASON FOR THIS IS THE POLICY OF GREECE BUSED ON ASSIMILATION.
AS FOR THE MUSLIM CAMERIAN ALBANIANS, WHILE THEY HAD BEEN IN THE MAJORITY IN SOUTH EPIRUS UNTIL THE SECOND WORLD WAR, THEY WERE MASSACRED DURING THE GREEK CIVIL WAR IN 1944, THE SURVIVORS WERE FORCED TO FLEE TO ALBANIA AND OTHER COUNTRIES AS A RESULT OF ETHNIC CLEANSING.
THE ALBANIANS IN THE OTHER GROUP ARE THE EMIGRANT/REFUGEE 150-200 THOUSAND AND WHO, DURING THE POLITICAL, SOCIAL AND ECONOMIC TURBULENCE EXPERIENCED IN ALBANIA AFTER THE COLD WAR, COME TO GREECE THROUGH LEGAL OR ILLEGAL WAYS MAKING INDIVIDUAL OR MASS ATTEMPTS AS FROM THE LAKE 1980’S AND EARLY 1990’S AND WHO ALSO LOOKED FOR JOBS AND FOUND/DID NOT FIND THEM THROUGH LEGAL OR ILLICIT METHOD.
IT IS IMPOSSIBLE TO OBTAIN SOUND AND NEW DATA ABOUT THE EXACT NUMBER OF THE ETHNIC ALBANIANS IN GREECE, AS IT IS THE CAUSE WITH THE OTHER MINORITIES. THE LAST TWO NUMBERS STATED BY GREECE IN THIS RESPECT BELONG TO THE YEARS 1926 AND 1951, THE NUMBER OF THOSE MOTHER TONGUE IS ALBANIAN WAS INDICATED AS 18.773 IN THE FORMER YEAR AND AS 22.736 IN 1951. IN THE FOLLOWING CENSUS AND STATEMENTS, THE LANGUAGE AND THE EXISTENCE OF THIS MINORITY HAS NOT BEEN MENTIONED AS A RESULT OF CLAIMS OF BEING PERU GREEK AND HOMOGENEOUS GREEK. HOWEVER, HIGH NUMBERS HAVE BEEN PRONOUNCED CONCERNING THE ALBANIAN DIASPORA. THE DEMOCRATIC CAMERIA LEAGUE ORGANIZED IN THE USA GIVES THE NUMBER 100.000 FOR THE TOTAL ALBANIAN MINORITY. THE ORGANIZATION (FEDERAL UNION OF EUROPEAN NATIONALITIES) DEALING WITH ETHNIC PROBLEMS AND THE MAIN BRANCH OF WHICH IS LOCATED IN NORTH GERMANY.
FLENSBURG INDICATES THE POPULATION OF THE WHOLE LOCAL ETHNIC ALBANIAN MINORITY IN GREECE AS 95.000 THE CAMERIAN PATRIOTIC POLITICAL ASSOCIATION WHICH PUBLISHED A PAPER REGARDING THE MATTER IN JULY 1993 SPEAKS ABOUT THE EXISTENCE OF APPROXIMATELY 250.000 – 300.000 ALBANIANS WHO DO NOT DISCLOSE THEIR ETHNIC IDENTIFY.
OPPRESSION POLICIES IMPOSED ON THE ALBANIAN MINORITY BY GREECE
A. FOLLOWING THE GREEK’S CLAIMS THAT THE ALBANIANS COLLABORATED WITH THE OCCUPYING ITALIANS IN WORLD WAR II AND CIVIL WAR, THE ALBANIANS WERE BANISHED IN MASSES BOTH ALONG THE BORDER OF ALBANIA AND IN THE OTHER REGIONS OF THE COUNTRY, MASSACRED OR DRIVEN A WAY TO VARIOUS REGIONS OF GREECE.
THE GREEKS MASSACRED 3.242 CIVILIAN, PEOPLE IN WHOLE CAMERIA FROM JUNE 1944 TO MARCH 1945; 2900 OF THEM WERE OLD PEOPLE OR YOUNG MEN, 214 WOMEN AND 96 CHILDREN. IN ADDITION, 745 WOMEN WERE RAPED, 76 WOMEN ABDUCTED, 32 BABIES YOUNGER THAN 3 YEARS WERE MASSACRED, 68 VILLAGES WERE DESTROYED, 5.800 HOUSES AND SANCTUARIES, INCLUDING MOSQUES WERE BURNED DOWN AND DESTROYED AND THE HOUSES WERE PILLAGED.
B. EDES (DEMOCRATIC GREEK UNION) FORMING THE ANTI-COMMUNIST FRONT IN THE GREEK CIVIL WAR AND MOVING FIRST ON THE REPUBLICAN, THEN ON THE MONARCHIST LINE AND ITS HEAD GENERAL NAPOLEON ZERVAS, ON THE ONE HAND FOUGHT AGAINST THE COMMUNIST FORCES AND ON THE OTHER HAND CONDUCTED CLEANSING ACTS AGAINST NON-GREEK ELEMENTS, MACEDONIANS AND ALBANIANS. A PART OF THESE ATTACKS WAR DIRECTED TOWARDS THE EPIRUS REGION AND THE ALBANIANS LIVING IN CAMERIA.
GENERAL ZERVAS WARNED OUT A WIDE-SCOPE MASSACRE AND ETHNIC CLEANSING IN CAMERIA IN JUNE 1944. THE IS SUE THAT OTHER STUDIES ALSO POINT OUT IS THAT CONDUCTING ETHNIC CLEANSING HAS BECOME A STATE TRADITION IN GREECE.
C. NOWADAYS, THE CAMERIAN ALBANIANS CONTINUE TO LOOK FOR THEIR RIGHTS AS VICTIMS OF THE GENOCIDE APPLIED TO THEM BY THE GREEK. WHILE THERE WAS 99% ALBANIAN POPULATION IN THE CITIES OF THE REGION AND 100 % IN THE VILLAGES UNTIL THE CAMERIAN GENOCIDE DAYS 24 JUNE 1944, THIS POPULATION IS NOW SPREAD. ON THE OTHER HAND, THE ETHNIC IDENTITY OF THE ORTHODOX ALBANIANS IS DENIED AND ENDEAVORED TO BE SHOWN AS IF IT DOES NOT EXIST.
IMMEDIATELY AFTER THE 1945 EVENTS, THE GREEK ADMINISTRATORS SETTLED GREEK, ULAH AND GYPSY POPULATION HERE TO UPSET THE DEMOGRAPHIC STRUCTURE OF THE REGION AND THEY DID NOT RECOGNIZE ANY RIGHTS OF THE ALBANIANS OF ORTHODOX SECTS WHO COULD REMAIN THERE. AS A RESULT OF THIS POLICY OF ATHENS WHICH DENIES THE ALBANIAN ETHNIC IDENTITY EXCEPT FOR THE ORTHODOX IDENTITY, THE CHAMERIAN ALBANIANS ENDED UP NOT BEING ABLE TO SPEAK THEIR OWN LANGUAGE ON THEIR OWN TERRITORIES AND WERE RESTRICTED THE GOODS AND PROPERTIES OF THE CHAMERIAN ALBANIANS WHO HAD BEEN EXPELLED, FO THE NEW RESIDENTS, HAVING NOT BASED ON ANY LEGAL GROUNDS.
NOWADAYS, THE GREEK GOVERNMENT DOES NOT GIVE PERMISSION TO THE CHAMERIAN ALBANIANS TO ENTER THE COUNTRY AND CONDUCTS A POLICY OF ISOLATION AND DISCRIMINATION TOWARDS THEM. THE GREEK ADMINISTRATION HAS CHANGED ALL THE NAMES OF THE PLACES IN THE REGION INTO GREEK BY APPLYING A CULTURAL ASSIMILATION POLICY.
THE THEN PRIME MINISTER KONSTANTIN MITSOTAKIS MADE A SPEECH IN TIRANA DURING HIS ALBANIA VISIT AN MAY 1992 AND SAID THAT THE CAMERIA ALBANIANS HAD COLLABORATED WITH THE ITALIAN AND GERMAN OCCUPIERS AND THERE FORE THEY WERE WAR-CRIMINALS AND CONSEQUENTLY THEY WERE PUNISHED IN ACCORDANCE WITH THE GREEK LAWS AND WOULD NOT BE ALLOWED TO RETURN TO GREECE. HOWEVER, THE CAMERIA ALBANIANS DID NOT COLLABORATE WITH THE OCCUPIERS. GERMAN DOCUMENTS PROVE THAT NAPOLEON ZERVAS WHO KILLED THE CAMERIA ALBANIANS HAD COLLABORATOR WITH GESTAPO.
THE REACTIONS OF THE ALBANIANS TO THE ATTITUDES
OF GREECE, AND THE PERSONS, INSTITUTIONS AND FOUNDATIONS WHO HAD STUDIES ABOUT ALBANIAN MINORITY, ALBANIAN PEOPLE’S ASSEMBLY ACCEPTED AND PROCLAIMED THE DATE OF “27 JUNE” AS THE COMMEMORATION DAY OF CAMERIAN GENOCIDE WITH THE RESOLUTION CARRIED UNANIMOUSLY ON 30 JUNE 1994. CAMERIA ISSUE WAS INCLUDED IN THE AGENDA OF THE 4 TH GENERAL ASSEMBLY OF THE UNREPRESENTATIVE NATIONS AND PEOPLES ORGANIZATION IN JANUARY 1995, THE HAGUE. IN THE GENERAL ASSEMBLY 20-26 JANUARY THE FOLLOWING POINT WERE EMPHASIZED:
THE CAM PEOPLE SHOULD RETURN TO THEIR HOMES AND THEIR RIGHTS OF CITIZENSHIP SHOULD BE GIVEN BACK.
THE RIGHTS OF RETURNING THE PROPERTIES OF THE CAM PEOPLE SHOULD BE GIVEN BACK.
INTERNATIONAL RIGHTS THAT STEM FROM THE INTERNATIONAL DOCUMENTS SHOULD BE ADMITTED. IN ORDER TO ACHIEVE THESE ISSUES THE GREEK GOVERNMENT WAS ASKED TO ADMIT THE HISTORIC FACTS OF CAMERIA ISSUE AND TO TAKE SERIOUS STEPS TOWARDS SOLUTION AND RIGHTS.
COMMEMORATION DAY OF CAMERIA GENOCIDE HAD A GREAT EFFECT IN TURKEY AND THIS ISSUE TOOK PLACE IN TURKISH MEDIA. VARIOUS NEWSPAPERS AND MAGAZINES PUBLISHED NEWS AND ARTICLES ABOUT CAMERIA ISSUE IN JUNE AND JULY 1998.
AFTER THE KOSOVO CRISIS, GREECE HAS PLACED SOME POSSIBILITIES OF ACTIVITIES AT THE AGENDA AGAINST CAMERIA WITHIN ITS BORDER. THE EXISTENCE OF SOME OF THE UNDERGROUND ORGANIZATIONS LIKE “CAMERIA LIBERATION ARMY” OF WHICH IS SUPPOSED TO BE ESTABLISHED BY THE BOLDER SECTIONS OF VARIOUS CAMERIA ORGANIZATIONS WHICH HAVE MORE THAN 150.000 MEMBERS ONLY IN ALBANIA IS EXPRESSED WITH CONCERN BY GREECE ITSELF. IT WILL BE OBSERVED IN THE COURSE OF TIME THAT TO WHAT EXTENT SOME EFFORTS THAT STARTED AT THE END OF 1998 AND IN THE FIRST HALF OF 1999 TOWARDS A CLOSER RELATION BETWEEN TWO COUNTRIES WILL POSTPONE THESE PROBLEMS.
THE CAM ALBANIANS WHO WERE EXILED TO ALBANIA BY GREECE TOOK THE PERMISSION OF ESTABLISHING ASSOCIATIONS IN THE TIMES OF SALI BARISHA, LEADER OF THE DEMOCRATIC PARTY IN ORDER TO RETURN TO THEIR LANDS AND DEFEND THEIR RIGHTS AFTER ENVER HODJA HAD DIED, AND THEY PERFORMED ACTIVITIES IN 17 DIFFERENT PLACES HOWEVER, FOR SOME REASON OR OTHER THE SOME GOVERNMENTS CLOSED THESE ASSOCIATIONS IN 1994 BY FORCE OF POLICE IN ORDER NOT TO CAUSE ANY PROBLEM FOR GREECE. AT THE TIME WHEN THE “ASSOCIATION OF CAMERIA” WAS CLOSED THE NUMBER OF ITS MEMBERS WAS 200 THOUSAND. THE ASSOCIATION WAS OPENED AGAIN BUT ESPECIALLY AT THE TIME OF FATOS NANO GOVERNMENT IT COULD NEVER BE PLACED ON THE AGENDA OFFICIALLY BECAUSE GREECE HAD POWER OVER THE COUNTRY. PRIME MINISTER ILIR META PAID A VISIT TO GREECE ON 22-23 DECEMBER 1999 AND IN THIS VISIT WHEN SIMITIS, THE PRIME MINISTER OF GREECE, DENIED THE CAM ISSUE AND THE PROPERTY RIGHTS OF THESE PEOPLE, ILIR META REPLIED THAT THE CAM ISSUE WAS A FACT AND WOULD NOT AFFECT THE RELATIONS BETWEEN THE TWO COUNTRIES.
Çamerya Soykırımı
