tutkal: boş verin kızlar yapısmayın sevmeyin aşık olmayın baglanmayın gerçekten seveni sevin ama şunu bilinki gerçekten seven yok |  completikis: söyle kim sahte kim vefalı.... |  ablaların_ablası: Hayat ne kadar zor olursa olsun güzel...Güzellikler elbet bizide görür... |  tete: salam bütün azərbaycanlilar mən sizi sevirəm |  avcıay: iyi ramazanlar |  Furkan : yelda i love you |  eser: seni çok sewiyorum galatasaray |  ahmet : tüm müslüman aleminin cuması mübarek olsun |  japon: aşşşşşşşşşkıııııııııııımmmmmmmmm bitanem senin gibisi yok bu dünyada beeeaaa (aşkoon) |  avrilm: biricik aşkooommmmmmmmm seni çokkkk özleeddddddddiiiiiiiiiimmmmmmmm bebeğiiim |  feyzullah: seni seviyorum okan |  feyzullah: seher seni hiç sevmiyorum |  SAHAMARAL: bidenem seni çokkkk seviyorum iyiki doğdun iyiki varsın sen benim kalbimde ben ancak sen olursan yaşarım nice yıllara |  karaca: tüm müslüman aleminin ramazanı hayırlı ve mübarek olsun |  turkuazmaden: merhabalar ben geldim. |  karaca: bi bi bidenem seni çokkkkkkkkkk seviyorum iyiki doğdun iyiki varsın sen kalbimde benle bende yalnız senle yaşarım |  Cadıı: Ayşegül Rüstemiii Çoooooooooooook Seviyoooooooooooooooooooo |  büşra: ben emre aydını çok seviyorum eminim onu en çok ben eseverim gerçekten onun gibi biri görmdedim ben onu çok amaçok seviyorummmmmmmm |  aslan: slm |  ibrahim: ibrahim seni cok seviyorum |  azra: aşkım seni çok özledimmmmmmmmmmm |  sıla: seni seviyorum aşkım gökhannnnnnnnnnnn |  sıla: selam arkadaşlar |  Cetrik: Gerçek sevgi istiyorsan onu yaşamalısın!Her seviyorum diyene inan ma.Her sözü üstüne alınma.Var mı bu dünyada gerçek sevdiğini düşünen?Seviyorum demekle sevgi olmuyo!)))) |  Cetrik: Herkese merhaba.))Mübarek ramazan ayının hepinize ve bütün Müslüman alemine hayırlara vesile olmasını yüce Allah tan diliyorum. |  HEKTA: SELAM HERKESE - BIRI BANA SU PROGRAMLARI NASIL INDIRILIR SOYLESIN |  Albatros: Bu site nekine böyle ¿? insan vaamı insan :D |  Senem: Ömerimm Bitanemmmm seniii ölümüne seviormmm nişanlıımm :) |  ercns: hrkese slmlar |  tutsak_07: slm herkese mübarek razan ayınız hayırlara vesile olu inşallah |  tutsakkelebek: Herkezin Ramazan ayını en içten dileklerimle kutlarım... |  ablaların_ablası: Canlarım kardeşlerim hepinizin Ramazanı Mübarek olsun Rabbim Hayırlı Bir Ramazan geçirmeyi nasip eylesin inşallah |  yağmur: slm arkadaşlar konuşmak isyene varsa ben burdayım |  OSMAN: MERHABAAAAA |  ÖsLem: bugün Çok SıkıCı Bi Gün Yaaa....:( |  kaansedat: seni çok seviyorum samsunlu begüm sen herşeyimsin seni kimseye yar etmem benim ilk ve son aşkımsın |  arzu: Selam |  DeathLess: Merhaba Arkadaşlar |  ÖsLem: slmmm herkese.... |  aslı: sen benim herşeyimsin bülent seviyorum seniii |  EBRU: kimler sewmeye aç.... |  Ahmet: NE OLUYOOO NİYE BAĞIRIYONUZ |  yakup: slm arkadaslarrr |  tutsakkelebek: seni seviyorum aşkımm |  ÖsLem: Canımmm seni coook seviyorummmm |  prensesss: sermetden nefret ediyorummmmmmmmmmmmmmmmmm.......................................... |  sibel: ismail askimmmm seni cooook seviyorummmmm kimse bizi ayiramazz |  tutsakkelebek: bana bu küçük yaşımda ne kadar acı çektirdiğinin farkındamısın ?? peki şimdi mutlumusun ?? |  sinem: kimi sevdiğimi bilmiyorum kafam çok karışık |  completikis: kimilerine göre yalanlar gerçek olmuş...doğru konuşuyorum diyene güvenmiyorum artık |  GİZEM.: SENİ NE ÇOK SEVDİĞİMİ BİR BEN BİR ALLAH BİLİR |  dolunay: seni seviyorum askım hicret |  ugureisenheimege: uzun zamandır yoktum ama gerçekten bazen çok doğru konuşmak yanlışmış... Özür dilerim hayat... |  completikis:): Seni Seviyorum demeyi özlüyor insan... |  karanlık ufuk: kimse yok mu??** |  ablalarınablası: Kelimelerin gücünü anlamadan,insanların gücünü anlayamazsın |  Sedef: Seni seviyorum aliiiiiiiii |
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: DoĞu TÜrkİstan  (Okunma Sayısı 282 defa)
ekox
multihunter
4 Kalp
*

Rep : +3107/-228
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 12371


ekox_@hotmail.com
Üyelik Bilgileri WWW
« : 24 Temmuz 2007, 16:09:34 Sal »

DOĞU TÜRKİSTAN -
Komünist Çin Yönetimi'nin Gizlediği Büyük Zulüm

 20. yüzyılda dünyaya dehşet saçan ideolojilerin başında komünizm gelmekteydi. Karl Marx ve Friedrich Engels isimli iki Alman felsefecinin fikirlerine dayanan bu ideolojinin, Lenin, Stalin, Mao gibi zalim liderler tarafından uygulanmaya konmasıyla, dünya tarihinin en büyük kıyım ve katliamları gerçekleştirildi. 

Her ne kadar Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla komünizmin siyasi bir rejim olarak çöktüğü kabul edilse de, komünist ideoloji ve uygulamaları -gizli veya açık- hala devam etmektedir. Bugün Doğu Türkistan'da yaşayan Müslüman Türkler, hala Maocu Kızıl Çin rejiminin zulmü altında yaşamaktadırlar. Batılı ülkeler ise, Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlallerini her zamanki gibi görmezlikten ve duymazlıktan gelmektedir. 


Doğu Türkistan'da Çin Zulmü

Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, yaklaşık 250 yıldır Çin egemenliği altında yaşamaktalar. Çinliler, bir İslam toprağı olan Doğu Türkistan'a "kazanılmış topraklar" anlamına gelen "Sincang" adını koydular ve burayı kendi toprakları olarak tanımladılar. 1949 yılında Mao önderliğindeki komünistlerin Çin'in yönetimini ele geçirmelerinin ardından, Doğu Türkistan üzerindeki baskılar eskisine oranla daha da arttı. Komünist rejim, asimile olmayı reddeden Müslümanların fiziksel olarak imhasına yöneldi. 

Katledilen Müslüman sayısı korkunç boyutlardaydı. 1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin; 1952-1957 arasında 3 milyon 509 bin; 1958-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin; 1961-1965 yılları arasında 13 milyon 300 bin kişi ya Çin ordusu tarafından katledildi ya da rejimin doğurduğu kıtlık sonucunda öldü.   

Halkın hayatta kalabilen bölümü ise büyük baskı ve işkencelere maruz bırakıldı. Doğu Türkistan'ın uzun süre sürgünde yaşayan merhum lideri İsa Yusuf Alptekin, Türkiye'de yayınlanan Doğu Türkistan Davası ve Unutulan Vatan Doğu Türkistan adlı kitaplarında söz konusu baskı ve işkenceleri ayrıntılarıyla anlatır. Bu kitaplarda anlatıldığına göre, Doğu Türkistan'da halka uygulanan baskılar, Sırpların, Bosna'da Müslüman Boşnaklara veya Kosova'da Arnavut çoğunluğa uyguladıklarından farklı değildir. Ülkedeki Çin mahkemelerinin "ceza" yöntemleri de son derece acımasız ve vahşicedir. Diri diri toprağa gömmek, öldüresiye dövülen bir insanı çıplak halde karlarda yatırmak, iki bacağı iki ayrı öküze bağlanan bir insanı ikiye bölmek gibi "ceza"lar uygulanmıştır.


Asimilasyon ve Köklü Bir Kültürü Yok Etmeye Yönelik Uygulamalar

Komünist rejim, 1949 yılından itibaren, bir yandan Müslümanları imha ederken bir yandan da bölgeye sistemli bir biçimde Çinli göçmen yerleştirdi. Çin hükümetinin 1953 yılında başlattığı bu kampanyanın etkisi son derece düşündürücüdür. 1953 yılında bölgede %75 Müslüman, %6 Çinli yaşarken bu oran 1982 yılında %53 Müslüman, %40 Çinli'ye yükseldi. 1990 yılında yapılan nüfus sayımında ulaşılan %40 Müslüman, %53 Çinli nüfus oranı bölgedeki etnik temizliğin boyutlarını göstermesi açısından son derece önemlidir.

Bugün ise Uygurlar köylerde oturmaya zorlanırken, Çinliler şehirlere yerleştirilmektedir. Bu sebeple bazı şehirlerde Çinli nüfus %80'lere çıkmaktadır. Hedef, şehirlerde Çinlileri çoğunluk haline getirmektir. Çin Hükümeti'nin Doğu Türkistanlıları Çinlilerle evlendirmek için uyguladığı yöntemler ise bu asimilasyon çalışmalarının bir parçasıdır. Bu arada Çin yönetimi, Doğu Türkistanlı Müslümanları nükleer denemelerinde kobay olarak kullanmıştır.

İlk olarak 16 Ekim 1964 tarihinde başlatılan nükleer denemelerin olumsuz etkileri yüzünden bölge insanı ölümcül hastalıklara yakalanmış, 20 bin özürlü çocuk dünyaya gelmiştir. Nükleer denemeler nedeniyle ölen Müslüman sayısının 210 bini bulduğu bilinmektedir. Binlerce insan ise ya sakat kalmış ya da kanser gibi hastalıklara yakalanmıştır.

Çin 1964'den günümüze kadar Doğu Türkistan topraklarında elliye yakın atom ve hidrojen bombası patlatmıştır. İsveçli uzmanlar, 1984 yılında yapılan yeraltı nükleer denemesinde kullanılan bombanın Richter ölçeğiyle 6.8 şiddetinde yer sarsıntısına sebebiyet verdiğini tespit etmişlerdir.


Zulmün Asıl Nedeni: İslam Düşmanlığı

Çin'in, Doğu Türkistan'daki halka uyguladığı zulmün en önemli nedeni halkın Müslüman olmasıdır. Çünkü komünist Çin, bölge üzerindeki hakimiyet ve sultasını kuvvetlendirmeye karşı en büyük engel olarak halkın İslami kimliğini görmektedir.

Halkı dininden vazgeçirmek için her türlü yıldırma ve baskı yöntemini kullanan Çin şovenizmi, en fanatik dönemini komünist diktatör Mao'nun 1966-1976 yılları arasında uygulattığı Kültür Devrimi esnasında yaşadı. Camiler yıkıldı, toplu ibadet yasaklandı, Kuran kursları kapatıldı ve bölgeye yerleştirilen Çinliler Müslümanları taciz etmek için her yolu denediler. Okullarda dinsizlik propagandası yapıldı. Ayrıca bütün iletişim araçları vasıtasıyla insanların dinden soğutulmaları için yoğun çaba harcandı. Dini ilimlerin öğrenilmesi ve dini bilgilere sahip öncü kişilerin halkı eğitmeleri ise tamamen yasaklandı. Buna rağmen halkın İslami kimliği yok edilemedi.21

Günümüzde Müslüman halka uygulanan sindirme ve baskı yöntemlerinden biri ise eğitim alanında kendini göstermektedir. Bölgedeki üniversitelerde eğitim Çince'dir. Bu üniversitelerde okumasına imkan tanınan Müslüman öğrencilerin oranı ise ancak %20'dir. Ekonomik güçlükler ise, Müslüman halkın eğitim seviyesini düşüren önemli bir etkendir. Çince eğitim yapan orta dereceli okullar gelişmiş imkanlara sahipken, Uygur okullarında sıra bile bulunmamaktadır. Okullarda din dersi programlarının esası ateizm üzerine bina edilmiştir.

Otuz yılda dört defa alfabelerinin değiştirilmiş olması da yine bölgedeki Müslümanlara yapılan asimilasyon uygulamalarının bir parçasıdır. Mao, kültür devrimine rağmen Çin alfabesine dokunmazken, Uygur alfabesini İslam harflerinden Kirilce'ye çevirmiştir. Bir müddet bu alfabe kullanıldıktan sonra Latin harflerine geçilmiş, ancak bu defa da Türkiye ile kültür köprüleri kurulmasın diye tekrar İslam harflerine dönülmüştür. Alfabe ile bu kadar sık oynamanın nesiller arası anlaşmayı ne kadar zor bir hale getireceği ise açıktır.


Komünist Çin'in Uzakdoğu'daki Anti-İslami Rolü

Doğu Türkistan'da Müslüman Türklere yönelik zulüm şiddetle devam etmektedir. Çin resmi görevlileri, Türk gençlerini potansiyel olarak rejim karşıtı görerek sebepsiz yere evlerinden toplamaktadır. Gençler ise, bu zulümden kurtulmak için dağlara veya çöle kaçmaktadır.



1996 yılından beri on binlerce Uygur Türkü, kamplarda tutulmaktadır ve bu kamplardakilere ağır işkenceler yapıldığı bilinmektedir. Bir insan hakları örgütünün resmi yazısında da belirtildiği gibi sanıklar, tek celsede biten davalarda ya kürek cezasına mahkum edilmekte ya da meydanlarda infaz mangaları tarafından kurşuna dizilmektedir. Çünkü mahkemeler, komünist partinin talimatı ile çalışmaktadır. En dehşet verici olansa hamile kadınların evlerinden alınarak gayrı sıhhi şartlarda kısırlaştırılmaları, sınırlama fazlası doğan bebeklerin ailelerine rağmen öldürülmeleridir.

1997 yılının Şubat ayında patlak veren olaylar sırasında yaşananlar ise, Çin zulmünün bir özeti niteliğindeydi. Çin milis güçleri, 4 Şubat'a rastlayan Kadir gecesinde, Kandil nedeniyle bir mescitte toplanan 30'un üzerindeki kadını, Kuran okurlarken demir sopalarla dövdüler ve sürükleyerek emniyet merkezine götürdüler. Mahalle sakinleri ise merkeze giderek kadınların serbest bırakılmalarını istedi. Bunun üzerine işkence ile öldürülen 3 kadının cesedi önlerine atıldı ve galeyana gelen halk ile Çinliler arasında çatışmalar başladı. 4-7 Şubat arasında 200 Doğu Türkistanlı hayatını kaybederken, 3 500'den fazlası kamplara kapatıldı. 8 Şubat sabahında ise bayram namazı için camilerde toplanan halkın namaz kılması güvenlik güçlerince engellendi. Bunun üzerine çatışmalar tekrar alevlendi ve sonuç olarak Nisan-Aralık 1996 arasında 58 bin olan tutuklu sayısı, bir anda 70 bini geçti. 100 kadar genç meydanlarda kurşuna dizilirken, 5 bin Uygur Türkü çırılçıplak soyularak 50'şer kişilik gruplar halinde meydanlarda teşhir edildiler.

Batılı güçler ise her zamanki gibi tüm bu vahşete karşı tepkisiz kaldı.

Birleşmiş Milletler'in soykırım için yaptığı tanım, Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'daki duruma tam olarak uymaktadır. Buna rağmen Doğu Türkistanlılar, Birleşmiş Milletler'in koruyucu şemsiyesi altına girememektedir. Birleşmiş Milletler'e yapılan tüm başvurular geri çevrilmektedir. 25 milyon Doğu Türkistanlı Müslüman, halen Çin baskısı altındadır ve dünya bu zulme göz yummaktadır. Binlerce siyasi tutuklu vardır ve bazıları hapishanelerde "kaybolmuş" durumdadır. Tutuklulara işkence yapılması ise artık sıradan bir olay haline gelmiştir.

Doğu Türkistan'daki bu vahşeti engellemek için, öncelikle Doğu Türkistan gerçeğini dünyaya duyurmak ve Çin'in bu konuda geri adım atmasını sağlayacak bir uluslararası yaptırım sağlamak gerekmektedir. Çünkü Doğu Türkistan'daki vahşetin en garip yönü, dünyada hemen hiç bilinmemesi ve anılmamasıdır. Çin, kapalı kapılar ardında katliam yapmaktadır ve mazlum Doğu Türkistan halkı dünyaya sesini duyurma imkanlarına sahip değildir. Dünya insanlarının elbirliğiyle Doğu Türkistan davasına sahip çıkması zorunludur.

Doğu Türkistan'da yaşanan bu vahşetin ve zulmün temelinde, komünist Çin'in sahip olduğu dinsiz felsefenin olduğu unutulmamalıdır. Savunmasız bir halka karşı yöneltilen bu insanlık dışı savaş, materyalist ve dinsiz komünist düşüncenin bir sonucudur. Komünizmin acımasız liderleri 20. yüzyılda, arkalarında kanlı bir ideoloji ve milyonlarca ölüyü bırakmış, vahşi katliamlara imza atmışlardır. Doğu Türkistan bu örneklerden sadece bir tanesidir. Bu belaların tekrar insanlığa zarar getirmelerini engellemenin tek yolu ise, komünizm gibi dinsiz ideolojilerle fikri mücadeleden geçmektedir. Komünist ideolojinin temel dayanaklarının ortadan kaldırılması, komünist zulme de dur demede ilk adım olacaktır.

Kitabın ilk bölümünde de vurguladığımız gibi, komünist ideolojinin temel dayanağı Darwinizm'dir. Marksist felsefenin kurucusu olan Karl Marx Das Kapital adlı yapıtını hayran olduğu Darwin'e ithaf etmiştir. Dünyaca ünlü Marksist-evrimci bilim adamı Stephen Jay Gould da Ever Since Darwin adlı kitabında şunları yazmıştır:

... Marx ile Darwin yazışırlardı ve Marx, Darwin'e büyük saygı gösterirdi... Aslında Darwin ... bir devrimciydi.22

Komünist Çin'in lideri Mao ise, bir söylevinde, "Çin sosyalizminin temeli, Darwin'e ve evrim teorisine dayanmaktadır" diyerek, uyguladığı vahşetin dayanağını açıkça ifade ediyordu.23

Marksizm bağlılarının bu sözleri, geçmişte Rusya, Çin gibi ülkelerde yaşanmış olan ve bugün Çeçenlere, Doğu Türkistan'daki Müslümanlara yapılan acımasız zulmün arkasında yatan ideolojinin Darwinizm olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu zulmün sona ermesi, dünyada barış ve huzurun hakim olması için Darwinist iddiaların geçersizliğinin ortaya konması gerekmektedir. (Darwinizm'in bilimsel ve ideolojik çöküşü için bkz. Evrim Yanılgısı bölümü)
Logged

єℓєşтιямє вєηι,вєğєη∂ιуѕєη тαк∂ιя єт...нσşυηα gιтмιуσямυуυм кαƒαηα тαкмα ѕιктιя єт...

sende üye ol sende kazan

http://www.superteklif.com/SuperUye/SuperUyeFormu.aspx?bid=74fd8283-d36c-4331-b290-ce0369e03b5a
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 127459


View Profile
Re: DoĞu TÜrkİstan
« Posted on: 07 Eylül 2008, 13:40:57 Paz »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: DoĞu TÜrkİstan oyunları, DoĞu TÜrkİstan programı, DoĞu TÜrkİstan oyunu indir, DoĞu TÜrkİstan program yükle, DoĞu TÜrkİstan download, DoĞu TÜrkİstan hikayeleri, DoĞu TÜrkİstan resimleri, DoĞu TÜrkİstan haber, DoĞu TÜrkİstan yükle, DoĞu TÜrkİstan videosu, DoĞu TÜrkİstan msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Arama Anahtarları
GoogleTagged: 1952 kadir gecesi

 
Gitmek istediğiniz yer: