volkan: figen seni çok seviyorum | su: seniseviyorun murat| Vuslat: Barış sen herşeyimsin yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız eğer benim elimde olsaydı sana herşeyin en güzelini verirdim Rabbim sana herşeyin en hayırlısını versin | delii: bozkurt seni seviyorum | gizem: askımmmmmmmmm| bicikzade: anne seni çok seviyorum...| byfrend: dlllaara seni sviomm| gÖsDE : YAVUZHAN SENI COK SEVIORUM AŞKOŞUM| émRÊ!...: CanShum 1Tanem Bebi$im HerŞeYim Seni Çook Sevi0Rum!..| reyhan : Katrem seni seviyorum|

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dini terimler -- CÇ --  (Okunma Sayısı 286 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Offline
  Mesaj Sayısı: 771
  Üye No: 2761
  Cinsiyet: Bay
  Rep : +6/-5
  Pano: KaRaNLıKTaN SoNSuZ aYDıNLıĞa

Üyelik Bilgileri E-Posta
« : 06 Temmuz 2006, 21:19:32 Prş »



Câiz:       Yapılması sahih ve mübah olan herhangi bir fiil. Olur, olabilir.
Câize :    Azık, yol yiyeceği. Hediye, armağan, bahşiş.
Câriye:     Muhârebede İslâm düşmanlarından esir edilen kadın hizmetçi. Akıcı olan. Seyreden, giden.
Cebbâr :     Allahü teâlânın esmâ-ü hüsnâsından. İstediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. Kudret sâhibi.
Cebr :      Zor, zorlama. Düzeltme, tamir etme.
Cebriyye :      Bozuk fırkalardan. Kulun hiç bir fiil, irâde ve kudrete sâhip bulunmayıp, yanlızca ilâhi fiillere sahne teşkil etmeye mecbur olduğunu kâbul ederler.
Cedel :     Nizâ. Hakkı bulmak için  olmayıp, gâlip görünmek için çekişme.
Cehâlet:     İlimden ve her nevi müsbet ma'lûmattan habersiz olmak. Câhillik, bilmezlik.
Cehd:       Gayret. Nefsin isteklerine karşı gelmek. Güç ve kuvvetini ziyâdesiyle sarf etme.
Cehennem:      Allahü teâlânın emirlerini yapmayıp yasaklarından kaçınmıyan ve o'na inanmayanların âhirette cezâlandırılacakları yer.
Cehl-i mürekkeb:     Çok câhil. Bilmemekle berâber, bilmediğini de bilmemek.
Celâdet Yiğitlik, bahadırlık, metânet.
Celâl:       Allahü teâlânın kahrının ve azametinin tecellisi. Sonsuz derecede büyüklük. Hiddetlik, hışım.
Celâllenmek:      Hiddetlenmek,kızmak.
Celb:        Kendi tarafına çekmek. Çekmek, götürmek.
Cemâd:       Taş, toprak, ma'den gibi cansız olan cisimler.
Cemâl:       Allahü teâlânın lütuf ve ihsânı ile tecelli etmesi. Yüz güzelliği.
Cem'iyyet:      Topluluk, birlik,Hey'et. Bir yere toplanma.
Cennet :    Allahü teâlâya inanıp emirlerini yapan ve yasaklarından kaçınanların âhirette mükâfaatlandırılacakları yer.
Cepken:      Bir nevi örtü.
Cerbeze:      Hikmetin aşırı olması, ukalâlık.
Cerh :      Yara. Yüz ve baştan başka uzuvlardan birisini yaralamak. Birisine söğmek. Bir kimsenin fikrini çürütmek.
Cerh ve ta'dil:       Hâfız ve mütehassıs bir hadis âliminin, günahkârlık, yalancılık. gibi sebeplerle, bir râvinin rivâyetini reddetmeye ''Cerh''; bir râviyi, rivâyeti kabul olunacak şekilde vasıflandırmaya, böyle olduğunu açıklamaya ''Ta'dil denir.
Cerib :     Arab yarımadasında kullanılan 216 litrelik bir hacim ölçüsü. Dönüm.
Cerir:      Devenin boynuna taktıkları ip.
Cevâd:      Çok ihsân edici, çok cömert.
Cevdet:      Kusursuzluk, güzellik, iyilik, cömertlik.
Cevher:      Bir şeyin özü. Kıymetli taş, elmas. Element.
Cevr-ü cefâ :     Haksızlık, ezâ zulüm.
Cezbe:      Allahü teâlânın muhabbetiyle kendinden geçme hâli. İstiğrak.
Cibâyet:      Vergilerin ve diğer devlet gelirlerinin tahsil edilmesi.
Cibril (Cebrâil) :     Allahü teâlânın emirlerini peygamberlere getirmekle vazifeli melek. Dört büyük melekten biri.
Cidâl :     Sözle mücâdele, güzel ahlâka yakışmayan tavır ve hareketler.
Cife:       Leş. Kokmuş et, ölü hayvan.
Cifr:      Harflere verilen sayı kıymeti ile, geçen hâdiselere, ibârelerden târih ve isme dâir işâretler çıkarma ilmidir.
Cihâd :     Allahi teâlânın dinini yaymak için din düşmanlarıyla ve nefsle yapılan mücâdele.
Cimri:      Pinti. Kimseye bir şey vermek istemeyen. Hasis.
Cinâs:      Benzeyiş, münâsebet . Bir çok ma'nâya gelebilen söz.
Cin (peri) :      Ateşin alev kısmından yaratılmış cisimler olup her şekle girebilen ve gözle görülemiyen mahlûklar. Mükellef olup, âhirette Cennete veye Cehenneme gideceklerdir.
Cisim :    Varlığı bilinen, mekânı ciheti, uzunluğu, genişliği, derinliği olan şey.
Cizye :       Gayr-i müslimlerden alınan vergi, haraç.
Cûd:       Cömertlik, eli açık olmak. Muhtaçlara yardım etmek.
Cübn:      Ürkeklik, korkaklık. Korkak olma.
Cülûs :     Oturma, oturuş. Pâdişâhların tahta geçmesi.
Cür'et :    Cesâret, yiğitlik, korkmadan ileri atılma.
Cürüm:      Kabahat, kusur hatâ, isyân kânun hilâfına hareket.
Cüz:      Kısım, parça. Kur'ân-ı kerimin otuzda bir parçası.
Çeşti:     Hâcegânı Çeştiyye yolunun büyükleri.

Logged

eĞeR eLiNDeYSeM Ne oLuR ÇaL KaPıMı,
eĞeR  YüReĞiNDeYSeM  SiL GöZYaŞıMı.
Etiketler : Dini terimler -- CÇ --, Paylaşım, Oyun, Dini terimler -- CÇ --, Film, Eğlence, Dini terimler -- CÇ --, Dizi, komik, Dini terimler -- CÇ --
« : 06 Temmuz 2006, 21:19:32 Prş »
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: