prensesss: sermetden nefret ediyorummmmmmmmmmmmmmmmmm.......................................... |  sibel: ismail askimmmm seni cooook seviyorummmmm kimse bizi ayiramazz |  tutsakkelebek: bana bu küçük yaşımda ne kadar acı çektirdiğinin farkındamısın ?? peki şimdi mutlumusun ?? |  sinem: kimi sevdiğimi bilmiyorum kafam çok karışık |  completikis: kimilerine göre yalanlar gerçek olmuş...doğru konuşuyorum diyene güvenmiyorum artık |  GİZEM.: SENİ NE ÇOK SEVDİĞİMİ BİR BEN BİR ALLAH BİLİR |  dolunay: seni seviyorum askım hicret |  ugureisenheimege: uzun zamandır yoktum ama gerçekten bazen çok doğru konuşmak yanlışmış... Özür dilerim hayat... |  completikis:): Seni Seviyorum demeyi özlüyor insan... |  karanlık ufuk: kimse yok mu??** |  ablalarınablası: Kelimelerin gücünü anlamadan,insanların gücünü anlayamazsın |  Sedef: Seni seviyorum aliiiiiiiii |
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Amenu olmak, Takva sahibi olmak  (Okunma Sayısı 269 defa)
s_ertay
1 Kalp
*

Rep : +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11


Üyelik Bilgileri WWW E-Posta
« : 11 Aralık 2007, 22:31:29 Sal »

Hepimizin bildiği gibi, dînler yoktur. Bir tek dîn vardır. Hz. Âdem’den Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e kadar gelen tek bir dîn vardır. Hristiyanlık diye, Yahudilik diye ve İslâm diye ayrı ayrı dînler olmamıştır.

İslâm, Hz. İbrâhîm’in “hanif” dîninin adıdır. Hanif ise, İslâm anlamına gelmektedir, Allah’a teslim olmak anlamına gelmektedir. Hz. İsa’nın zamanında yaşanan dîn de Hz. Musa’nın zamanında yaşanan dîn de yine Hz. İbrâhîm’in hanif dînidir. Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Allahû Tealâ diyor ki: “Sana verdiğimiz şeriatla Hz. İsa’ya verdiğimiz şeriat, Hz. Musa’ya verdiğimiz şeriat, Hz. İbrâhîm’e verdiğimiz şeriat, Hz. Nuh’a verdiğimiz şeriat birbirinden farklı şeriatlar değildir. Hepsi aynı şeriattır.”
Şeriattan neyi kastettiğini de Allahû Tealâ açıklığa kavuşturuyor:

1. özellik, dîni ayakta tutmak,
2. özellik, dînde fırkalara ayrılmamak. Yani “Tek bir fırka oluşturacaksınız.” diyor Allahû Tealâ. İşte konumuz da bu tek fırkanın oluşturulması.

Hz. İbrâhîm, Hz. Musa’dan da Hz. İsa’dan da Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den de daha önce yaşamış olan bir peygamberdir. Allahû Tealâ Hz. Nuh’a verdiği şeriatı önce Hz.İbrâhîm’e vermiştir. Hz. İbrâhîm’e verdiği şeriatı da daha sonra bu üç peygambere vermiştir. Hepsi aynı şeriatı yaşamışlardır. Allahû Tealâ bu beş peygambere, “ulûl’azm peygamberler” diyor.

Bu peygamberlerin yaşadığı dizayna biraz daha yakından bakarsak, Hz. İbrâhîm’in hanif dînini görürüz. Allah’a teslim dînini görürüz. Bu dînin esasları şunlardır:

1- Vahdet. Tek Allah’a inanmak, Allah’ın tekliği (Vahdet-i Vücut da tek vücut demektir).
2- Tevhid. Tek olan Allah’a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu tek bir fırka.
3- Teslim. Ruhu, vechi (fizik vücudu), nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.

İşte kâinatın dîni bunlardan ibarettir. Ruhu, vechi, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek dînin temelidir. Bütün bu teslimlerin başlayabilmesi ise bir taleple %100 ilişkilidir. Dînin olmazsa olmaz şartı; mevcut olmazsa insanları mutlak cehenneme götürecek olan şartı: Allah’a yönelmek, Allah’a münîb olmak veya âmenû olmak, Allah’a ulaşmayı dileyen bir inanan kişi olmaktır. Allah’a ulaşmayı dileyen bir mü’min olmaktır.

Âmenû kelimesi, hem Allah’a ulaşmayı dilemeyen inananlar için kullanılmaktadır hem de Allah’a ulaşmayı dileyenler için kullanılmaktadır. Bunu âyet-i kerimelere baktığımız zaman hemen görmek mümkündür. Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
8/ENFAL-29: Yâ eyyuhellezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Anlıyoruz ki buradaki “takva sahibi olmak” Allah’a inanmanın ötesinde bir olaydır. Çünkü Allahû Tealâ bu âyet-i kerimede, âmenû olanlara, inanan birisine seslenmektedir. Eğer o kişi takva sahibi değilse, gideceği yer cehennemdir. Allahû Tealâ buyuruyor ki:

50/KAF-31: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîne gayre baîd(baîdin).
Cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.
Logged

Kuran hakikatleri ayetler esliginde anlatilmis guzel bir site mutlaka incelemenizi tavsiye ederim.

http://www.peygamberefendimizzamanindakiislamvebugunkuislam.com/
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 127389


View Profile
Re: Amenu olmak, Takva sahibi olmak
« Posted on: 30 Ağustos 2008, 01:27:29 Cts »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Amenu olmak, Takva sahibi olmak oyunları, Amenu olmak, Takva sahibi olmak programı, Amenu olmak, Takva sahibi olmak oyunu indir, Amenu olmak, Takva sahibi olmak program yükle, Amenu olmak, Takva sahibi olmak download, Amenu olmak, Takva sahibi olmak hikayeleri, Amenu olmak, Takva sahibi olmak resimleri, Amenu olmak, Takva sahibi olmak haber, Amenu olmak, Takva sahibi olmak yükle, Amenu olmak, Takva sahibi olmak videosu, Amenu olmak, Takva sahibi olmak msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: